# UNESCO Türkiye’yi uyardı: Tarihi yarımadanın yüzde 90’ı imar barışında

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/unesco-turkiyeyi-uyardi-tarihi-yarimadanin-yuzde-90i-imar-barisinda-40317h/
- Yayımlanma: 2018-10-11T09:26:10+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Kamuoyunda ‘imar affı’ olarak bilinen imar barışının UNESCO’nun dünya mirası listesinde
olan İstanbul’un tarihi yarımadasının yaklaşık yüzde 90’ını kapsadığı anlaşıldı.
UNESCO, Türkiye’yi uyarırken, İstanbul Tarihi Alanlar Başkanı Halil Onur, UNESCO’nun
koruma listesindeki tüm yerlerin ‘barış’ dışına çıkarılması gerektiğini söyledi.

12. yüzyılda yapılan Molla Zeyrek Camisi ve çevresi, Yedikule surları ve zindanı,
Sultanahmet bölgesinin yarısı, Küçük Ayasofya ile Acemoğlu Hamamı, tarihi sarnıçlar
gibi UNESCO’nun koruma listesindeki bölgelerde silueti bozan, hatta tarihi yapılara
uzanan kaçak yapılar da imar barışına başvurdu.

Hürriyet’ten Aysel Alp’ın haberine göre, haziran ayında yürürlüğe giren imar barışı,
İstanbul Boğazı öngörünüm bölgesi ile yasada koordinatları belirtilen tarihi yarımada
ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı hariç Türkiye genelinde ruhsata aykırı
tüm yapılar devletle barışma olanağı buldu. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, İstanbul’da tescilli binaların affa girerken,
tescilli olmayanların ise af kapsamı dışında kaldığını belirttiler. 650 yıllık Acemoğlu
Hamamı’nın üzerine yapılan Celal Ağa Konağı’nın imar barışı için başvurduğunu, Küçük
Ayasofya ve çevresinin barışa dahil olduğunu belirten yetkililer, “Bu sınırları 
çizmek yerine Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamına girmeyen ve 
silüeti bozmayan yapılar da barıştan yararlanmalı” dediler.

Uzmanlar ise Mimar Sinan’ın yaptığı Gazi Ahmet Paşa Camisi, Topkapı Sarayı surları
içindeki Tekfur Sarayı, 1600 yıllık Bukoleon Sarayı, Fatih Camisi, Cerrahpaşa Camisi,
Hekimoğlu Ali Paşa Camisi, Haliç’e bakan silüet, Marmaray’a bakan yamaçlardaki silüetler,
Fener Rum Kilisesi (Kırmızı Mektep) çevresinin de barış kapsamında olduğuna dikkat
çektiler.

**‘BERGAMA, EFES İŞGAL ALTINDA’**

İstanbul Şehir Plancıları Odası Başkanı Tayfun Kahraman, imar barışıyla Bergama,
Efes dahil Türkiye genelinde doğal, tarihi, kültürel SİT alanları üzerindeki kaçak
yapıların yasal hale getirildiğini savundu. Kahraman, 31 Ekim’de başvuru süresi 
dolacak olan imar barışının tarihi ve kültürel sit alanlarının harap edilme riskini
daha da artırdığını belirterek, “Koruma kurullarının bütün kararları bu yasa değişikliğiyle
yerle bir oldu, boşa çıktı. Bunun hemen düzeltilmesi gerekir” dedi.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren İstanbul’un Tarihi Alanları Topkapı Sarayı; 
Ayasofya ve Sultanahmet Camisi’nin de yer aldığı kentsel ve arkeolojik sit alanı;
Zeyrek Camisi ve Çevresi Koruma Alanı ile İstanbul Kara Surları olmak üzere toplam
4 bölgede, 2 bin 156 hektarı kapsıyor.

Ancak İmar Barışı Yasası’nın af dışında tuttuğu koordinatlar içinde geçmişi 8 bin
yıl önceye uzanan Molla Zeyrek Camisi (eski Pantokrator Manastırı Kiliseleri) ile
halk arasında Yedikule Surları ve zindanı olarak bilinen Kara Surları hiç yer almadı.
Sultanahmet ve Süleymaniye koruma bölgesinin ise bir kısmı af kapsamı dışında, bir
kısmı da af alanı içinde yer aldı. Uzmanlar, böylece UNESCO’nun sınırlarını çizdiği
tarihi yarımadanın yüzde 90’ının affa girerken, sadece yüzde 10’unun girmediğini
hesapladılar.

