# Uzmanlardan enerji krizi uyarısı: Asıl şimdi başlıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/uzmanlardan-enerji-krizi-uyarisi-asil-simdi-basliyor-93196h/
- Yayımlanma: 2022-12-19T07:10:32+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Avrupa, [Ukrayna](https://www.borsatek.com/yellendan-ukrayna-aciklamasi-yardimlar-surecek-92967h)
savaşı kaynaklı yaşanan [enerji](https://www.borsatek.com/cinde-elektrik-tuketimi-yuzde-35-artti-93194h)
kıtlığında yaklaşık 1 trilyon dolarlık enerji maliyetiyle sarsılırken son on yılların
en büyüğü olma potansiyeline sahip krizin yeni başlıyor olabileceği değerlendiriliyor.

Avrupa bu kış sonrası Rusya’dan çok az ya da hiç doğalgaz tedarik etmeden gaz rezervlerini
doldurmak zorunda kalacak ve bu durumun tanker taşımacılığında rekabeti yoğunlaştırması
bekleniyor.

Bölge ülkeleri sıvılaştırılmış doğalgaz ithal etmek için daha fazla tesisi devreye
alsa da ABD ve Katar gibi ülkelerin ek üretim kapasitesinden sağlanacağı hesaplanan
doğalgazın 2026 yılına dek hazır olmayacağı ve dolayısıyla pazarın bu tarihe kadar
sıkışık kalması bekleniyor. Bu durum yüksek enerji maliyetlerinde kaçış olmayacağına
işaret ediyor.

### Olağanüstü hal yıllarca sürebilir

Brüksel’deki düşünce kuruluşu Bruegel hükümetlerin sağladığı 700 milyar doların 
üstünde yardım sayesinde işletmelerin ve tüketicilerin zararın büyük kısmından kaçınmasını
sağladığını ancak olağanüstü halin yıllarca sürebileceğinin altını çiziyor.

Ülkelerin faiz oranlarını artırması ve yavaşlayan ekonomilerin resesyon yaşanması
muhtemel görünürken milyonlarca haneye ve işletmeye yapılacak yardımların uzun süre
sürdürülmesi mümkün görünmüyor.

S-RM Danışmanlık Direktörü Martin Devenish konuyla ilgili, “Kurtarma paketleri, 
hibeler gibi tüm faktörleri topladığınızda gülünç derecede büyük bir para ortaya
çıkıyor. Önümüzdeki yıl hükümetlerin bu krizi yönetmesi çok daha zor olacak” değerlendirmesinde
bulundu.

### AB ülkelerinin yarısı belirlenen borç limitlerini aşmış durumda

Avrupa’da hükümetlerin mali kapasiteleri hali hazırda zorlanmaya başladı. Avrupa
Birliği’ne üye devletlerin yarısının borcu birliğin sınır limit olarak belirlediği
Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 60 oranını aşmış durumda.

Bloomberg’in piyasa verilerini derleyerek ortaya çıkardığı 1 trilyon dolarlık miktar,
tüketici ve işletmeler için enerji maliyetlerinin geldiği seviyeye dikkat çekerken
bu rakamın bir kısmı sağlanan yardım programları ile dengelenmişti. Bruegel, Uluslararası
Para Fonu (IMF) tarafından bu ay yayımlanan bir raporda yer verilen talep ve fiyat
artışıyla tahminleriyle benzer bir öngörüye sahip olduklarını belirtiyor.

Geçtiğimiz yaz rekor fiyatlara rağmen yaşanan depoları doldurma yarışı arz üzerindeki
baskıyı şimdilik hafifletmiş görünse de dondurucu havalar bu kış Avrupa’nın enerji
sistemine ilk gerçek sınavını yaşatacak. Alman enerji şebeke otoritesi geçtiğimiz
hafta yeterli gaz tasarrufu yapılmadığı ve tüketim seviyeleri de dahil olmak üzere
beş önemli göstergeden ikisinin kritik seviyeye ulaştığı uyarısında bulundu.

