TÜSİAD'dan büyüme rakamlarıyla ilgili önemli açıklama

TÜSİAD'dan büyüme rakamlarıyla ilgili önemli açıklama

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye ekonomisinin 2018`in ilk çeyreğinde kaydettiği yüzde 7,4`lük büyümenin iş dünyasını ümitlendirdiğini ve pozitif bakmayı gerektiren bir nokta olduğunu belirtti.

A+A-

Başbakan Binali Yıldırım,  Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim  Kurulu Başkanı Erol Bilecik başkanlığındaki TÜSİAD heyetini  Dolmabahçe Ofis’te kabul etti. Basına kapalı şekilde yaklaşık 2,5 saat süren  toplantıya, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de katıldı.
 
TÜSİAD Başkanı Bilecik, toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, "Sayın  Başbakan ile çok güzel bir istişare toplantısı gerçekleştirdik.” dedi.

 
Seçimlere son 12 gün kaldığını hatırlatan Bilecik, Türkiye’nin artık  neredeyse seçimlerin dışında konuşulan gündemi yokmuşçasına bir atmosfer olduğunu  dile getirdi.
 
TÜSİAD için adeta bir gelenek olan siyasi liderler ve bu döneme özgü  olarak da cumhurbaşkanı adayları ile yaptıkları istişare toplantılarının  başbakanla olanını bugün gerçekleştirdiklerini anlatan Bilecik, şunları kaydetti:
 
“Çok kuvvetli ve güzel bir katılım vardı ve sayın Başbakanımız bu  keyifli istişareye 2,5 saatin üzerinde bir zaman harcadı. Sayın Başbakanımız  başta ekonomi politikaları olmak üzere AK Parti’nin bütün politikalarının  detaylarını anlattı. Ama sadece ekonomi politikaları değil, toplumsal cinsiyet  eşitliği, Avrupa Birliği entegrasyon ve üyelik süreci, dış ilişkiler, küresel  ilişkiler, hukuk, özgürlük, insan hakları da konuştuğumuz konulardı. Üyelerimizin  tamamı kendilerince gerekli olan hemen hemen bütün soruları sordu ve aynı şekilde  sayın Başbakanımız bu soruları yanıtladı. TÜSİAD açısından sorular ve yanıtlar  itibarıyla son derece tatmin edici ve iş dünyasının dinlemek istediği bir  atmosfer vardı. Son derece memnun bir şekilde istişare toplantımızı tamamladık.”
 
"BÜYÜMENİN RAKAMSAL OLARAK GERÇEKÇİ OLMADIĞI SÖZ KONUSU DEĞİL"
 
“Talepleriniz oldu mu? Kurla alakalı herhangi bir konu gündeme geldi  mi? sorusu üzerine Bilecik, şunları söyledi:
 
“Bunlar tabi ekonomi konusunda konuştuğumuz konulardı. Çünkü iş  dünyası zor bir süreçten geçiyor. Dünyanın birçok alanındaki zorluklar bizim  açımızdan da var. Ama ekonomiye baktığımız zaman önemli gelişmeler de var. Mesela  bugün açıklanan birinci çeyrek büyüme yüzdesi yüzde 7,4. Bunlar iş dünyasını  ümitlendiren, pozitif bakmayı gerektiren noktalar. Ancak bunların alt tarafında  kompozisyona baktığımız zaman oluşan birtakım sıkıntılar var ve bu sıkıntıların  bazılarını dile getirmiş olduk. Cari açık maalesef 6,3’e çıktı. Enflasyon hala  çift dijitte. Bu bizim için son derece önemli. Gerçekten nihayetinde adeta  toplumdaki bir gizli vergi. Dış borç stokunun toplamını ve özel sektör olarak bu  konudaki yükü konuştuk. Dolayısıyla çok kırılgan nokta olduğumuz kur farkı ve  bundan doğan giderler de yine konuştuğumuz konular arasındaydı. Büyüme  kompozisyonunu değerlendirme biçimi de yine yaptığımız değerlendirmeler içinde  yerini aldı.”
 
Erol Bilecik, “büyümenin gerçekçi olmadığı” iddialarına ilişkin soruya  ise “Büyümenin rakamsal olarak gerçekçi olmadığı vesaire konusu söz konusu değil.  Büyüme rakamsal olarak ilk çeyrekte 7,4’tür veya geçtiğimiz yıl olarak baktığımız  zaman yüzde 7’nin üzerinde bir rakam gördük.” yanıtını verdi.
 
