# Üretim sektöründe çalışan sayısı artacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/uretim-sektorunde-calisan-sayisi-artacak-93788h/
- Yayımlanma: 2023-01-05T08:05:15+03:00
- Yazar: Selim Soydan

KPMG International, CEO’ların önceliklerini tespit etmek üzere, büyük ölçekli [üretim](https://www.borsatek.com/almanyada-sanayi-uretimi-subatta-azaldi-62042h)
şirketlerinden 146 CEO’nun katılımı ile bir anket düzenledi. Araştırmada endüstriyel
üretim sektörü yöneticilerinin, önlerindeki fırsat ve zorluklar karşısında kendilerini
ne şekilde konumlandıracakları konusunda karar alırken kendi durumları ile kıyaslama
yapabilecekleri ve ders çıkarabilecekleri görüşler yer alıyor.
 Sonuçlar; küresel
salgının, [iklim değişikliği](https://www.borsatek.com/ab-kurumlari-iklim-yasasinda-uzlasti-62592h)
nin ve jeopolitik gelişmelerin sektörü akıllı dijitalleşme ve ESG (çevresel, sosyal
ve yönetişim) hedeflerine ağırlık verme şeklinde iki yönlü bir dönüşüme eskisinden
daha fazla odaklanmaya zorladığını gösterdi. Sektör genelinde, müşterilerin ve yatırımcıların
giderek artan değişim talepleri karşısında, değer zincirinin tamamında dönüşüm sağlayacak
teknolojilere sahip olma gereksinimi hiç olmadığı kadar acil ve önemli hale geldi.
Araştırma sonuçlarıyla ilgili değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Endüstriyel Üretim
Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Murat Palaoğlu, “Dönüştürücü bir endüstriyel değişim
sürecinde, CEO anketimizden çıkartılması gereken asıl ders, her zamankinden daha
acil ve önemli olan ve hep güncel kalan bir konudur: şirketler tedarik zincirlerine
özen göstermedikleri takdirde kendilerini riske atmaktadır. Değişim ve zorluklar
karşısında ayakta kalma kabiliyetine sahip bir tedarik zinciri olmaksızın operasyonel
verimlilik elde etmek mümkün değildir. Bu raporda yer alan üst düzey yönetici görüşlerinin
analizi, tedarikçi zincirinin sağlıklı olmasının imalatçının da sağlıklı bir şekilde
işlemesine destek olacağı yönündeki görüşü doğrulamaktadır. Dijitalleşme de tedarik
zinciri riskini azaltıp sürdürülebilirlik düzeyini yükseltebilir. Ancak sürdürülebilirlik
çalışmalarında CEO’ların ESG’yi sadece sonuca giden bir araç olarak değil stratejik
bir zorunluluk olarak görmeleri gerekmektedir. ESG’ye önem vermedikleri takdirde
sağlıklı bir tedarik zincirine sahip olmaları mümkün değildir ve sağlıklı bir tedarik
zinciri olmaksızın, uzun vadeli hedeflerini tutturmakta büyük olasılıkla zorlanacaklardır.
İnanıyoruz ki, araştırmamız bu konularda imalat sektörünün geleceği konusunda CEO’lar
için bir yol haritası görevi görecektir” dedi. KPMG International anketindeki 3 
yıllık süre zarfında küresel salgının kurumları üzerindeki etkisi ile ilgili soruya
CEO’ların üçte ikisinden fazlası (yüzde 68’i), küresel bir kapanma halinde kendi
tedarik zincirlerinin değişim ve/veya zorluklar karşısında ayakta kalmasını sağlamayı
hedefledikleri şeklinde yanıt verdi. Değişim ve/veya zorluklar karşısında ayakta
kalma kabiliyetine öncelik vermek; bu soruya en çok verilen yanıt olup yeni bir 
önceliğin ortaya çıktığını göstermesi açısından önem taşıyor. Bunu yüzde 51 ile “
üst yönetim (örneğin; yönetim kurulu, yatırımcı) toplantılarımızın büyük bir kısmının
uzaktan erişimle yapılmasını sağlamaya özen göstereceğiz” yanıtı takip etti. Üçüncü
sırada ise yüzde 46 ile “çalışanların daha esnek koşullarda çalışabilmesi için ortak
ofis alanları araştıracağız” yanıtı yer aldı. Üretim sektöründeki CEO’lara “şirketinizin
büyümesine yönelik en büyük tehlike hangisidir?” diye sorulduğunda ise gelen yanıtlar
içerisinde yüzde 25 ile tedarik zinciri riski ilk sırada yer alırken bunu yüzde 
13 operasyonel risk ve yüzde 12 ile yeni gelişen/ezber bozan teknoloji riski takip
