# TÜSİAD: Global finansal koşullar lehimize değil

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tusiad-global-finansal-kosullar-lehimize-degil-90774h/
- Yayımlanma: 2022-10-05T06:45:21+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[TÜSİAD](https://www.borsatek.com/tusiaddan-buyume-aciklamasi-24161h) Yönetim Kurulu
Başkanı Orhan Turan, “Artık global görünüm de, global finansal koşullar da lehimize
değil” dedi.

Turhan, “[Fed](https://www.federalreserve.gov/) Politikaları Gelişmekte Olan Ekonomileri
ve Türkiye’yi Nasıl Etkiliyor?” seminerinin açılış konuşmasını yaptı.

Turhan konuşmasında şunları söyledi:

“Geride bıraktığımız son üç yılda global ekonomi önemli arz şoklarına maruz kaldı.
Önce Covid pandemisinin, ardından Rusya-Ukrayna savaşının arz zinciri üzerinde yarattığı
tahribatlara şahit oluyoruz. 2023 yılına yaklaştığımız bugünlerde, global ekonomiler
bir taraftan oldukça yüksek enflasyonla mücadele ederken, bir taraftan da durgunluğa
doğru ilerlemekteler.

Son dönemde enflasyonun beklenenden çok daha uzun bir süre, ısrarlı şekilde yüksek
seyretmesi, ABD merkez bankası başta olmak üzere, tüm majör merkez bankalarının 
para politikasında uzun soluklu olacağını tahmin ettiğimiz bir sıkılaştırmaya gitmesi
ile sonuçlanıyor. Özellikle FED’in resesyon olasılığına rağmen fiyat istikrarını
önceleyen şahin duruşunu izliyoruz.

Unutmayalım ki fiyat istikrarı olmadan ekonomi işlemez, hiçbir paydaşa da fayda 
sağlamaz. Dolayısıyla sağlıklı işleyen, tüm kesimlerin fayda sağladığı bir ekonomi
hedefliyorsak, birinci önceliğimiz enflasyonla mücadele olmalı. Bugün G20 ülkelerinin
tamamında enflasyonla savaşın öne çıktığı faiz artırımlarına şahit oluyoruz. Enflasyon
ile mücadelenin kısa vadede zorlu olacağını, fakat uzun vadeli sağlıklı büyümeye
giden tek yol olduğunu kendimize tekrar hatırlatmalıyız.

Enflasyonist baskılar hemen hemen tüm dünyada, gıda ve enerjinin de ötesine yayılıyor.
Hizmet sektörüne de yansıyor.  İşletmeler daha yüksek enerji, lojistik ve işgücü
maliyetleriyle karşı karşıya kalıyor. 2022’nin başlarında ABD’de belirginleşmeye
başlayan enflasyonist baskılar, şimdi Euro bölgesi ve Birleşik Krallık’ta da görülüyor,
tüm dünyaya yayılıyor.

Bu zaman zarfında, Rusya-Ukrayna savaşını bir kenara koyarsak, küresel büyümeyi 
yavaşlatan önemli bir diğer faktör, gerçekleşen enflasyonun, hedeflerin çok daha
üstünde olması nedeniyle para politikasının agresif şekilde sıkılaştırılması. Elbette
global ekonomide finansal koşulların hızlı sıkılaşması ve doların kıymet kazanmasının
pek çok ekonomi üzerinde kalıcı etkileri olacaktır. Yine de, iktisadi temelleri 
güçlü, risk primi düşük, bilançoları sağlam olan ekonomiler bu süreçten çok daha
rahat çıkacaklardır. Öte yandan bu sürece halihazırda risk primi yüksek giren ekonomiler,
dış borçlanma maliyetleri ve kredi kanalı vasıtasıyla daha çok baskı altında kalma
riski taşımaktalar. Bugünkü webinarımızda da bu süreçlerin gelişmekte olan ekonomiler
ve özellikle Türkiye üzerindeki etkilerini tartışma fırsatımız olacak.

Covid krizinin ilk çıktığı 2020 başından bu yana geride kalan son üç yıla baktığımızda,
global büyümede belirgin bir dalgalanmaya şahit oluyoruz. Son bir yılda Covid-19
vakalarının düşmesiyle birlikte ekonomik aktivitedeki artışa rağmen, OECD tahminlerine
göre, global büyümenin 2022’nin ikinci yarısında yavaşlamaya devam etmesi ve 2023’
te yıllık sadece %2,2’lik bir seviyede kalması bekleniyor.

Küresel ekonomide bol para döneminin azaldığı ve finansman koşullarının geçmişe 
kıyasla daha zor olacağı bir döneme çoktan girdik. Bu süreç en başta hesaplanandan
daha uzun soluklu olabilir. Türkiye bu dönemde, akranlarının aksine, farklı bir 
politika tercihi ortaya koydu. Unutmayalım ki, yakın geçmişte yaşadığımız ekonomik
zorluk dönemleri, global rüzgarların arkamızdan estiği dönemlerdi. Artık global 
görünüm de, global finansal koşullar da lehimize değil.”
