# Twitter  yoğun hareketlilik, Türkiye’de seçimler yönlendirilecek mi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/twitter-yogun-hareketlilik-turkiyede-secimler-yonlendirilecek-mi-96400h/
- Yayımlanma: 2023-03-23T13:20:04+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri öncesinde sosyal
medya platformu Twitter’da bot hesapların sayısında ciddi bir artış yaşanıyor. Ücret
karşılığında yönetilen profesyonel-kampanyacı (astroturfer) hesaplar ve botların
birlikte hareket ederek kamuoyunu şekillendirmek için ağırlıklı olarak muhalifleri
hedef aldığı ve seçmen davranışlarını etkilemeye çalıştığına yönelik endişeler var.

Sosyal medyanın dünyanın her yerinde elzem bir iletişim ve örgütlenme araçlarından
biri haline gelmesi, yeni denetleme ve sansürleme yöntemlerinin yanı sıra kamuoyunda
manipülasyona yol açan propaganda araçlarının ortaya çıkmasına neden oldu: Astroturfer
ve bot hesaplar.

### Finanse edilen profesyonel hesaplar

Kelime kökeni suni çim markası astroturf’ten gelen astroturfing, İngilizce’de tabandan
gelen ve kendiliğinden halk oluşumları için kullanılan “grassroots” kavramının tersine,
yapay olarak yaratılan, bir merkezden finanse ve kontrol edilen ve kendisine kitlesel
taban hareketi süsü veren kampanyalar için kullanılıyor. Twitter’da yer alan astroturfer
ya da profesyonel hesaplar bu platformu kullandıkları için maddi gelir elde ediyor.
Telegram, WhatsApp gibi platformlarda örgütlenen bu hesapların kullanıcılarına siyasi
partiler, lobiciler, sivil toplum kuruluşları ya da şirketler tarafından aylık veya
kampanya başı ödeme yapılıyor. Bot hesaplar ise gerçek bir kişiye ait değil. Otomatik
mesajlar oluşturan ve sahte bir trafik yaratan bu hesaplar uzun vadeli komutlar 
verilen programlara dayanıyor.

DW Türkçe’ye konuşan NewsLabTurkey Direktörü Dr. Sarphan Uzunoğlu, bot hesapların
sosyal medyada çeşitli roller üstlendiklerini belirtiyor: “Birinci işi belirli bir
hashtagin sosyal medyada öne çıkmasını sağlamak. İkinci işi Twitter’da çok bu aralar
popüler olan anketlere oy vermek. Üçüncü işi bir kullanıcıyı görünürlükten düşürmek
için onu spamlemek.”

### “Amaçları siyasal iletişim sürecini manipüle etmek”

Uzunoğlu, siyasal iletişim için kullanılan astroturfer-profesyonel hesapların ise
gerçek anlamıyla demokratik bir süreç olan siyasal iletişim süreçlerini manipüle
etmek için güdümlenmiş hesaplar olduğunu ifade ediyor. Twitter gibi iletişimsel 
mesajın çok hızlı bir şekilde manipüle edilebileceği mecralarda profesyonel hesapların
bot networku ile birlikte çalıştığına işaret eden Uzunoğlu, “Astroturferlar, şöyle
yaparlar. Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan daha iyi mesajını yayarlar, işte
solcu olsam Muharrem İnce’ye oy veririm mesajını yayarlar ve bunları gerçek fotoğraflarla,
gerçek kullanıcı olarak yaparlar çoğu zaman. Çoğunlukla Google’dan toplanan random
scriptler ve yazılımlar üzerinden bir kimlik inşa edilen bot hesaplar ise bu mesaj
trafiğini artırırlar” diyor.

### “Yeni bir bot networku giriş yaptı”

Yakın zamanda sosyal medyaya böyle bir bot akışı olduğunu dile getiren Uzunoğlu,“
YektaKopan5 diye de hesap geldi mesela. Şunun için geldi. Görünür olan, çok fazla
aratılan kullanıcıların isimlerini baz yapan bir bot networku giriş yaptı” diye 
konuşuyor. Teknik olarak bu kullanıcıların catchpa ve benzeri sistemlerle yakalanıp
kaba tabirle imha edilmesinin çok kolay olduğuna işaret ediyor.

