# Ülker ABD’de 400 mağazasını kapattı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ulker-abdde-400-magazasini-kapatti-65384h/
- Yayımlanma: 2021-06-13T16:25:24+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini dayısı Murat Ülker’den devralan
Ali Ülker, “Amerika’da alışveriş trafiği düşüyor. 400’e yakın mağazayı pandemide
kapattık. Yaklaşık 1.000 kişiyi işten çıkardık” dedi.

 Ali Ülker, grubun ana üssünün Türkiye olduğunu, burada yatırıma devam edeceklerini
söyledi.

Ülker ile grubun büyüme stratejisini, yeniden yapılandırılan borçları, yurtdışı 
yatırımlarını Sabah gazetesinden Feride Cem’e anlattı.

_**Geçen yıl başkanlık koltuğuna oturdunuz, ardından pandemi patlak verdi, nasıl
geçti bu süreç?**_

Önümüzde büyük bir belirsizlik vardı ama 6 ayda pandemiyle yaşamayı da öğrendik.
Hatta pandemide evlerde tüketim, özellikle atıştırmalık satışlarımız arttı. 2019’
a göre yüzde 22 büyüyerek, 75 milyar TL ciro elde ettik. Bu yılın ilk çeyreğinde
de ciroda hedeflediğimiz gibi çift haneli büyüdük. 1.25 milyar TL ihracat yaptık.
Geçen yılın aynı dönemine göre TL bazında yüzde 15 büyüdük. Bu yıl da çift haneli
büyüme hedefliyoruz.

**2021’DE BEŞ BİN KİŞİYE İSTİHDAM**
_** Peki ya istihdam?**_

130’u aşkın ülkede, 65 bin çalışanımız var. Çalışanlarımızın 53 bini Türkiye’de,
12 bini yurtdışında. 2020’de pandemiye rağmen 6 bin kişi Türkiye’de, 1.500 kişi 
yurtdışında olmak üzere toplamda 7.500 yeni istihdam sağladık. Bu sene yeni istihdamın
5 bin civarında olacağını öngörüyoruz.

_**Yatırım yapacağınız yeni bir ülke var mı?**_

12 farklı ülkede, 21 fabrikamız var. Kendimizi global bir Türk şirketi olarak tarif
ediyoruz. Güneydoğu Asya’yı düşünüyoruz. Malezya, Endonezya veya Filipinler’de şansımız
olabilir. Yine Bangladeş büyük bir nüfusu olan bir ülke. Afrika’nın doğusuna bakıyoruz.
Olmadığımız tek bölge Güney Amerika.

Üretim ve istihdamınızın ağırlıklı olarak Türkiye’de ama yatırımlarınızı yurtdışına
yapıyorsunuz…
Bu eleştiriler tamamıyla haksız. Zaten yatırım ve istihdam rakamlarımıza
baktığımızda bunu net olarak görüyoruz. Bunun haricinde en büyük işimiz İngiltere’de.
Orada fabrikalarımız olmakla beraber bizim ana üssümüz Türkiye.

**PARA GÖTÜRMEDİK GETİRDİK**

_** Yurtdışına para götürdüğünüz iddiaları için ne diyeceksiniz?**_

Japonya’daki distribütörümüz Kataoka’nın işlerini 70 milyon dolara devralarak, ülkedeki
ticaretimizi 500 milyon dolara yaklaştırdık. Kârlı bir iş haline geldi. Bu işi Koreli
bir fona 1 milyar 330 milyon dolara devrettik. Komisyonlar, vergiler falan düştükten
ve GODIVA’nın borçlarını da ödedikten sonra 800-900 milyon dolar bir para kaldı.
Banka borçlarını da kapattık. Dolayısıyla Yıldız Holding’den Türkiye’den giden bir
para ancak bankaların sendikasyona iştirak ettikleri para kadardır. Biz buradan 
parayı hiçbir şekilde transfer etmedik. Aksine bankalarla yaptığımız sendikasyon
neticesinde GODIVA’nın Japonya ayağındaki hakları devrederek, 800 milyon dolar Türkiye’ye
sıcak para girişi sağladık. United Biscuits’te de benzer bir yapı var.

_**Yurtdışında evlerinizin olduğu vs. söyleniyor…**_

Bizim yurtdışında bir yerlerde başka bir evimiz yok. Gittiğimizde otellerde kalıyoruz.
Murat Bey’in evi varmış Londra’da ama kendisinin bundan haberi yok. Türkiye pasaportu
dışında pasaportum yok.

_** Ama Pladis’in merkezi Londra’da…**_

Tüm atıştırmalık ürünlerimizi Pladis çatısı altında topladık. Pladis’in merkezi 
Londra’da. Zaman zaman bazı arkadaşlarla ziyaret ediyoruz, ‘Aaa, Londra semalarında
Türk bayrağı mı var?’ diyorlar. Orası bizim için İngiltere’de bir Türk toprağı gibi.
Uluslararası pazarlarda McVitie’s, GODIVA, Jacobs gibi yabancı markalara sahip olmak
bize bazı ülke ve coğrafyalara giriş kolaylığı sağlıyor. Pladis’in merkezi Londra
olmakla beraber yüzde 100’ü Yıldız Holding’in.

