# Ukrayna krizi Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkiledi?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ukrayna-krizi-turkiye-abd-iliskilerini-nasil-etkiledi-82294h/
- Yayımlanma: 2022-03-19T08:43:05+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Diplomatik kaynaklara göre, gelecek hafta düzenlenecek [NATO](https://www.nato.int/nato-welcome/index_trl)
Zirvesi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden arasında bir görüşme
olması sürpriz sayılmamalı. İki ülke arasında artan diyaloğun F-16 satışı ve S-400’
ler sorununu nasıl etkileyeceği, tartışılan konular arasında.

[Ukrayna](https://www.borsatek.com/ukrayna-2022de-misir-ve-aycicegini-azaltacak-81901h)
krizinin Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrine ve diyaloğuna olan olumlu etkisi hem
Ankara hem de Washington’daki yetkililer tarafından dile getiriliyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre Rusya’nın NATO sınırlarına kadar genişleyen saldırıları,
Avrupa’nın güvenliği açısından NATO’nun kurumsal olarak önemini ortaya koyduğu gibi,
jeopolitik konumu ve Moskova ile ilişkisi de Ankara’nın ittifak içindeki kritik 
rolünün teyit edilmesini sağladı.

Hem Washington hem de diğer önemli NATO başkentlerinde yapılan değerlendirmelerde,
Türkiye’nin rolü açısından dört ana unsur öne çıktı.

Birincisi, Ankara’nın Moskova ile derin ekonomik ve ticari ilişkilerine karşın Ukrayna’ya
dönük askeri operasyonu kesin bir dille reddetmesi ve Birleşmiş Milletler Genel 
Kurulu’ndaki kınama oylamasında uluslararası toplumla birlikte hareket etmesi.

İkincisi, Ukrayna’nın Kırım dahil toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin korunmasına
verdiği siyasi desteğin yanı sıra, başta silahlı insansız hava araçları (SİHA) olmak
üzere, Kiev’e verdiği askeri destek. Türkiye’nin bu yöndeki desteğinin 24 Şubat 
sonrasında da sürdüğü uluslararası basında çıkan ve Ankara tarafından yalanlanmayan
haberler arasında yer alıyor.

Üçüncü önemli gelişme, Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi uyarınca İstanbul ve Çanakkale
Boğazları’nı askeri gemilere kapatması. Başta Ukrayna olmak üzere ABD ve diğer NATO
üyeleri, Rus savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişini engelleyen bu adımı takdir ettiklerini
kayda geçirdiler.

Diğer bir önemli unsur da Türkiye’nin, ikisiyle de özel ilişkilere sahip olduğu 
Rusya ve Ukrayna arasında sorunun diplomatik yolla çözümüne yaptığı katkı oldu.

Tarafların arasındaki görüş ayrılıklarının azaltılması ve sonunda bir anlaşmaya 
varılması açısından oynadığı rolü sürdüren Türk liderlerinin özellikle Rusya karşıtlarıyla
temasta kalmaları önemli bir araç olarak değerlendiriliyor.

Bunlarla beraber Türk dış politikasında geçen seneden bu yana gözlemlenen normalleşme
kapsamında İsrail, Ermenistan, Yunanistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle
yeniden temasların kurulması ve gerilimden işbirliği sürecine geçiliyor olması da
Washington’da olumlu yansıyan gelişmeler arasında.

### Ankara-Washington temasları artıyor

Bu süreçte Türk-Amerikan ilişkilerine olumlu yansıyan en somut gelişme, diyaloğun
sıklığı ve düzeyindeki artış oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı
Joe Biden’ın 9 Mart’ta yaptıkları telefon görüşmesinin yanı sıra, Dışişleri Bakanı
Mevlüt Çavuşoğlu ABD’li mevkidaşı Anthony Blinken ile Savunma Bakanı Hulusi Akar
da ABD Savunma Bakanı Austin Lloyd ile kriz sürecinde birden fazla kez temas kurdular.

Diplomatik kaynaklar, 24 Mart’ta Brüksel’de düzenlenecek olağanüstü NATO Liderler
Zirvesi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Biden arasında yeni bir 
görüşme gerçekleşmesi olasılığının yüksek olduğunu kaydettiler.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun 1-2 ay içerisinde ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken
ve diğer yetkililerle görüşmek üzere Washington’a bir ziyaretinin planlandığı da
öğrenildi.

### Düzenli Stratejik Diyalog Mekanizması

Türk-Amerikan diyaloğunun önemli sonuçlarından biri de Stratejik Diyalog Mekanizması’nın
aktive edilmesi kararı oldu. Ankara’nın uzun zamandan bu yana talep ettiği mekanizma
için yeşil ışık, Erdoğan-Biden arasında geçen sene Roma’da yapılan görüşmede yakılmıştı.

