# Hisse senedi piyasasında radikal portföy önerisi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/vanguard-tahvil-agirlikli-portfoy-onerisi/
- Yayımlanma: 2025-08-08T20:39:29+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Yatırım dünyasının devlerinden Vanguard, önümüzdeki on yıl için alışılmadık bir 
[portföy](https://www.borsatek.com/icbc-yatirim-2-hisseyi-model-portfoye-ekledi/)
önerisiyle gündemde. Şirket, yatırımcıların portföylerinin %70’ini tahvillerden,
yalnızca %30’unu ise hisse senetlerinden oluşturmasını tavsiye etti.

![portföy](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/08/vanguard--1024x612.
png)

Bu öneri, yıllardır benimsenen %60 hisse senedi ve %40 tahvil içeren “klasik” portföy
yaklaşımından oldukça farklı ve piyasada şok etkisi yaratmış durumda.

Peki, bu radikal tavsiyenin arkasında yatan nedenler neler?

![model portföy KCHOL](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/02/aciga-
satis_analiz_inceleme_grafik_hisse-1024x681.webp)

Bu önerinin temelinde, hisse senetlerinin mevcut değerlemelerinin aşırı yüksek olduğu
ve bu durumun önümüzdeki on yıl boyunca getiri potansiyelini sınırlayacağı fikri
yatıyor. Aslında bu, Vanguard’a özgü bir görüş değil.

 [Goldman Sachs](https://www.goldmansachs.com/) ve [Morgan Stanle](https://www.morganstanley.com/)
y gibi Wall Street’in önde gelen bankaları da benzer endişeleri bir süredir dile
getiriyor. Uzmanlar, yüksek değerlemelerin, hisse senetlerinin gelecekteki performansına
ilişkin aşırı iyimser beklentileri yansıttığına ve bu beklentilerin karşılanmaması
durumunda risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.

## Portföylerde, tahviller hisselerden daha cazip hale mi geliyor?

![portföy](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/08/hisse-tahvil-1024x602.
jpg)

Vanguard’ın raporunda öne çıkan bir diğer önemli nokta ise tahvillerin artan cazibesi.
Şirkete göre, önümüzdeki on yıl içinde tahvillerin yıllık ortalama %4-5 getiri sağlaması
bekleniyor.

Enflasyon ve riskler göz önüne alındığında, bu getiri potansiyeli, yüksek riskli
hisse senetlerinin belirsiz getirisine kıyasla oldukça cazip hale geliyor. Goldman
Sachs’tan David Kostin, S&P 500’ün 2034 yılına kadar tahvillerin gerisinde kalma
ihtimalinin %72 olduğunu vurguluyor.

Morgan Stanley’den Mike Wilson da benzer bir görüşü dile getirerek, mevcut yüksek
değerlemeler göz önüne alındığında hisse senedi endekslerinin önümüzdeki on yıl 
boyunca reel anlamda negatif bile olabilecek yatay bir getiri sunacağını öngörüyor.

Bu durum, “Neden paranızı risksiz devlet tahvilleriyle aynı veya daha düşük getiri
elde edeceğiniz riskli hisse senetlerine yatırasınız ki?” sorusunu akıllara getiriyor.

## Gelecekteki potansiyel riskler ve fırsatlar

![Hisse senedi piyasasında radikal portföy önerisi Borsatek](https://i2.wp.com/www.
borsatek.com/app/uploads/2025/08/mike-wilson-Morgan-Stanley-1024x497.png)

Her ne kadar yüksek değerlemeler geçmişte düşük getirilerin habercisi olmuş olsa
da, bu durumun her zaman tekrar edeceği kesin değil. Yapay zeka gibi teknolojik 
gelişmelerin piyasada ezber bozan bir etki yaratma potansiyeli bulunuyor.

Ayrıca, önümüzdeki yıllarda yaşanabilecek olası bir değerleme gerilemesi, uzun vadeli
yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak analistler, hisse senedi performansı
ile başlangıç değerlemeleri arasındaki tarihsel korelasyonun göz ardı edilmemesi
gerektiğini belirtiyor.

Vanguard ve benzeri kurumların bu 10 yıllık görünümü, uzun vadede hisse senetlerini
elinde tutmayı planlayanlar için daha az anlam ifade edebilecek spesifik bir zaman
dilimini kapsıyor.
