# Üç faiz artırımı da euroyu durduramadı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/uc-faiz-artirimi-da-euroyu-durduramadi-30834h/
- Yayımlanma: 2017-12-23T17:59:12+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl yaptığı 3 faiz artırımı ve bilançosunu küçültmeye
başlaması euronun dolar karşısında değer kazanmasına engel olamadı.

Fed’in parasal genişlemeye son vermesi ve faiz artırımı sinyali vermeye başladığı
2014’ten 2016’ya kadar geçen sürede 3 yıl üst üste değer kaybeden euro/dolar paritesi,
Fed’in bu yıl 3 faiz artırımı yapmasına karşın değer kazanmayı başardı.

Bu yıla 1,05 seviyelerinden başlayan ve piyasalardaki genel kanı olarak bire bir
olması beklenen euro/dolar paritesi, yaşanan gelişmeler ve açıklanan ekonomik verilerin
etkisiyle yükselişe geçti ve 1,21 sınırına kadar yükseldi. Yıl başından bu yana 
yüzde 12,6 değer kazanan paritede analistler, yükselişlerin devam edebileceğini 
kaydetti.

Fed bu yıl politika faizini 3 kez artırarak yüzde 1,25-1,50 aralığına çıkarırken,
Avrupa Merkez Bankası (ECB) faizlerde herhangi bir değişikliğe gitmedi. ECB varlık
alım programını aylık 80 milyar eurodan 60 milyar euroya indirerek Aralık 2017 sonuna
kadar aylık 60 milyar euro seviyesinde devam edeceğini açıklamıştı.

Analistler, Euro Bölgesi’ndeki siyasi belirsizliklerin azalması ile Euro Bölgesi
büyüme beklentilerinin yukarı yönlü revize edilmesinin euroyu güçlendirdiğini, Fed’in
faiz artırımları ve gelecek yıla ilişkin faiz artırım beklentilerinin piyasalar 
tarafından çok fazla fiyatlanmamasının da doların diğer gelişmiş ülke para birimlerine
karşı değer kaybetmesine neden olduğunu söyledi.

**“Türkiye’nin dış ticaret yapısının euro/dolar paritesinin güçlenmesini ister”**

Ziraat Bankası ekonomisti Bora Tamer Yılmaz yaptığı değerlendirmede, euronun doları
karşısındaki hak ettiği seviye konusunda çeşitli çalışmaların olduğunu, uluslararası
kuruluşların euronun doları karşısında hak ettiği değer olarak 1,20 seviyesinin 
üzerini işaret ettiğini kaydetti.

Yılmaz, geçen yıl euro/dolar paritesinin 1,05 seviyesi civarındayken kamuoyunu uyardıklarını
anımsatarak, “Paritenin 1,05 değerine geldiği zaman Avrupa siyasetine yönelik belirsizlikler
hat safhadaydı. Popülist dalga Hollanda ve Fransa üzerinden Avrupa Birliği’nin geleceğini
tehdit ettiği için euronun piyasadaki spot fiyatı hak ettiği seviyeden kayda değer
şekilde uzaklaşmıştı. Euroda ciddi bir siyasi iskonto söz konusuydu. Popülist dalganın
kırılmasıyla siyasi risk primi hızlıca ortadan kayboldu ve euro, hak ettiği seviyeye
doğru yaklaştı.” değerlendirmesinde bulundu.

Euro Bölgesi ve ABD’de enflasyon oranlarının birbirlerine yakın olduğunun bilgisini
veren Yılmaz, yıllar mertebesinde paritenin hak ettiği seviye de ciddi bir değişim
göstermeyeceğini ve önemli ölçüde istikrarlı olduğunu söyledi.

Yılmaz, önümüzdeki süreçte euro/dolar paritesinin 1,20 seviyesinden işlem görebileceğini
ifade ederek,Türkiye’nin dış ticaret yapısının euro/dolar paritesinin güçlenmesini
isteyeceğini kaydetti.

Euro/dolar paritesinin değer kaybettiği dönemde Türkiye’nin ihracatının olumsuz 
etkilendiğini bildiren Yılmaz, “Geçen yıl paritenin yukarı yönlü hareketi dış ticareti
pozitif destekledi. Çünkü, Türkiye’nin ithalatı doları bazlı, ihracatı ise euro 
bazlıdır. Türkiye, ihracatının önemli bölümünü Euro Bölgesi’ne sevk etmektedir.”
dedi.

Yılmaz, önümüzdeki dönemde euro/dolar paritesinde siyasi gelişmeler, ECB ve Fed’in
adımlarının ile vergi reform tasarısının etkilerinin belirleyici olacağını ifade
ederek şunları kaydetti:

“Avrupa’da siyasi iklimde bozulma ortaya çıkarsa euro yeniden değer kaybedebilir.
Buna karşın mevcut ekonomik canlanma beklenin ötesine geçer ve enflasyonist baskılarla
sonuçlanırsa ECB para politikasını normalleştirmede aceleci davranabilir. Bu durumda
euroaşırı değer kazanma eğilimine girebilir. ABD tarafında vergi reformunun Fed’in
öngörülenden daha fazla faiz arttırımı ile sonuçlanırsa dolar lehine paritede hareket
görebiliriz.”

**“Değer kaybeden dolar Türkiye’nin risk iştahını destekleyecek”**

QNB Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı da, euronun dolar karşısında değer kazanmasının
nedeni olarak, Avrupa Bölgesi için büyüme beklentilerinin sürekli olarak yukarıya
güncellenmesini, ABD’nin büyüme beklentisinde ise herhangi bir olumlu revizyonun
olmamasından kaynaklandığını söyledi.

Finansal piyasalarda beklentilerin seviyesinden çok beklentilerdeki değişimin önemli
olduğuna dikkati çeken Kanlı, “AB ekonomisi, 2016 yılının ardından, büyük ihtimalle
2017 yılında da ABD ekonomisinden daha yüksek bir oranda büyümüş olacak. Piyasa 
Fed’in 2018 yılında birden fazla sayıda faiz artıracağına inanmıyor. Ekonomistlerin
böyle bir beklentisi var ancak finansal enstrümanların fiyatlanması piyasanın buna
inanmadığını ortaya koyuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Euro/dolar paritenin önümüzdeki yıl 1,10-1,20 bandından dalgalanmasını, yılın sonunda
ise 1,15 civarlarında dengelenmesini beklediğini ifade eden Kanlı, euro cinsi ticaretin
Türkiye’nin ihracatı içindeki payının, ithalata kıyasla daha yüksek olduğu, ticaret
kanalından güçlü euronun Türkiye ekonomisine bir miktar olumlu etkisinin olabileceğini
kaydetti.

Kanlı, güçlü euro/dolar paritesinin sermaye akımları üzerinde de olumlu katkısı 
olacağını belirterek, doların değer kaybetmesinin gelişmekte olan ülkeler, ve Türkiye’ye
dair risk iştahını destekleyen bir durum olduğunu ifade etti.
