# Ünlü Fransız şirket IŞİD’e vergi ödemiş

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/unlu-fransiz-sirket-iside-vergi-odemis-12614h/
- Yayımlanma: 2016-06-22T01:48:55+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Fransız Le Monde gazetesi, Fransız inşaat şirketi, dünyanın bir numaralı çimento
devi Lafarge’ın 2013 baharından Eylül 2014’e kadar bir yıldan daha uzun süre bölgedeki
işlerinin devam edebilmesi için IŞİD’i finanse ettiğini ortaya çıkardı. Le Monde,
Fransız çimento devinin IŞİD’den petrol ve malzeme satın aldığını,geçiş hakkı ödediğini
yazdı. Gazete, IŞİD’in el koyduğu fabrikanın 2015’te bölgeyi ele geçiren PYD güçlerinin
kontrolüne geçtiğini, şimdi ise Fransız ve Kürt güçlerinin fabrikayı “askeri üs”
olarak kullandığını açıkladı.

Le Monde gazetesinin manşetten verdiği haberde, 2010 yılında, Suriye’nin kuzeyindeki
Celabiye kentinde bir çimento fabrikası açan Fransız Lafarge şirketi, IŞİD’in 2013
yılında bölgeyi kontrolü altına almasının ardından, fabrikanın faaliyetlerini sürdürebilmesi
için IŞİD’e maddi ödemede bulundu. Lafarge’ın yerel yönetimi, malzeme taşıyan kamyonlarının
her geçişinde yüklü bir geçiş parası ödemiş. Ayrıca çimento üretimi için kullanılan
kaya, petrol gibi hammaddeler için de yüksek miktarda vergi vermiş.

Fabrikanın kontrolünü 2014’te ele geçiren IŞİD, Lafarge’dan 2014 yılındaki karının
yüzde 15’ini vergi olarak istemiş. Ancak Lafarge bunu reddedince, IŞİD fabrikaya
el koymuş.

Lafarge’ın Celabiye kentinde kurduğu çimento fabrikası Orta Doğu’nun en modern ve
büyük fabrikalarından birisi olarak değerlendiriliyor. Fabrikanın yıllık üretim 
kapasitesi 2,6 milyon ton çimento. Fabrika, 600 milyon Euroluk yatırım bedeli ile
petrol sektörü dışında, Suriye’de yapılan en büyük yatırım olarak değerlendiriliyor.

Le Monde, çimento fabrikasının güvenliğinin önce Suriye rejimi tarafından, ardından
da 2014 yazından itibaren PYD’nin silahlı kolu YPG tarafından korunduğuna dikkat
çekiyor. IŞİD’in kafa keserek infaz yapmaya ve Suriye’de ilerlemeye başladığı 2013
yılından itibaren durum kontrolden çıkıyor ve Lafarge’ın çimento üretimi yavaşlıyor.
Fakat savaş nedeniyle çimento fiyatları 50 kg’lık torbası 250 Suriye lirasından 
550 liraya yükseliyor.

IŞİD’in Rakka ve Manbiç kentlerini ele geçirmesinin ardından Lafarge, Ahmed Jaloudi
adında bir aracı göndererek IŞİD ile pazarlık masasına oturuyor.Pazarlıklara Ahmad
Jaal da aracı oluyor.

Gaziantep, Ürdün ve Manbiç kentleri arasında mekik dokuyan aracı Jaloudi, Suriye
Lafarge direktörü Frédéric Jolibois’ya 28Ağustos 2014 tarihinde gönderdiği mektupta,“
IŞİD bizim işçilerin bir listesini istiyor. Bir kaç gün için izin koparmaya çalıştım
ama reddettiler. Tele konferans öneriyorum” diyor.

IŞİD ile pazarlıkların ardından Lafarge kamyonlarının geçişi için, IŞİD’in “Halep
vilayeti mali sorumlusundan” tamponlu bir geçiş belgesi elde eden Lafarge, rahatlıkla
ham madde ulaşımını sağlıyor. Le Monde’a konuşan kaynaklar, “Lafarge’ın çimento 
yapımı için hergün yüzlerce kamyon kalker kayalık satın alıyor. Bunların geçişi 
için IŞİD’e para ödüyor. Kalker kayalıkları ise 2012’den itibaren Kürtler’in kontrol
ettiği bölgeden Kürt işadamlarından alınıyordu. Çimento yapımı ve taşınması için
gereken petrolü ise Rakka ve Dar ez Zor’da IŞİD’den almaktan başka çaresi yoktu”
diye anlatıyor.

Lafarge’ın Eylül 2014’te 2 aylık vergi bedeli 30 bin euro’yu geciktirmesi üzerine
aracı Ahmad Jamal, bunu Lafarge’ın Suriye yetkililerine bildirerek “Çok tehlikeli
bir durum” olduğuna dikkat çekiyor.

**“Savaş fırsatçısı” ve “Dr. Talip”**

Lafarge’ın aracısı Ahmad Jamal, yerel halk tarafından “savaş fırsatçısı” olarak 
biliniyor. Rakka kökenli Jamal, IŞİD ve yerel iş adamlarıyla güçlü ilişki kurarak
savaş koşullarını kendi lehine kullanan bir isim olarak tanımlanıyor. Jamal, 9 Eylül
2014’te Lafarge’a gönderdiği mektupta “Dr. Talip Kürtleri ve diğer tarafları sakinleştirmek
için elinden geleni yapsa da, Lafarge’ın ateşle oynadığını, söz verdiği vergilerini
bir an evvel göndermesi gerektiğini, Lafarge’ın borcunu dolar ve euro cinsinden 
Lübnan’daki Dr. Talip’in hesabına yatırmasını” istiyor.

