# Ünlü gazeteci hayatını kaybetti

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/unlu-gazeteci-hayatini-kaybetti-18461h/
- Yayımlanma: 2017-01-07T12:43:47+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Gazeteci ve Tiyatro yazarı Refik Erduran 88 yaşında hayatını kaybetti

Erduran yaşamı boyunca pek çok gazetede köşe yazarlığı yaptı, bazı dergilerin çıkarılmasına
da katkıda bulundu. Refik Erduran şair Nazım Hikmet’in yurt dışına kaçmasına yardım
eden isim olarak da biliniyor.

Refik Erduran kimdir?

Refik Erduran Kökleri Karamanoğulları Beyliği’ne dayanan bir aileden gelir. Dedesi,
ağır ceza reisi Ahmet Erduran, babası asker ve avukat Hüsamettin Ahmet Bey’dir. 
Annesi ise Türkiye’de ilk resimli dergiyi çıkaran Maarifçi Mustafa Refik Bey’in 
kızı Refika Hanım’dır. Çiftin ikinci çocuğu olan Refik Erduran, 13 Şubat 1928’de
İstanbul’da dünyaya gelmiştir.

NAZIM HİKMET’İ KAÇIRDI!

Refik Erduran, Türkiye’ye döndükten sonra Nazım Hikmet’i hapisten kaçırma planları
yaptı ancak buna gerek kalmadı çünkü 28 yıllık mahkumiyet kararı ile hapse girmiş
olan ve 13 yıldır hapis yatan Nazım Hikmet’in geri kalan cezası, şairin af yasası
kapsamına alınması için yürütülen büyük kampanyanın ve yaptığı açlık grevinin ardından
affedildi ve şair 15 Temmuz 1950 günü özgür bırakıldı. Ne var ki Nazım Hikmet, 1951
yılında askere çağrılmış ve askerde öldürülme tehlikesi ortaya çıkmıştı. Bu dönemde
şairin baba bir anne ayrı kızkardeşi Melda Hanım ile nişanlanan Erduran, artık akrabalık
ilişkisi de olan Nazım’ı yurtdışına kaçırma fikrini öne sürdü ve kendisinin kullandığı
bir sürat motoruyla Nazım’ın İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e geçmesine, Karadeniz’de
seyreden Romanya bandıralı bir gemiye binerek Türkiye’den ayrılmasına yardımcı oldu.

Erduran’ın bu olayda oynadığı rol, uzun süre sır olarak saklandı. Olayla ilgili 
suç dosyası “kaçıranı meçhul” olarak kapandı. Nazım Hikmet, 1961 yılında yazdığı
Otobiyografi adlı şiirde kaçışından -Refik Erduran’dan adını anmadan- şu dizeyle
bahsetmiştir : “951`de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm ölümün üstüne”Kore
Savaşı Erduran, askerliğini Kore Savaşı sırasında Türk Tugayı’nda yedek subay olarak
yaptı. Savaşta tercümanlık yapan Erduran, Türk tugayına gönüllü olarak katılmıştı.

CEP KİTABI BOYUTLARINDA PLASTİK KAPAKLI KİTAPLARLA YAYIN PİYASASINDA ÖNEMLİ BİR 
BAŞARI ELDE ETTİ

Yayımcılık hayatı Kore Savaşı’ndan döndükten sonra asker arkadaşı Ertem Eğilmez 
ve devrin tanınmış gazetecisi Kemal Salih Sel’in oğlu Haldun Sel ile 1953 yılında
Çağlayan Yayınevi’ni kurdu. Cep kitabı boyutlarında plastik kapaklı kitaplarla yayın
piyasasında önemli bir başarı elde etti. Refik Halit Karay, Aka Gündüz, Peride Celal
gibi devrin önemli yazarlarının kitaplarının yayımladı. Cumhuriyet Gazetesi’nde 
tefrika edilen İnce Memed romanını ilk yayımlayan yayınevi oldu (1955). Erotik romanlara,
bilimkurgu kitaplara kitap yelpazesinde önemli bir yer verdi. Yayınevi kitaplarını
göreceli olarak ucuz fiyatla ve ilk defa gazete bayilerinde satışa sundu. Refik 
Erduran’ın yazdığı Yağmur Duası adlı kitap da Çağlayan Yayınevi tarafından basıldı
ve çok-satanlar arasına girdi.

ZAMANLA TİYATROYA YÖNELDİ!

