# TÜSİAD’dan vergi artışı uyarısı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tusiaddan-vergi-artisi-uyarisi-27813h/
- Yayımlanma: 2017-10-06T15:03:58+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, vergi artışlarının bireysel ve ticari
hayatı baskılayacağını, Türkiye’nin yatırım ortamına yönelik imajını negatif etkileyeceğini
söyledi

Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik,“
Fortune 500 Türkiye 10. Yıl Ödül Töreni”nde ekonominin görünümüne dair değerlendirmelerde
bulundu.

Ülke ekonomisinin bu yılın ilk yarısındaki büyüme rakamlarının herkesi memnun ettiğini
dile getiren Bilecik, şunları kaydetti:
“Ancak memnun olmanın yetmediği, göz kamaştırmamız
gereken bir dönemdeyiz. Bunun sırrı da büyüme performansının sürdürülebilir, kaliteli
ve sağlıklı bir kompozisyona sahip olmasından geçiyor. Yılın ilk yarısında ekonomiye
çok önemli bir ivme verildi. Şimdi bu kazanılmış zamanı kalıcı ve sağlıklı reformları
yapmak için kullanmamız gerekiyor. İktisadi olarak alınmış kararlar yeteri kadar
etki etmez. Ekonominin yeni yol haritasından en belirgin pozitif etkiyi demokrasi,
hukuk sistemi, temel hak ve özgürlük alanlarında kaydedilecek gelişmeler yapacaktır.
Ayrıca reformların başarısı için Türkiye’nin uluslararası saygınlığını, çekim gücünü
ve marka değerini yükseltecek iletişim stratejisine de ihtiyacımız var.”

**“Artık normalleşmemiz gerekiyor”**

Bilecik, son dönemde Türkiye ekonomisinin en büyük kazanımının mali disiplin olduğunu
vurgulayarak, “Mali disiplini kaybedebileceğimiz bir yola kesinlikle girmememiz 
gerekir.” dedi.

Son yıllarda ülkenin çok talihsiz olaylar yaşadığına değinen Bilecik, “Artık bunları
geride bırakmamız ve normalleşmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda özellikle yatırımcılara
normalleşme sinyallerinin verilmesinin önemli olduğunu vurguluyoruz. Güvenlik ve
özgürlükler normalleşmeye dönük olarak birbirini tamamlayan öncelikler. Gerçek anlamda
kalkınmak istiyorsak ekonominin yanı sıra yargı, vergi, eğitim ve güvenlik dahil
olmak üzere kurumlarımızı güçlendirmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

**“Vergi artışları bireysel ve ticari hayatı baskılar”**

Bilecik, son dönemde mali politikaların özellikle dış ticaret açığı, dış borç ve
konjonktürel tehditleri göğüslemeye yönelik savunma harcamaları gibi gerekçelerle
vergi artışları odağında şekillendiğini belirterek, “Elbette devlet ve toplum arasında
güvenlik, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçların karşılanması için uygulanan toplumsal
sözleşmelerin en önemli ödevi şüphesiz vergidir. Ancak vergi artışları bireysel 
ve ticari hayatı baskılar. Nihayetinde devletin bütçesi artsa da ekonomik büyümeyi
sağlamaz.” yorumunu yaptı.

**“Vergi artışları Türkiye’nin imajını negatif etkileyecektir”**

Bilecik, finansal kurumlar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 22’ye çıkarılmasının
dış dünyada dikkati çektiğini aktararak, “Tüm dünyada yatırım çekmek amacıyla vergi
indirimine gidilirken Türkiye’de böyle bir artış yapılmasının çok eleştiri alacağımız
bir gelişme olacağını düşünüyoruz. Ağırlıklı olarak yabancı sermayenin olduğu sektörde
bu tip ani vergi artışları Türkiye’nin yatırım ortamına yönelik imajını da negatif
etkileyecektir.” diye konuştu.