Dr. Talip diye adı geçen Amro Talip ise, 28 yaşında, Suriye asıllı Kanadlı genç 
bir iş adamı. Harvard Hukuk Fakültesi’nin “Suriye’de çözüm” konferansa çağırdığı
Amro Talip, kendisini “Suriye hükumeti ve Lafarge şirketi çevre yönetimi danışmanı,
Türkiye’de Suriye sınırına yakın bir bölgede kurulan bir ithalat-ihracat şirketinin
de sahibi” olarak tanıtıyor.

Haberde, Türkiye ismi de sık sık bu kişilerin giriş çıkışları sırasında ya da IŞİD’in
petrol ticareti ile ilgili olarak geçiyor.

**Charlie Hebdo saldırısı günü Paris’te Lafarge ile pazarlık**

19 Eylül’de IŞİD fabrikaya giriyor, işçilerin bir bölümünü çıkartıyor. Lafarge fabrikayı
terkediyor. IŞİD Lafarge’ın depolarındaki çimentoları satıyor, fabrika parçalanarak
satılıyor. Le Monde “Siloların açılış kodlarını kimin verdiğini ise tanrı biliyor”
diyerek IŞİD’in içeride adamları olduğunu da ima ediyor.

Gazetenin “intteligence online” sitesine dayandırarak verdiği bilgiye göre, bir 
süre sonra Amro Talip Lafarge yönetimi ile kontağa geçiyor ve fabrikanın yeni sahiplerinin
yönetimi altında, yüzde 15 üretim payı vermeleri karşılığında, yeniden üretime geçmeyi
öneriyor. Ancak Lafarge bu öneriyi reddediyor.

Amro Talip 7 Ocak 2015’te, Charlie Hebdo saldırısının olduğu aynı gün, Lafarge’ın
Paris’teki bürosuna gelerek bizzat yöneticilerle konuşuyor. Olanlar karşısında korkan
Lafarge yönetimi Talip ile bütün bağlantılarını kesiyor. Fabrikanın malzemeleri 
sökülüp satılıyor, araçları yağmalanıyor, bir süre sonra bölgenin kontrolü YPG’ye
geçince IŞİD bölgeden kovuluyor. YPG, fabrikayı işletmiyor ve alanın “askeri alan”
olduğunu belirterek kimseyi de fabrikaya yaklaştırmıyor.

Bütün bu iddialar hakkında Le Monde’a konuşan Lafarge iletişim sorumlusu Sabine 
Wacquez, “Suriye’deki durum 2013-2014 yıllarında çok karmaşık ve farklıydı. Bu konudaki
bilgileri doğrulamak için konuşmamız gereken kişilere şimdi ulaşamıyoruz. Fabrika
2014’ten bu yana kapalı” yanıtını verdi.

**PYD arması takan Amerikan askerleri fabrikada**

Le Monde, fabrikanın şimdiki durumunu anlatan ek haberde de, Türkiye ile Amerika’nın
tartışmasına neden olan “PYD armalı Amerikan askerleri” krizinin bu fabrika ve civarında
baş gösterdiğini yazıyor.

Görgü tanıkları fabrikada olanları Le Monde’a, “Fabrikadan sürekli, Peşmergelerin
elindeki Toyota kamyonetlere benzer araçlar girip çıkıyor. YPG’nin araçlarından 
farklı. Bazıları mitrayözle donatılmış. Bazen silahlılar, bazen silahsız. Bazen 
da konvoylar halinde çıkıyorlar” diyor.

Mayıs ayı sonunda AFP için çalışan bir foto muhabiri, pek çok Toyota kamyonet görüyor.
Foto muhabiri Amerikalı askerleri, üniformalarında Kürt yerel güçlerinin amblemleriyle,
yerel askerlerle birlikte çekiyor.

Gazete, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun kendi sınırlarına yakın bölgede böylesine
bir alan yaratılmasından duyduğu rahatsızlığı Amerikalı muhataplarına ilettiğini,
Pentagon’un da durumdn rahatsız olduğunu ve askerlerine bu amblemleri takmalarını
yasakladığını anlatıyor.

Kürt mililsler ise fabrika civarında İngiliz, Fransız ve Amerikan askerleri olduğunu
doğruluyor. Le Monde, “Rakka devrimci güçleri ile Türkiye’nin güneyinde bulunan 
batı istihbaratları arasında genç bir Suriyeli mühendisin arabuluculuk ettiğini”
yazıyor. Görgü tanıklarının ise Haziran ayı başında fabrika civarında olanları, “
Amerikan ve Fransız özel birlikleri fabrikaya yerleştiler. Suriye’nin kuzeyinde 
başka üsleri de var. Ama fabrika temel üsleri. Gece saat 22.00-23.00 sularında helikopterlerin
indiğini ve kalktığını duyuyoruz. Görmüyoruz ama seslerini işitiyoruz” diye anlattıklarını
yazıyor. Arabuluculuk eden Suriyeli mühendis ise, “Lafarge fabrikayı kapattı. Kürt
ve Fransız birlikleri fabrikanın askeri üs olarak kullanımında anlaştılar, Lafarge
da onay verdi” diyor. (VOA)
