# Üsler, operasyon için açıldı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/usler-operasyon-icin-acildi-7377h/
- Yayımlanma: 2015-07-24T20:53:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Dışişleri Bakanlığı, hükümetin ABD ve IŞİD’e karşı birlikte hareket edecek koalisyon
ülkelerinin uçaklarıyla insansız hava araçlarının Türkiye’deki üslerde konuşlanmasına
onay verildiğini açıkladı. Açıklamada, Türkiye’nin savaş uçaklarının da operasyonlara
katılacağı “Bahse konu harekâtlarda, tabiatıyla, Türk Hava Kuvvetleri unsurları 
da aynı amaçla görevlendirecektir” ifadesiyle duyuruldu.

Dışişleri açıklaması, Türk savaş uçaklarının Suriye’deki operasyona katılmayacağı
yolundaki tahminleri doğrulamadı. Açıklamada, Adana İncirlik’in yanı sıra başta 
Diyarbakır, Batman ve Malatya olmak üzere, Türkiye’deki bütün üslerde koalisyon 
uçakları ile insansız hava araçlarının konuşlanmasına onay verildiği yolunda bir
kelimelendirme yapılması dikkat çekti. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 
ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “belli bir aşamaya geldiğini” duyurdukları Suriye
sınırında güvenli bir tampon bölge oluşturulması planı hakkında herhangi bir ifadeye
yer verilmedi.

“IŞİD tehdidinin büyümekte olduğu” vurgulanan açıklamada Türkiye’nin içinde olduğu“
yeni işbirliğinin DEAŞ’a yönelik koalisyon harekâtına fark yaratıcı katkılar sağlamasının
beklendiği” vurgulandı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan saat 19.30 sıralarında yapılan yazılı açıklama aynen şöyle:

“Türkiye ve ABD, kollektif savunma ve ulusal güvenlik üzerinde birlikte düşünme 
ve hareket etme tecrübesine sahip iki NATO üyesi müttefiktir.

İlişkilerimizin bu dokusu çerçevesinde, müşterek tehditlere karşı yine müşterek 
çabalarla cevap vermek iki ülke bakımından bir öncelik oluşturagelmiştir.

Bu meseleler, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile ABD Başkanı Obama arasında 22 Temmuz
günü gerçekleşen telefon görüşmesinde olduğu gibi, gerektiğinde devlet başkanları
düzeyinde de ele alınmaktadır.

DEAŞ meselesi Türkiye için öncelikli bir ulusal güvenlik tehdididir. Bu tehdidin
boyutları giderek büyümektedir.

Nitekim, Suruç’ta 20 Temmuz günü 32 vatandaşımızı aramızdan alan menfur terör saldırısının
açtığı yara daha tazeyken, bu terör örgütü 23 Temmuz günü de Elbeyli’deki Hudut 
Karakolunda görevli Türk askerlerine silahlı saldırıda bulunmuş ve bir Astsubayımız
şehit düşmüştür.

Ulusal güvenliğimize yönelik bu tehdit ve saldırılara hakedilen karşılığın verileceği
açıktır.

DEAŞ’ın Türkiye sınırları ve Türkiye’nin güvenliği bakımından arzettiği tehditin
ortadan kaldırılması, bir süredir ABD ile Türkiye arasında yürütülen ortak hareket
egzersizinin önemli bir boyutunu teşkil etmektedir.

Irak ve Suriye’de 10 aydır devam eden Uluslararası Koalisyon harekatlarına Türkiye,
Koalisyon’un bir üyesi olarak, esasen milli imkan ve yetenekleriyle katkı sağlamaktaydı.
Nitekim, ABD’ye ait silahlı insansız hava araçlarının ülkemizde konuşlandırılmasına
dair iznin Sayın Dışişleri Bakanımızca geçtiğimiz Haziran ayı sonunda açıklandığı
hatırlanacaktır.

Türkiye ve ABD, bu sürecin devamı mahiyetinde, DEAŞ’la mücadeleye yönelik mevcut
işbirliğini daha da derinleştirmeye karar vermişlerdir.

Bu çerçevede, Bakanlar Kurulu, TBMM’den 2 Ekim 2014 tarihinde aldığı yetkiye dayanarak,
DEAŞ’a yönelik hava harekatlarına katılan ABD ve tarafımızdan uygun görülecek bazı
bölge ülkeleri de dahil diğer Koalisyon ülkelerinin insanlı ve insansız hava unsurlarının
ülkemizdeki üslerde konuşlandırılmasına onay vermiştir. Bahsekonu harekatlarda, 
tabiatıyla, Türk Hava Kuvvetleri unsurları da aynı amaçla görevlendirecektir.

Esasen, bu sabah itibariyle, jetlerimiz BM Şartı’nın 51. Maddesi uyarınca meşru 
müdafa hakkımıza dayanarak Suriye içindeki belirli DEAŞ unsurlarını hedef almış 
bulunmaktadır.

DEAŞ’a yönelik Koalisyon harekatına fark yaratıcı katkılar sağlaması beklenen bu
yeni işbirliğinin detayları hakkında, operasyonel nedenlerle, bu aşamada bilgi verilmeyecektir.

Ancak, Türkiye’nin güvenliğinin sağlanmasının yanısıra, Suriye içinde öncelikle 
DEAŞ’ın kontrolündeki bölgelerde yaşayanların güvenliğinin kalıcı biçimde sağlanarak
pekiştirilmesi de, hava unsurlarının artan mevcudiyetiyle birlikte, bu işbirliğinden
beklenen doğal sonuçlar arasındadır.

Söz konusu harekatlar, uluslararası hukuk uyarınca icra edilmektedir. Bu doğrultuda,
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne de gerekli bildirimde bulunulmaktadır.” 

 

 