etti. CEO’ların yüzde 35’i tedarik zinciri üzerindeki baskıyı azaltmanın birinci
yolunun, ağır bir darbeye yol açmadan önce değişimleri öngörmek için şirketlerinin
denetleme/izleme mekanizmasını tedarik zincirlerini daha derinlemesine kapsayacak
şekilde genişletmek olduğunu belirtti. Bunun için ise sadece doğrudan temasta oldukları
tedarikçilerle değil, dördüncü kademe veya mümkünse daha da ötesi ile olan çok sayıdaki
işlemi takip edebilecek teknoloji gerekiyor. Bunun için üretim sektöründeki şirketlerin
gündeminde olan çözümlerden biri, yapay zekâ (AI). Araştırmaya göre üretim şirketleri,
AI odaklı tedarik zinciri çözümlerini kullanmaya başladı. Bu çözümler, şirketlerin
gerçek zamanlı olarak analiz ettikleri arz ve talep verilerine istinaden üretim 
yapabilmelerini sağlıyor. Teknoloji, şirketlerin tedarik zincirinde herhangi bir
kırılgan durum ortaya çıkması halinde yöneticilerin bu durumla ilgili risk yönetimi
uygulamasını sağlamaya odaklanmasına yardımcı oluyor. AI, şirketlerin baştan sona
şeffaflık elde etmesine yardımcı olan ERP sistemlerinin başında geliyor. CEO’lara
3 yıl içerisindeki büyüme hedeflerini gerçekleştirmek için önemli operasyonel önceliklerinin
ne olacağı sorulduğunda ilk sırada yüzde 24 ile “Faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda
dijitalleşmeyi ve iletişimi geliştirmek/artırmak” yanıtı yer aldı. COVID-19 sadece
tedarik zincirlerinde bozulmaya ve aksaklığa yol açmakla kalmadı aynı zamanda CEO’ları
ticaret yapma nedenleri gibi derin mevzular konusunda sorgulamalara da itti. CEO’ların
yüzde 77’si, küresel salgın başladığından bu yana şirketlerinin amacına duygusal
anlamda daha güçlü bir şekilde bağlılık hissettikleri belirtti. Buna ek olarak; 
katılımcıların yüzde 67’si, kurumlarının ana hedefinin paydaşlar için uzun vadeli
değer yaratmak olduğunu ifade etti. Bu sayı, hissedarlara ekonomik getiri üzerinde
duranların sayısının neredeyse beş kat üzerinde oldu. CEO’lar, küresel salgın neticesinde
ESG’nin içerdiği üç ana başlık arasından toplumsal sorunlara, çevre ve yönetişim
konularından daha fazla ağırlık verdiklerini belirtti. CEO’lar açısından ESG, sonuca
giden bir araç olarak görülüyor. Ankete katılan CEO’ların yaklaşık üçte biri, bu
konuyla ilgili paydaş beklentileri karşılayamadıkları takdirde bu durumun işe alımları
etkileyeceğini ve rakiplerin üstünlük kazanacağını ifade etti. Bu kabule rağmen 
ESG, ankete katılan CEO’lar tarafından asli bir büyüme aracı olarak görülmüyor. 
Büyük bir azınlık (yüzde 31) ESG konularına odaklanmanın finansal performansı artırdığını
belirtirken katılımcıların yüzde 54’ü ise bunun nötr bir etkisi olduğunu belirtti.
En önemlisi ise katılımcıların yüzde 92’sinin bir amaca hizmet etmenin en çok müşteri
ilişkileri üzerinde etkisi olduğunu düşünmesi oldu. Üretim sektöründe istihdam konusuna
da ışık tutan araştırmaya göre sektördeki CEO’ların yüzde 84’ü, önümüzdeki 3 yıl
içerisinde çalışan sayısını artırmayı planladıklarını belirtti. Katılımcıların yüzde
45’i büyüme hedeflerini tutturabilmek için iş gücünün becerilerini geliştirmeye 
yatırım yaptıklarını, ayrıca daha büyük bir kısmı (yüzde 55’i) da yeni teknolojilere
yatırım yaptıklarını kaydetti. CEO’lara “Karma çalışma düzeninin giderek daha yaygın
hale geldiği bir ortamda çalışanların şirkete bağlı, motive ve verimli kalmalarını
sağlamak için en önemli başarı faktörleri nelerdir?” sorusu sorulduğunda yüzde 38
ile ilk sırada “Çalışanların becerilerinin geleceğe odaklı kalmasını sağlamak için
dijital eğitim, gelişim ve yeni beceriler öğrenme konularına yatırım yapmak” yanıtı
yer aldı. “Önem arz eden büyük sorunlar (örneğin; iklim değişikliği, ırkçılık veya
artan eşitsizlik) konusunda söz hakkı” yanıtı yüzde 37 ile ikinci, “Çalışanların
akıl ve ruh sağlığına ve mutluluğuna önem vermek” yanıtı ise yüzde 35 ile üçüncü
oldu.