Elon Musk’ın Twitter’ı satın alırken ‘burada çok fazla bot var, ben botlardan temizleyeceğim’
dediğini ve bu gerekçeyle bir sistem yarattığını söyleyen Uzunoğlu, “Ama Musk’ın
Twitter’ı için önceliğin demokrasi değil para olduğu ortada. Şunu görüyoruz şu an
Türkiye’nin siyasal iletişimdeki ve siyasetteki en önemli sınavı olabilecek bu seçimler
öncesinde Twitter’a ciddi bir bot ağı akışı var” diyerek ekliyor: “Bu akışın arkasında
kim var? Bu akışın arkasında olan kişiler nasıl bir mesaj yayacaklar? Bunun analizini
yapmak lazım. Aktif olarak henüz çalışmaya başlamamışlar. Şimdilik çoğu hesap sadece
oluşturulmuş durumda. Ama netice itibariyle bunların seçimler için oluşturulduğunu
görmek için alim olmaya gerek yok.”

### “Twitter şeffaflıktan uzaklaşacak”

Son dönemde bot hesap sayısındaki artışın dikkat çekici olduğunu belirten bilişim
hukuk uzmanı Prof. Dr. Yaman Akdeniz de Twitter’ın sistemi üzerinden şu anda bot
hesaplar için araştırma yapabildiklerini ancak kuruluşun bu sistemi araştırmacılar
için paralı hale getirmek üzere olduğunu vurguluyor.

DW Türkçe’ye konuşan Akdeniz, “Twitter bunun için çok yüksek fiyatlar açıkladı. 
Dolayısıyla, bu tip araştırmaları yapmak da neredeyse imkansızlaşacak. Twitter şeffaflıktan
uzaklaşacak” ifadelerini kullanıyor.

### İletişim Başkanlığı’nın harcamaları 2,7 kat arttı

Sosyal medyada bot hesapların etkisi artarken son dönemde Cumhurbaşkanlığı İletişim
Başkanlığı’nın harcamalarındaki keskin artış da dikkat çekiyor.

Başkanlığın ocak ayında 44 milyon 331, şubatta ise 188 milyon 810 bin lira harcamada
bulunduğu belirlendi. Birgün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Şubat 2022’
de 50 milyon 415 bin lira harcayan başkanlığın harcamaları bu yılın şubat ayında
yüzde 274 olarak kaydedildi. İki ayda toplam harcama 233,1 milyar TL’ye ulaştı. 
İletişim Başkanlığı’nın 2023 için bütçesi ise 1,6 milyar lira.

Başkanlığın 2021’de, “Temsil ve Tanıtma” adı altında 6,6 milyon lira, 2022’nin ilk
yarısında da 144,7 milyon TL’lik temsil ve tanıtım harcamasına imza attığı biliniyor.
Kuruma 2023 için ise 327 milyon TL’lik temsil ve tanıtma ödeneği öngörülüyor.

### “Devlet kurumlarının yapması yasal olarak sorunlu”

Sarphan Uzunoğlu, devletin parasıyla yapılmadığı sürece siyasi partilerin astroturfing
kampanyası yapmasında bir sakınca olmadığı, bunun aktif bir siyasal iletişim taktiği
görüşünde. Söz konusu kampanyayı ABD’de Demokratların da Cumhuriyetçilerin de yaptığını
belirten Uzunoğlu, “Günün sonunda bu bir suç değil. Ancak İletişim Başkanlığı veya
benzeri bir kurum üzerinden tamamıyla siyasal iktidarın elde tutulması için bu tarz
bir faaliyet yapılıyorsa, bu zaten hem etik olarak problemli hem de legal olarak
problemli. Yani yetki aşılmış ve yetki kötüye kullanmış oluyor” diyor.

Uzunoğlu, bu hesapların kime çalıştıklarının, içerik üretmeye başladıklarında ve
karşılıklı takip ağları oluştuğunda yapılacak bir içerik analiziyle ortaya çıkabileceğini
vurguluyor.

Uzunoğlu’nun geçen yıl Hazal Sena Karaca ile birlikte Twitter Türkiye trendlerine
giren, siyasi propaganda/destek amaçlı oluşturulmuş 10 hashtag ve ifadeyi sosyal
ağ analizi (SNA) ve içerik analizi yöntemleriyle incelediği araştırmaya göre sosyal
medyada parti kümelenmelerinin yanı sıra parti içi fraksiyonlara göre kümelenmeler
de bulunuyor. AKP içinde Metin Külünk, Süleyman Soylu ya da Berat Albayrak’a yakın
olanlar şeklinde çeşitli kümelenmeler söz konusu.

