# Ünlü ekonomist faizlerin yüzde 5 olmasını istedi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/unlu-ekonomist-faizlerin-yuzde-5-olmasini-istedi-14390h/
- Yayımlanma: 2016-08-23T11:37:49+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

NTV yorumcusu, eski Hazine Müsteşarı, ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez, ilginç bir yazı
kaleme aldı. Yazının ilginçliği, Eğilmez’in faiz-enflasyon ilişkisi konusunda bugüne
kadar söylediklerinin aksini ortaya atmasından ileri geliyor. “Başıma taş falan 
düşmedi” diye başlayan yazısında Eğilmez, “madem faiz enflasyonun nedeni değil de
sonucu olarak görülüyor, enflasyon hedefini yüzde 5 olarak belirleyen Merkez Bankası
faiz oranlarını da aynı seviyeye, yani yüzde 5’e indirmeli” görüşünü ortaya attı.

İşte Mahfi Eğilmez’in o yazısı: 

**“Merkez Bankası Faizi Yüzde 5’e İndirmeli**

Başıma taş filan düşmedi, yıllardır savunduklarımın yanlış olduğunu da kabul etmedim,‘
burası Türkiye burada başka dinamikler geçerli’ gibi sokak teorilerine de kapılmadım.
Sadece bıktım. İnatla bilime meydan okuyanlara karşı bilimi savunmaktan bıktım. 
Faizin neden değil sonuç olduğunu şekillerle, denklemlerle, hipotezlerle kanıtlamaya
çabalamaktan, enflasyonu bırakıp faizi düşürürseniz faizi orada tutamazsınız, kur
fırlar, enflasyon fırlar, mecbur kalır faizi indirdiğiniz yerden de daha yukarı 
çıkarmak zorunda kalırsınız demekten yoruldum. ABD’de, Avrupa’da, Japonya’da faiz
sıfıra yakın çünkü oralarda enflasyon yok, oysa bizde enflasyon yüzde 9’a dayanmış
diye düzeltme yapmaktan sıkıldım. Merkez Bankası’nın bile sesini çıkarmadığı bir
ortamda ‘faizi düşürerek enflasyonun düşmesini beklemek hatadır’ demekten usandım.
Kendisini savunmayan bir Merkez Bankası’nı savunmak bana mı kaldı diye düşünür hale
geldim ve sonunda pes ettim.

Başka yerlerde bu konuda kaç görüş vardır bilmiyorum ama enflasyon ve faiz ilişkisi
konusunda Türkiye’de başlıca iki görüş var: (1) Benim de aralarında bulunduğum bir
bölüm iktisatçı enflasyonun neden, faizin sonuç olduğunu söylüyor. Bunların görüşüne
katılan insanlar da ikiye ayrılıyor: (a) Gerçekten bu görüşte olanlar, (b) İktisatçıların
bir bildiği vardır diyerek bu görüşten yana görünenler. (2) Siyasetçilerin ve halkın
önemli bir bölümü, hatta bazı iktisatçılar faizin neden enflasyonun sonuç olduğunu
iddia ediyor. Bunlar da ikiye ayrılıyor: (a) Bir bölümü faizin her türlü belanın
kaynağı olduğuna inandıkları için yani inançlarını bilimin önüne koydukları için
bu görüşü savunuyorlar. (b) Bir bölümü gerçekten faizin neden, enflasyonun sonuç
olduğunu sanıyor.

Faizin neden, enflasyonun sonuç olduğu yolundaki Türk teorisinin doğru olup olmadığını
yani faizi indirirsek enflasyonu düşürüp düşüremeyeceğimizi geçmişte iki kez test
ettik. İlki 1994 kriziyle, ikincisi 2014’ün başlarında önce kurda, sonra enflasyon
ve faizde ciddi artışlarla sonuçlandı. Bu iki test sonrasında durumu anlamış görünsek
de bir süre sonra yine neden – sonuç ilişkilerini karıştırmaya başladık.   

Ekonomi, laboratuvarı olmayan bir bilim dalı. Yaşananlardan çıkarılacak gözlemler
ve deneyimlere bağlı yasalara, teorilere ve hipotezlere dayanıyor. Öyle olunca da
herkes inanç ve koşullanmışlıkları çerçevesinde kendi gözlemlerine dayalı teoriler
ve hipotezler geliştirebiliyor. Ve bunlar bazen benzer koşullanmışlıklara sahip 
insanlar arasında kabul de görebiliyor. Bazen hastalar laboratuvar sonuçlarından
kuşkuya düşerler. Bu gibi durumlarda hastayı sözle ikna etmeye çalışmak yerine testleri
yenilemek en iyi yoldur. Aynı şeyi faizler konusunda da yapabiliriz.

Salı günü yapılacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin beklenti,
gecelik borç verme faizinin yüzde 8,75’den 8,50’ye indirilmesi yolunda oluşmuş bulunuyor.
Bence artık böyle cesaretsiz adımlarla zaman geçirmekte yarar yok. Enflasyon hedefi
yüzde 5 olduğuna ve enflasyonun faizin nedeni değil de sonucu olduğu inancı yayıldığına
göre Merkez Bankası faizi yüzde 5’e indirmelidir. Bu durumda eğer ‘faiz, enflasyonun
nedenidir teorisi’ doğruysa bir süre sonra enflasyon da yüzde 5’e inecek demektir.
Eğer tersi doğruysa yani faiz, enflasyonun sonucuysa o zaman enflasyon yükselecek
demektir. Bu durumda tıpkı hastanın, sonuçtan emin olmak için, ikinci kez test maliyetine
katlanması gibi biz de toplum olarak enflasyon artışının maliyetine katlanmış oluruz
ama en azından bu tartışmayı bir süreliğine bitirmiş oluruz. Bir süreliğine diyorum
çünkü geçmişte de iki kez aynı şeyi test edip konunun gündemden çıktığını sanmıştık.