**Türkiye hikayesi yaratmalıyız**

Organizasyon kapsamında, “Türkiye Ekonomisinin Geleceği, Riskler ve Fırsatlar” başlıklı
bir panel düzenlendi. Panelde konuşan Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Mehmet
Göçmen, şunları kaydetti:
“Dünyada kartların yeniden karıldığı, bütün değer zincirlerinin
tekrar oluşturulduğu bir dönemdeyiz. Bu yeni dönem bize fırsatlar sunuyor. Bunu 
kendi işlerimizi daha ileri götürmek ve yeni bir rekabet gücü oluşturabilmek için
kullanabiliriz. Yasal yapı, mevzuat, rekabetin tekrar tanımlanması, teknolojinin
kullanılması, kurumsal yönetişim modellerinin gelişmesi ve yetenek yönetiminin stratejik
bir araç olarak kullanılmasıyla fark oluşturacağız. Şu anda yeteneklerimize dünyadan
talep var. Bu dönemde bir Türkiye hikayesi yaratmalıyız. Bu hikayeyi her türlü büyüklükte
ekonomik aktörlerin ve sosyal katmanların benimseyerek hayata geçirecekleri yeni
bir süreci başlatmalıyız.”

**Mevcut kompozisyonla yukarı gitme şansımız yok**

Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül ise Türkiye’nin kişi başı milli gelirde iyi bir
noktaya gelse de burada takılıp kaldığını ifade ederek, “Yeni bir hikaye lazım. 
Eğer buradan yukarı gideceksek bu hikayeye teknoloji, dijitalleşme ve inovasyonu
koymalıyız. Mevcut kompozisyonla daha fazla yukarı gitme şansımız yok. Onun için
teknolojiyi tabana yaymalıyız.” görüşlerini aktardı.

**İstihdam için gereken üretim ile mezunlar birbiriyle uyuşmuyor**

Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir de yeni nesil insan kaynağının
öncekilere benzemediğini belirterek, “Galiba hepimizin Z kuşağı ile ilgili eğitim
alması gerekiyor. En büyük değişiklik eğitimde olacak. İstihdam için gereken üretim
ile mezunlar birbiriyle uyuşmuyor. Özel sektör, devlet ve üniversiteler neye ihtiyaç
olduğu, ne üretileceği ve istihdama nasıl katkıda bulunulabileceği konusunu beraber
hesaplamak durumunda.” ifadelerini kullandı.

**Akıllı şehir teknolojileriyle 3 milyar lira tasarruf sağlamak mümkün**

Türk Telekom’un Satış ve Müşteri Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Ümit Önal da 
şirket olarak altyapılarından aldıkları gücü, geliştirdikleri yeni teknoloji ve 
projeler ile akıllı geleceği inşa etmekte kullandıklarını söyledi. Türkiye’nin dijital
dönüşümünü gerçekleştirme vizyonundan hareketle nüfusun yüzde 98’ine internet hizmeti
götürdüklerini ve kurumlara tüm iletişim ve teknoloji çözümlerini uçtan uca sunduklarını
anlatan Önal, Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin tamamına bilgi ve iletişim
teknolojileri hizmeti verdiklerini aktardı.

Önal, akıllı geleceğe dair geliştirdikleri ticari çözümlerin başında akıllı şehirlerin
geldiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Şehirleri daha güvenli ve verimli hale 
getirirken, enerji kullanımını azaltmak, çevresel bilinci geliştirmek ve yaşam kalitesini
artırmak için insanları ve şehir altyapısını birbirine bağlıyoruz. Türk Telekom,
akıllı şehir uygulamalarını ilk olarak Karaman’da, ardından Antalya’da ve son olarak
da Kars’ta hayata geçirdi. Bugün Türk Telekom teknolojileriyle donatılmış akıllı
şehirlerde, trafikte bekleme yüzde 25 kısalıyor ve kaza oranı azalıyor. Diğer yandan
su ve elektrik tasarruf oranı yüzde 30’a ulaşıyor. Hatta, Türk Telekom’un akıllı
şehir teknolojileriyle yılda ülke genelinde 3 milyar lira tasarruf sağlamak mümkün
hale geliyor.”