Burada bütün meselenin büyümenin sürdürülebilirliği olduğunu  vurgulayan Bilecik, “Bizim TÜSİAD olarak ilk günden beri çok sıklıkla dile  getirdiğimiz, kamuoyuyla paylaştığımız; birincisi sürdürülebilir olması, ikincisi  kompozisyon olarak baktığımız zaman geleceğe dönük olarak katma değerli üretim  başta olmak üzere, bunun talebe dayalı bir yapıdan değil, nihayetinde katma  değerli üretime dayalı, daha fazla hissedilebilir, daha fazla büyüyebilir ve  sonuç olarak da makro ekonomik istikrar göstergelerini bozmayan bir büyüme modeli  tabi ki bütün iş dünyasının tamamıyla hedefi…
 
Bu, ülkenin rekabetçi dünya endeksinde çok daha kuvvetle yukarılarda  seyretmesi için zaten olmazsa olmaz temel kurallardan biri. Bunları da konuştuk.  Yoksa rakamsal olarak yüzde 7,4 büyümeye iş dünyasını hiçbir itirazı mümkün  değil. Tabi ki olamaz. Ancak bunun altına bakıp, bunun sürdürülebilirliğini her  zaman sorgulamamız da iş dünyası olarak hakikaten nihayetinde bizim vazifemiz.  Çünkü biliyoruz ki güçlü ülkeler olması için güçlü ekonominin altyapı itibarıyla  oturması gerekir. Türk iş dünyası olarak da zaten kendi ülkemize yakıştırdığımız  ana formasyon birebir budur.” değerlendirmesinde bulundu.
 
"İŞ DÜNYASI OLARAK BAZI PROBLEMLERİN BUGÜNDEN YARINA BİTMEYECEĞİNİ  BİLİYORUZ"
 
“Faizlerde ciddi artış olmasına rağmen dolarda istenen düşüş  gerçekleşmedi. Bu gündeme geldi mi ya da bununla ilgili bir yorumunuz var mı?”  sorusunu Bilecik, şöyle yanıtladı:
 
“Bunlarla ilgili zaten genel olarak konuştuk. Sayın Başbakan da sayın  Başbakan Yardımcımız Mehmet Şimşek de toplantıdaydı. Bu anlamda önemli, değerli  ve iş dünyası için kıymeti harbiyesi son derece yüksek açıklamalar yaptılar.  Doğal olarak bunlar biraz süreç meselesi, sabır meselesi. Biz de iş dünyası  olarak bazı problemlerin bugünden yarına bitmeyeceğini biliyoruz. Ama artık bütün  konsantrasyonumuz şu; bizim bir an önce, aslında yarım saat bile vakit  kaybetmeden, ama belli ki artık iş seçimlerden sonraya dönmüş vaziyette,  seçimlerden sonra masanın üzerine konulacak olan özellikle reform paketleri iş  dünyasının temel isteği, temel beklentisi. Bu noktada tahmin ediyorum kim  seçilirse seçilsin ana gündemde bu olacaktır.”
 
Bilecik, Başbakan Yıldırım’ın toplantıda iş dünyasından daha fazla işe  ve aşa sarılmasını, daha fazla istihdam üretmesini istediğini aktararak, “Bu  zaten iş dünyası olarak baktığımız zaman bizim varolma nedenimiz. Tamamıyla bu  motivasyonla zaten yürütüyoruz. Dünyanın her noktasına daha fazla iş götürmek,  oradan buraya daha fazla iş getirmek, daha fazla istihdam oluşturmak, ama çok  temel olarak baktığımız zaman da bizim ana amacımız katma değeri daha yüksek  ürünlerin ihracatına yönlendirmek… İş dünyası olarak temel motivasyon bu. Bu  doğrultuda doğal olarak regülasyonlar anlamında olsun, genel gidişat olarak da  bizim de devletimizden isteklerimiz oluyor.” diye konuştu.
 
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin “Erdoğan bir daha  seçilirse dolar 8-10 liraya çıkar” iddiasına ilişkin yorumu sorulan Bilecik,  “Makro ekonomik göstergelere baktığınız zaman, bunlar tabi ki siyasi yapının bir  parçası olarak da yorumlanabilir ama günün sonu itibarıyla bu yapıları seçim  sonuçlarıyla birebir ilişkilendirmek yeteri kadar sağlıklı olmaz diye  düşünüyorum. Yani dış konjonktürel yapılar var. Uygulamış olduğunuz siyasi  yapılar var. Bunların hepsi toplamda zaten ekonomideki bu makro ekonomi  rasyolarını veya sonuçlarını ortaya koyan neticeler oluyor. Diliyorum iş  dünyasının daha fazla görmek, daha fazla hissetmek ve teneffüs etmek istediği  dengeler içinde oturan bir yönetim şeklimiz ve neticelerimiz olur.”  değerlendirmesini yaptı.

Bilecik, “Başka siyasi partilerle liderlerle de görüşecek misiniz?”  sorusuna ise “Bizim yaptığımız zaten istişare toplantıları. Sayın Kemal  Kılıçdaroğlu’nu ağırlamıştık. Sayın Başbakan bizi konuk etti, biz geldik. Bu  şekilde devam eden bir yapımız olacak.” yanıtını verdi.


YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.