Bu hesapların kime çalıştığının görülebileceğini ancak kim tarafından açıldığını
görmenin sosyal medyada anonimsellik açısından etik olarak problemli olabileceğini
dile getiren Uzunoğlu, ekliyor: “Ama eğer bu devlet tarafından açtırılan bir hesapsa
orada da ayrı bir problem var. Onun da aslında hesabını vermesi gereken kişi hem
hesap açtıran hem de hesabın açılmasına izin veren Twitter yönetimi olur.”

### “Olumlu etki haberciliğe erişmeye bağlı”

“Sosyal mecraların seçmenin nihai davranışına asli olumlu etkisi seçmenin demokrasinin
gereği olan haberciliğe erişebilmesine bağlı” diyen Uzunoğlu “Seçim sonuçlarına 
ve demokrasiye dair bu olumlu etki, sosyal ağlardaki yoğun yanlış bilgi akışıyla
da bambaşka bir noktaya evriliyor. İktidarın da son yıllarda bu alana yenilikçi 
aktörlerle büyük bir yatırım yapıyor olması boşa değil. Burada onlar için önemli
olan yüksek sesli ve yoğunluklu bir tartışma yaratıp önemli siyasal tartışmaları
gölgede bırakmak olacaktır” ifadelerini kullanıyor.

### Nüfusun dörtte üçü sosyal medya kullanıyor

Basın örgütlerine göre geleneksel medyanın neredeyse yüzde 90’ının iktidar tarafından
kontrol edildiği Türkiye’de sosyal medya basın ve ifade özgürlüğü açısından büyük
önem taşıyor. Londra merkezli We Are Social tarafından yayınlanan, “Dijital Türkiye
2023” raporuna göre Türkiye’de toplam nüfusun 73,1’i sosyal medya kullanıyor ve 
günde ortalama 7 saat 24 dakikasını internette geçiriyor.

Peki sosyal medyada çeşitli hesaplar üzerinden yürütülen astroturfing kampanyaları
Türkiye’de seçmen tercihlerini etkileyebilir mi?

“4-5 puan etkilemesi seçim sonucunu değiştirir”

DW Türkçe’ye konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof. Dr. 
Emre Erdoğan, seçim sürecinde sosyal medyadaki tartışmaların kritik bir kitleyi 
etkileyebileceğine dikkat çekiyor: “Özellikle bizim şu anda yapmakta olduğumuz bir
seçim türü ise yani ufacık bir fark seçimi alıp vermeye yola çıkacaksa burada çok
fazla etkisi olabilir. Çünkü 4 ila 5 puan etkilemesi seçim sonucunu değiştirir.”

Sosyal medya etkisini 2016 Amerikan seçimleri sonrasında doğrudan analiz etmeye 
başladıklarını söyleyen Erdoğan, burada bir dış müdahale olduğunu belirterek ABD
merkezli veri analizi şirketi Cambridge Analytica’nın, milyonlarca Facebook kullanıcısının
özel verilerine ulaştığı ve bu bilgilerle ABD seçmeninin davranışlarını öngörüp 
tercihlerini etkileme hizmeti sunduğuna dair iddiaları hatırlatıyor.

Yanlış haber yayma açısından sosyal medyanın geleneksel medya araçlarına göre altı
kat daha hızlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Ve iddia o ki 2016 yılında yaşlı beyaz
Amerikalıların seçime katılma oranının bu kadar fazla olmasında en önemli sebeplerden
biri sosyal medyada yürütülen duygu durumunu manipüle edecek kampanyalar” diyor.

“Türkiye dış müdahale riskine açık”

Sosyal medya kampanyalarıyla yapılacak herhangi bir dış müdahalenin ülke içerisindeki
çatışmaları artırarak huzursuzluk da yaratabileceğine işaret eden Erdoğan, seçimlere
dış müdahale tehdidinin varlığına dikkat çekiyor. Burada kullanılacak en önemli 
araçlardan birinin sosyal medya olacağını ifade eden Erdoğan, “Türkiye’de seçim 
gününde dış kaynaklı bir sosyal medya kampanyasıyla seçim sonuçların meşruiyetine
gölge düşürülmesi ve bunun çatışmaya dönüştürülme olasılığı var. Ve biz tabi buna
karşı herhangi bir tedbir almış değiliz” diyor.