### Tasarruf tedbirlerine rağmen 2023’te arzı açığı 27 milyar metreküp olabilir

Kısıtlı arz nedeniyle işletmeler ve tüketicilerden kullanımlarını azaltmaları istenirken
Uluslararası Enerji Ajansı AB’nin bu yıl gaz talebini 50 milyar metreküp azaltmayı
başardığını açıkladı. Öte yandan bölge Rus arzının sıfıra düştüğü ve Çin LNG ithalatının
2021 yılı seviyelerine döndüğü bir senaryoda 2023 yılı için hala 27 milyar metreküplük
potansiyel bir açıkla karşı karşıya.

İsveç bankası SEB AB Emtia Başanalisti Bjarne Schieldrop, “Gaz arzı mutlak bir ihtiyaç
ve Avrupa’da muhtemelen yaygın şekilde depolama çabalarına şahit olacağız. AB’de
doğalgaz stoklarını doldurmak için yarış başladı” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Komisyonu olası bir arz krizini önlemek için minimum hedefler belirlemiş 
durumda. Buna göre 1 Şubat’a kadar ısınma sezonunun sonuna kadar rezervlerin tükenmesi
ihtimalinden kaçınmak için depolama tesislerinin en az yüzde 45 doluluk seviyesinde
olması öngörülüyor. Kışın ılıman geçmesi durumunda ise hedef yüzde 55 seviyesinin
üzerinde kalmak olarak belirlendi.

### Asya’da soğuk hava ve ekonomik toparlanma rekabeti kızıştıracak

Avrupa’ya LNG ithalatı rekor seviyelere ulaşırken Almanya’da yeni yüzen LNG terminalleri
açılmaya başladı. Hükümet destekli satın almalar sevkiyatların yönünü Çin’den Avrupa’ya
çevirmesine yardımcı olsa da Asya’da mevsimin daha soğuk geçmesi ve Pekin yönetimin
Kovid kısıtlamalarını hafifletmesinin ardından yaşanacak potansiyel bir güçlü ekonomik
toparlanmanın bunu daha da zorlaştıracağı değerlendiriliyor.

China National Offshore Oil’e bağlı Institute of Energy Economics’e göre Çin’in 
2023 yılı için doğalgaz ithalatının bu yıla göre yüzde 7 daha yüksek olacağı hesaplanıyor.
Kamu sahipli şirket gelecek yıl LNG tedarikini güvence altına alma çalışmalarına
başlarken ek kapasite alımları için Avrupa ile doğrudan rekabete girmiş durumda.
Bu yıl Çin’in gaz talebinde yaşanan tarihi düşüşü küresel arzın yaklaşık yüzde 5’
ine karşılık geliyor.

Bununla birlikte Avrupa’nın tek sorunu Çin’den gelecek talep değil. Diğer Asya ülkeleri
de daha fazla gaz tedarik etmeye hazırlanıyor. Bu yıl dünyanın en büyük LNG ithalatçı
ülkesi olan Japonya, hükümetin alımları sübvanse etmesiyle birlikte stratejik bir
rezerv oluşturmayı planlıyor.

### Kamu desteği sürdürülebilir değil

Bu yıl Temmuz ayında 345 euro ile zirve yapan Avrupa vadeli gaz fiyatları sonrasında
megavat-saat başına 135 euro civarına geriledi. Bloomberg Economics Avrupa Başekonomisti
Jamie Rush’a göre fiyatların 210 euroya yükselmesi durumunda ithalat maliyetleri
GSYİH’nın yüzde 5’ine ulaşabilir. Uzmanlar bu senaryonun daha önce öngörülen hafif
resesyonu derin ekonomik gerilemeye dönüştürmeye ve hükümetlerin yardım programlarını
kesmesine sebep olabileceğini belirtiyor.

Yüksek enerji maliyetleri özellikle otomotivden kimyasallara kadar çeşitli ürünleri
ürütmek için uygun fiyatlı enerjiye bağımlı olan Almanya gibi ülkeler için ABD ve
Çin ile rekabet gücü yaşaması anlamına geliyor.

Almanya’da düşük doğalgaz fiyatlarının mucidi olarak bilinen Massachusetts Amherst
Üniversitesi Ekonomisti Isabella Weber önümüzdeki dönemle ilgili, “Enerji fiyatlarındaki
sert artışın potansiyel olarak müthiş siyasi ve sosyal yansımaları olacağı ve Alman
ekonomisinin omurgasında yaşatacağı şok göz önüne alındığında, Alman hükümetinin
müdahale etmesi önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.