Erduran, 1954-1955 yılları arasında TEF adlı haftalık mizah dergisini yönetti. Dergi,
1955’te kapandı (1960 yılında Ertem Eğilmez yönetiminde tekrar yayımlanmaya başlamıştır).
Erduran, zamanla yayımcılık işlerini Ertem Eğilmez’e bırakıp asıl ilgi alanı olan
tiyatroya yöneldi.

Oyun yazarlığı Refik Erduran, Muhsin Ertuğrul’un isteği üzerine, oyun yazarlığı 
dersleri vermesi için Ankara Üniversitesi’ne davet edilen Amerikalı yönetmen Kenneth
Mcgowan’a birkaç ay süreyle asistanlık yaptı. Bu kurslardan Aziz Nesin gibi değerli
oyun yazarları faydalandılar.

İLK PROFESYONEL TİYATRO OYUNU DELİ’Yİ 1957 YILINDA YAZDI

Bu deneyimden sonra ilk profesyonel tiyatro oyunu Deli’yi 1957 yılında yazdı. Oyun,
İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oynandı ve bunu ardı ardına yazdığı diğer oyunları
takip etti. Daha çok güldürü ve vodvil türünde oyunlar yazdı. Bir Kilo Namus (1958)
ve Cengiz Han’ın Bisikleti (1959) adlı oyunlarıyla ün yaptı.

Devlet Tiyatroları, İstanbul şehir Tiyatroları, Sururi-Cezzar Tiyatrosu, Ulvi Uraz
Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Kent Oyuncuları, Yunus Emre
Tiyatrosu, Tiyatro İstanbul, Yeditepe Oyuncuları, yerli ve yabancı başka topluluklar
tarafından otuzdan fazla oyunu sahnelendi.

TİYATRO OYUNU YAZARLIĞI ALANLARINDA YERLİ VE YABANCI ÖDÜLLER ALDI

Yurt içinde ve dışında sinema, televizyon senaryoları yazdı. Atatürk’ün toplumu 
yeniden yapılandırmada kırdığı sürat rekorunu anlatan Metamorfoz (Başkalaşım) adlı
senaryosu TRT tarafından 1992’de filme çekildi. Tiyatro oyunu yazarlığı alanlarında
yerli ve yabancı ödüller aldı.

GAZETECİLER CEMİYETİ’NİN EN BAŞARILI KÖŞE YAZARI ÖDÜLÜ’NÜ ALDI

Gazeteciliği 1965 yılında Abdi İpekçi’nin teklifi üzerine Milliyet Gazetesi’nde 
başladığı köşe yazarlığını 1981 yılına kadar aynı gazetede sürdürdü. Daha sonra 
Güneş ve Meydan gazetelerinde gazeteciliğe devam etti. 1985 yılında Gazeteciler 
Cemiyeti’nin En başarılı Köşe Yazarı Ödülü’nü aldı.

1968’de Uluslararası Yazarlar Atölyesi’nin daveti üzerine ABD’ye giden Erduran, 
bir yıl boyunca Iowa Üniversitesi’nde Yazarlar Atölyesi’ne katıldı ve sonra Kaliforniya’ya
yerleşti. Gazeteciliğini Milliyet’in Batı Amerika Haber Bürosu Şefi olarak devam
ettirdi. 1982’de İstanbul’a döndüğünde köşe yazarlığını bıraktı. Gazeteciliği, önemli
gördüğü konularda yazılar yazarak sürdürdü.

İLK OYUNUNU ROBERT KOLEJ’DE İKEN YAZDI

Çocukluğunu Salacak (Üsküdar)’ta bir yalıda dadıların gözetiminde geçirdi. İlköğrenimini
Nilüfer Hatun İlkokulu ( o zamanki adıyla 15. İlkokul)’da tamamladıktan sonra öğrenimine
Robert Kolej’de devam etti. İlk oyununu Robert Kolej’de iken yazdı ve oyun 1948 
yılında okulun tiyatrosunda “Kahraman” adıyla sahnelendi.

Erduran, Robert Kolej’den lisans derecesini aldıktan sonra 1947 yılında Tiyatro 
Tarihi ve Dram Bölümü’nde yüksek lisans eğitimi için New York’ta Cornell Üniversitesi’ne
gitti. Hayranı olduğu Nazım Hikmet’in cezaevinde hastalandığını ve durumunun kötüleştiğini
öğrenince onunla tanışma arzusundan ötürü 1949 yılında Türkiye’ye döndü.