Bu tür dış müdahalelerle kurumsal düzeyde mücadele edildiğini, NATO’nun bununla 
ilgili Litvanya’da bir merkezi olduğunu, Avrupa Birliği’nin de bunu bir güvenlik
meselesi olarak edindiğini anlatan Erdoğan, Türkiye’de ise bu işle mücadelenin geçen
kasım ayında çıkan dezenformasyon yasası çerçevesinde çok gevşek bir şekilde yapıldığını
söylüyor. Erdoğan, “İletişim Başkanlığı dezenformasyonla mücadeleyi öncelikleri 
arasında almış durumda. Ancak şu ana kadar gördüğümüz sadece Türkiye içerisinde 
muhaliflerin yaydıkları haberlerle ilgileniyor. Dış müdahaleye yönelik herhangi 
bir tavır alınmış durumda değil. Biz o açıdan da çok korumasız durumdayız” ifadelerini
kullanıyor.

Kutuplaşmayı artıran paylaşımlar etkili

Çok fazla yanlış haberin yaygınlaşmasının da kutuplaşmayı artırarak seçim sonuçlarını
etkileyebileceğini dile getiren Erdoğan, ekliyor: “Çok kutuplaşmış bir ülkede gündelik
tartışmaları daha da kutuplaştıran yanlış haberler, mesela orman yangınlarıyla ilgili
yanlış haberler, toplumsal kutuplaşmaları pekiştirilebilir. Bu da seçim sonucunu
etkiler. Yani bunu kabul etmek gerekiyor.”

Asıl risk sıradan insanların paylaşması

Emre Erdoğan, sosyal medyanın manipülatif amaçla birçok ülkede kullanıldığını, Türkiye’nin
de bulunduğu Ortadoğu bölgesinde iktidarlara yakın çok sayıda astroturfer hesap 
ve bu hesapların paylaşımlarını yayan bot hesapların olduğunun uzun süredir tartışıldığını
söylüyor. Erdoğan, “Bu müdahale stratejisi zaten şunu yapmaya çalışır. Haber çıkar,
botlarla çoğalır, ondan sonra organik büyümeye gider. Esas risk organik büyüme. 
Elimizdeki en büyük sorun sıradan insanın bir de çok iyi bir şey yaptığını düşünerek
bu tür yanlış bilgileri ve haberleri paylaşmaları” diyor.

Türkiye’de eleştirel okuryazarlık ya da medya okuryazarlığı yaygınlaşmadığı için
genel olarak bir filtreleme problemi olduğunu ifade eden Erdoğan, bir haberin içerisinde
duygusal bir boyut varsa yaygınlaşmasının çok daha hızlı olduğuna işaret ediyor.
Erdoğan, “Toplum olarak yaşadığımız şeylerden dolayı öfkeli ve gergin bir durumdayız.
Seçimlere girerken bu çok daha fazla olacak. Öfkeli insanlar o manipülatif haberi
daha fazla yayıyorlar. Böyle bir duygusal kırılganlık içerisinde olduğumuz için 
tehdit kat ve kat fazla” ifadelerini kullanıyor.

Twitter 7 bin 340 hesabı kapatmıştı

Sosyal medya platformu Twitter, Haziran 2020’de Türkiye’den 7 bin 340 hesabı, “devlet
bağlantılı bilgi yayma operasyonlarına” karıştığı gerekçesiyle kapattığını duyurmuştu.

Twitter’dan yapılan açıklamada, “Platformumuzun teknik altyapısı ve hesap davranışlarından
yola çıkan analizimiz, bu sahte ve ele geçirilmiş hesapların AKP lehine siyasi bir
anlatım yaratmaya çalıştığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güçlü bir destek verdiğini
gösterdi. Teknik işaretler, partinin gençlik kollarıyla bağlantılı ve merkezi bir
ağın ele geçirilmiş birçok hesapla ilişkili olduğunu gösteriyor” denilmişti.

Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) ve ABD’deki Stanford Üniversitesi’ne
bağlı İnternet Gözlemevi (SIO) tarafından Twitter için yapılan analizde, hacklenen
çok sayıda hesabın AKP’yi öven tweetler attığı ya da CHP ve HDP gibi muhalefet partilerini
hedef aldığı tespit edilmiş, kapatılan hesapların AKP’nin 2017 referandumu kampanyasını
desteklemek veya Türkiye’nin Suriye ve Libya’daki askeri operasyonlarına kamuoyu
desteği oluşturmak için kullanıldığına işaret edilmişti.