Uzmanlar Sultanahmet Cezaevi’nden Four Seasons otele çevrilen bölgenin de af kapsamında
kaldığına dikkat çektiler. Four Seasons, birinci derece arkeolojik sit alanı olan
yanı başındaki alana 60 oda ilave etmek üzere çelik ayaklar üzerinde yükselecek 
ilave binalar yapmayı planlamış ancak Danıştay kararıyla bu durdurulmuştu.

**OTELLER İSYANDA: BİZİ DE KAPSAMA ALIN**

Tarihi Yarımada’da günlük 150 bin turist ağırlayan ve sadece konaklamayla ekonomiye
15 milyon dolar katkı sağlayan yaklaşık 1000 otelin barıştan yararlanamadığını belirten
Minel Otel’in sahibi Ali Ersoy, “Tarihi eser niteliğindeki oteller aftan yararlanırken,
bizim gibi tarihi olmayanlar af kapsamında kalıyor. Devletin buna çözüm bulmasını
istiyoruz” dedi.

İstanbul Otelciler Odası Başkanı ve eski AK Parti Milletvekili Ahmet Yaşar da hem
ilgili bakanlıklara hem de Cumhurbaşkanı’na aftan yararlanmak istediklerini özetle
şöyle anlattı:

“Sadece tarihi eser yönünden değerlendirerek, bölge olarak ele alınmışsa Türkiye’nin
birçok bölgesinde tarihi eser olan yerler kanun kapsamı dahilindedir. Kapsam içine
alınan mahallelerde tarihi eser daha çoktur. Örnek gerekirse Sultanahmet, Küçük 
Ayasofya ve Büyük Ayasofya Akbıyık caddesi bölgeleri tamamen tarihi bölge olmasına
rağmen, bire bir tarihi binalar dahil, kapsama alınarak yasal hale gelmiştir. Özellikle
Sirkeci Hocapaşa mahallesinin kapsam dışında bırakılmasının hiçbir gereği yoktur.
Yüzlerce üyemizin mağdur olmaması için bu krokinin yeniden düzenlenmesini talep 
etmekteyiz. Bölgenin kapsam içine alınması halinde devlete ciddi ekonomik gelir 
sağlanacaktır. Bölge kapsam dışı bırakılmamış olsaydı; devletin kasasına girecek
nakit para tahminimizce 5 milyar TL’yi aşacağı yönündedir.”

**‘UNESCO LİSTESİ OLMAMALI’**

İstanbul Tarihi Alanlar Başkanı ve aynı zamanda Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulu Üyesi olan Halil Onur, Tarihi Yarımada’nın UNESCO’nun çizdiği sınırlar kapsamında
tümden barış dışı kalması gerektiğini söyledi. Onur, konuyla ilgili olarak eylül
ayında danışma kurulunu topladıklarını söyledi.

Bu yanlıştan dönüleceği umudu içinde olduklarını belirten Onur, UNESCO’nun Türkiye’yi
sözlü olarak uyardığını, kendilerinin de olası sıkıntıları ilgili kurumlarla paylaştıklarını
anlattı. Onur, barışın yaratacağı olası sıkıntıların neler olabileceğine ilişkin
şunları söyledi:

“Örneğin, kültür varlığına bir bina eklenmiş, yapı kullanım belgesi aldığında ne
olacak? O eserin restorasyonu gündeme geldiğinde kaçak katı nasıl restore edeceğiz?
Ben aynı zamanda Koruma Kurulu üyesiyim, kaçak kat önüme bu geldiğinde Kanun gereği
yıkılmasını istemem gerekir. Ama vatandaş da o zaman ‘ben parasını ödedim, kaldırmam’
diyecek. O zaman ne yapacağız? Biz yasa çıkmadan ilgili kurumlara yazı yazdık. ‘
Orası bir bütündür, orası burası ayrılamaz’ dedik. Danışma kurulunda da tüm üyeler
sakıncaları dile getirdiler. Biz de ilgili kurumlarla paylaştık. Sehven yapılmış
bir hata olarak düşünüyoruz. Kültürel Miras Etki Değerlendirme (KÜMED) çalışması
yapılmadan, Tarihi Yarımada’ya getiri ve götürüleri hesaplanmadan bu tür oldubittiler
olmamalı. Sadece Tarihi Yarımada değil UNESCO’nun Türkiye koruma listesinin tamamı
barış dışına çıkarılmalı.”