**BANKALARA 3.6 MİLYAR $ ÖDEDİK**

_** Borç yapılandırmasında süreç nasıl ilerliyor?**_

2018’de 6.5 milyar dolarlık bir finansal rescheduling (yeniden planlama) yaptık.
Biz yapılandırma yapmadık, vadelerimizi gözden geçirdik. Borcun tamamının vadelerini
değiştirerek 10 yıllık bir yapılandırmaya gittik. Olağanüstü koşullara rağmen elde
ettiğimiz yurt dışı gelirlerle 2018’den bu yana tüm alacaklı bankalara toplam 3.6
milyar dolar ödeme yaptık. Geçen yıl haziranda bankalara dedik ki ‘Bu kadar yüksek
bir faizi ödememiz makul değil, piyasa çok değişti.’ Faiz oranlarını tekrar gözden
geçirerek yüzde 8’e sabitledik. Zaten o güne kadar da yüzde 22 ödemiştik. 2.5 milyar
dolar grubun çok rahat taşıyabileceği kredi yükü. Yükümlülüklerimizi takviminden
önce yerine getiriyoruz.

**BU YAZ EKONOMİ CANLANACAK**

_** Sizin gibi büyük grupların yapılandırma talebi, ekonomi ile ilgili negatif bir
durum varmış hissi yaratıyor aslında…**_

Yani ben geceleri çok rahat uyuyabiliyorum. Borcumuz varsa da karşılığı olduğu için.
Murat Bey’in her zaman hayat felsefesidir o. ‘Ben kara kaplı defter hesabı yaparım.
Borcum, alacağım, varlığım toplar, çıkarır, bölerim denk ise rahat ederim’ der. 
Sıkıntımız yok, işlerimiz de iyi gidiyor.

_** Bir işveren olarak sizin için yüksek faiz ne anlam ifade ediyor?**_

Yüksek faiz yeni girişimlere, yeni yatırımlara engeldir. Türkiye çok daha fazla 
yatırım çekebilmeli. Dünyada çok fazla sıcak para var, bunu alabilmeliyiz. Bu güven
ortamının en kısa vadede tekrar tesis edileceğini, pandemi efektinin ortadan kalkacağını
ve bu yaz itibarıyla ekonominin de tekrar canlanacağını ümit ediyorum.

**2 MİLYAR TL YATIRIM YAPACAĞIZ**

_**Yatırımda pandemide frene bastınız mı?**_

Geçen sene 800 milyon TL’si Türkiye’ye toplam 1.1 milyar TL yatırım yaptık. Son 
beş yılda Türkiye’deki yatırımlarımızın toplamı 3.8 milyar TL oldu. Globalle beraber
bu rakam 6.2 milyara ulaştı. 2021’de 1.2 milyarı Türkiye’de olmak üzere, toplam 
2 milyar TL yatırım planlıyoruz.

_**Ama bir yandan şirket satıyorsunuz…**_

Evet, biz imkân ve fırsatları değerlendiriyoruz. Ama sattığımız firmalar yurtdışına
gitmiyor, fabrikalar taşınmıyor, hepsi yerinde.

**DIŞARIDA YAŞAMA NİYETİMİZ YOK**

_**Eleştiriler canınızı sıkıyor mu?**_

Biz asla şikâyet etmeyiz. İşimize bakarız, odağımızı kaybetmeyiz. Doğru olanı yaptığımız
için vicdanımız rahat. Dedem Sabri Ülker bir göçmen olarak 9 yaşında Kırım’dan Türkiye’ye
geliyor. Servetleri mal varlıkları geride kalıyor. Şunu söylerdi Sabri Bey, ‘Evladım,
Türkiye Cumhuriyeti sayesinde okudum, bu ülkeye bizi kabul ettiği, vatandaşlık verdiği,
okuttuğu ve iş imkânı fırsatı sağladığı için her zaman borcumuz vardır, bunu ödeyeceksiniz.
Siz de bunu ödemekle mükellefsiniz!’ Bizi bu ülkeden kovsalar dahi biz bu ülkeye
hizmet etmeye mecburuz. Bizim dışarıda yaşamak gibi bir beklentimiz ve niyetimiz
yok.

**ABD’DE DÜKKÂN KAPATTIK**

_**GODIVA’da süreç nasıl ilerliyor?**_

GODIVA’yı 5 milyar dolar ciro yapan bir şirket yapma hedefimiz devam ediyor. Şu 
anda Japonya’yla beraber bu rakam 1 milyar dolar civarında. Önemli pazarımız Amerika
ile bir strateji değişikliğine gittik.

_**Nedir bu değişiklik?**_

Amerika’da alışveriş trafiği düşüyor. 400’e yakın mağazayı pandemide kapattık. Yaklaşık
1.000 kişiyi işten çıkardık. Online pazar satışımız yüzde 236 büyüdü.

**DİNLENMEK İÇİN DAĞLARA KAÇARIM**

Yoğun bir iş temposunda çalıştığını söyleyen Ali Ülker, “Dinlenmek için dağlara 
kaçarım. Misal bu hafta sonu Gerede’de dağın tepesindeydim, kamp kurduk” dedi.

Bunun gördüğü dördüncü kriz olduğunu söyleyen 51 yaşındaki Ülker, “Türkiye krizlerle
baş edebiliyor, insanımız çok dirençli. Sosyal dayanışma yüksek, herkes birbirinin
elinden tutuyor. Bu zor günleri de atlatacağız. Şu dönemi de toparlarsak Türkiye’nin
önü açık. Ben büyük bir risk görmüyorum” dedi.