Söz konusu mekanizmayı, ikili ilişkilerin tamamını, yaşanan sorunları ve işbirliği
alanlarını yapısal bir bütünlük içinde ve düzenli aralıklarla ele alınması için 
isteyen Ankara, dışişleri bakanı ya da bakan yardımcısı düzeyinde işletilecek bu
sürecin yararlı olacağına inanıyor.

Bu konuda ilk adım 4 Mart’ta Türkiye’de temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı
Wendy Sherman’ın ziyareti sırasında atılmıştı. Bu sürecin önümüzdeki haftalarda 
ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Türkiye’ye yapılacak farklı düzeylerdeki ziyaretlerle
daha da ileri taşınması bekleniyor.

Bu mekanizma kapsamında iki ülke arasında siyasi, ticari ve ekonomik ilişkilerin
doğru ve stratejik bir düzlemde ele alınması, ABD’nin Suriye Demokratik Güçleri (
SDG) kapsamında Kuzey Suriye’de YPG’ye sağladığı destek ve Türkiye’nin Rusya’dan
aldığı S-400 hava savunma sistemlerinden kaynaklanan sorunların çözüme kavuşturulmaya
çalışılması öngörülüyor.

### Ankara’ya yaptırım baskısı yok

Ukrayna odaklı gündemde en çok merak edilen konular arasında Türkiye’nin Rusya’ya
karşı başlatılan yaptırımlara katılması konusunda ABD’den bir telkin ya da baskının
gelip gelmediği de yer alıyor.

Ankara’nın bu yönde bir baskıyla karşılaşmadığını, hava sahasını açık tutmasının
da anlaşılır karşılandığı kaydediliyor.

Ancak bu durumun Rusya’nın Suriye’den Ukrayna savaş alanına askeri ekipman ya da
paralı savaşçı taşıdığı bilinen askeri uçakları kapsamamasına dönük bir beklentinin
masaya gelme olasılığı Ankara’da dile getirilen konular arasında.

### F-16 satışını ve S-400’leri nasıl etkileyecek?

Türkiye ile ABD arasında geçen senenin sonundan itibaren geliştirilen “pozitif gündemin”
en önemli etkenlerinden bir tanesi Türk Hava Kuvvetleri’nin gereksinimi kapsamında
40 adet yeni nesil F-16 alım ve mevcut filoda yer alan 80 uçak için de modernizasyon
kiti talebi oldu.

S-400’leri konuşlandırdığı için beşinci nesil savaş uçağı F-35 programından çıkarılan
Türkiye, bu adımla hava kuvvetlerinde zaafın önüne geçmeyi planlıyor.

Kaynaklara göre, geçen aylarda başlayan teknik görüşmeler yaz aylarında tamamlanabilir
ve onay için ABD Kongresi’ne sunulabilir. Biden yönetimi, F-16’ların satışı konusunda
Ankara’ya hükümet tarafından bir sorun çıkartılmayacağını ancak Kongre’de onayın
güç olacağını kaydediyordu.

Ankara ise Ukrayna krizinin yarattığı büyük güvenlik riskinin sadece Türkiye değil
tüm ittifakı etkileyebileceği, dolayısıyla Amerikan yönetiminin NATO’nun güneydoğu
kanadının hava üstünlüğünü gözeterek F-16’ların satış onayı için Kongre nezdinde
daha fazla baskı yapması gerektiğini kaydediyor.

Kaynaklar, son gelişmelerin Kongre nezdinde belli bir parça etkisi olduğuna dikkat
çekiyor ve F-16’lar için onay sürecinin bundan olumlu etkilenebileceğini belirtiyor.

Türkiye, NATO içerisinde ABD’den sonra en büyük F-16 filosuna sahip.

Ancak sayıları azalsa da Kongre üyeleri arasında Türkiye aleyhine konuşmaya devam
eden üyeler de var. Yunan lobisine yakınlığıyla bilinen Amerikan Senatosu Dış İlişkiler
Komitesi Başkanı Senatör Bob Menendez, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada,
F-16’ların satışa onay verilmesi için Türkiye’nin S-400’leri topraklarından çıkarması
gerektiğini yinelemişti.

Ankara’daki diplomatik kaynaklar ise Türk-Amerikan ilişkilerinde en ciddi tıkanma
noktalarından olan S-400 hava savunma sistemleri ile ilgili sorunun ikili diyaloğun
normalleşmesine paralel olarak çözülme fırsatı olduğunu düşünüyorlar.

Türkiye, S-400’leri Rusya’dan 2019 yazında konuşlandırmaya başlamış ve bir kez test
etmişti. Hava savunma sisteminin Ankara yakınlarındaki bir askeri üste bulundurulduğu
ancak bir daha aktive edilmediği kaydediliyor. Amerikan yasaları, Türkiye’nin Rus
silah sistemini elinde tutmaması hükmünü içeriyor.
