# TÜSİAD Başkanı’ndan asgari ücret tepkisi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tusiad-baskanindan-asgari-ucret-tepkisi-85800h/
- Yayımlanma: 2022-06-07T15:23:01+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Eskişehir Sanayi Odası tarafından düzenlenen ‘Eskişehir Sanayi Kongresi’ bugün başladı.
Kongreye katılan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan açılış konuşmasında, “
Ücretlerde ayarlama yapmanın çalışanların refah artışına yeterli katkıyı sağlamadığını
da görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

[Birleşmiş Milletler](https://turkey.un.org/tr) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in,
açlıktaki ani küresel artışa dikkat çektiğini ve ülkeleri gıda güvenliği konusunda
acil eyleme çağırdığını belirten Turan, iklim değişikliğinin de mola vermeden yaşamı
tehdit etmeye devam ettiğini söyledi.

Henüz mayıs ayında kuzey yarıkürenin yüksek nüfus yoğunluğunu barındıran Hindistan
ve Pakistan’ın rekor yükseklikteki sıcaklıklarla baş etmeye çalıştığını ifade eden
Turan, “Gelişmekte olan ekonomiler hane halkı bütçelerinin yüzde 25’ini gıdaya ayırıyor.
Sahra altı Afrika’da ise bu oran yüzde 40’a yükseliyor. Öyle görülüyor ki, eşitsizlikler
ve temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştıran krizler, dünyanın yoksul kesimleri üzerinde
ağır bir etki yapacak” dedi.

İş dünyasının, profesyonelinden girişimcisine, [yatırım](https://www.borsatek.com/ar-ge-harcamasi-yapan-sirketler-azaldi-85479h)
cısından ekonomistine kadar tüm mensuplarıyla sürdürülebilir bir geleceğin önündeki
tehditlere odaklanmasını gerektirdiğini vurgulayan Turan şunları söyledi:

“Atılacak doğru adımlarla bu riskin halen önlenebilir ve yönetilebilir olduğunu 
unutmamamız gerekiyor. Ekonomiye, sanayiye, ihracata, yeşil ve dijital dönüşümlere
bakışımız da bu doğrultuda şekillenmeli.

Küresel ekonominin dalgalı görünümünde ülke ekonomimiz ne yazık ki önünde uzanan
riskleri bertaraf edip, fırsatları değerlendirebilecek bir görünümden uzakta seyrediyor.
Çalkantılı bir döneme yüksek kur, yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı sarmalında
giriyoruz. Eylülden bu yana uygulamakta olduğumuz iktisadi politikalar çerçevesinde,
enflasyonun öngörülebilirliği son derece zorlaşmış durumda.

Şiddetli global enflasyon ortamında ülke ekonomimizde sadece arz yanlı değil talep
yanlı da bir enflasyon mevcut. Enflasyon oranımız yıllık yüzde 70’i aşmış durumda
ve bu süreci besleyen dinamikler hafiflemenin aksine daha da enflasyonist olmaya
devam ediyor.

Halihazırdaki kur ve para politikası ekonomideki pek çok parametreyi de olumsuz 
etkiliyor. Enflasyon baskısı, şirketlerin her kalemde maliyetlerini yükseltirken,
ücretli kesim dahil olmak üzere toplumun tüm kesimlerinde yaşam standartlarını olumsuz
etkiliyor”

Sene başında özellikle asgari ücrete yapılan yüksek zam oranına rağmen alım gücünün
hızla düştüğünü ve geçtiğimiz yıl özel sektörde pek çok şirket çalışanının enflasyondan
korumak için inisiyatif aldığını belirten Turan, “Bununla birlikte doğru iktisadi
politika adımları atılmadığında, maalesef sadece ücretlerde ayarlama yapmanın çalışanların
refah artışına yeterli katkıyı sağlamadığını da görüyoruz. İhracata dayalı büyümeyi
temel alan ekonomi politikalarımızın sonuçları ise bu görünümü tamir etmekten maalesef
uzak görünüyor. Yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 7,3 oranında büyüyen ekonomimizde
ana kaynağın yatırım değil şiddetli tüketim olduğunu da görmekteyiz. Enflasyondan
korunma refleksi, yani tüketimin öne çekilmesi ilk çeyrekte büyümeye en yüksek katkının
tüketim harcamalarından gelmesini sağladı” diye konuştu.

Sürdürülebilir kalkınma açısından stratejik öneme sahip tarımda sınırlı bir büyüme
gözlemlendiğini de vurgulayan Turan şöyle konuştu:

“İhracatta bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 16,8’lik artış olmasına rağmen,
Ticaret Bakanlığı’nın öncü verilerine göre Mayıs ayında dış ticaret açığı bir önceki
yılın aynı dönemine göre yüzde 157 artışla 10,7 milyar oldu. Rakamların dilinden
baktığımızda dış ticaret açığımızın rekor düzeylere geldiğini gördük. Keza bu kapsamda
süreç cari açığımızın daha da artarak 30 milyar doların üzerine çıkması ile sonuçlanacak.

Tüm bu göstergeler, politikalarımızı gözden geçirmemizi, kapsamlı değişiklikleri
gündemimize almamızı gerektiriyor. Politika adımları, sanayide, tarımda ve bir bütün
olarak ekonomimizde sürdürülebilir kalkınmanın ve büyümenin temel taşlarını döşeyebilir.
İş dünyasının temsilcileri olarak bizler de politika adımlarını cesaretlendirebilecek
adımları atabilmeliyiz.”

Küresel olarak yapılan gıda israfının tarımsal üretimin üçte biri olduğuna dikkat
çeken Turan bu konuda da şunları söyledi:

“Tarım ve sanayi, ikiz dönüşümü temel alan bir sıçramanın kendilerini gösterdiği
iki saha olarak öne çıkabilir. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda arzının
güvenliği sadece üretim planlamalarını değil ekonomi politikalarını ve ilgili diğer
sektörlerin dinamiklerini de derinden etkiliyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de
gıda fiyatlarının artışında etkili birçok önemli faktör var.

Tarımsal girdi fiyatlarındaki artışın yanı sıra pandemi süreci ve son olarak Rusya-
Ukrayna savaşının yaşattığı tedarik zinciri kesintileri bu faktörlerin başında geliyor.
Her yıl dünyada 1,3 milyar ton, ülkemizde ise 18 milyon ton gıdayı israf ediyoruz.
Gıda fiyatlarının artışında üretim maliyetlerindeki artış kadar iklim değişikliği
kaynaklı gelişmeler de etkili.

Küresel olarak sınırlı kaynaklarımızı tarım ve gıda sektöründe israfı azaltacak 
ve verimliliği artıracak şekilde kullanmaya olan ihtiyacımız bugün her zamankinden
daha fazla. TÜSİAD olarak tarımsal üretimde katma değeri artıracak ve kaynak verimliliğine
hizmet edecek sürdürülebilir tarım uygulamalarının çoğalmasını önemli görüyoruz.
Bunun için tarımsal teknolojilerin geliştirilmesi, tarımda Ar-Ge ve inovasyonun 
üretici refahını gözeterek yaygınlaştırılması çok kıymetli.”
