# Varlık Fonu Türkiye’nin en büyüğü oldu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/varlik-fonu-turkiyenin-en-buyugu-oldu-19603h/
- Yayımlanma: 2017-02-07T14:39:23+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Ağustos ayında 50 milyon lira sermaye ile kurulan Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) 
bünyesine girin kamu şirketi ve taşınmazların sayısı hızla artıyor.

Dün itibariyle 14 şirket ve 2.2 milyon metrekareyi aşan toplam 46 taşınmazın devredildiği
fonun büyüklüğü Savunma Sanayinden üç aylığına aktarılan 3 milyar liralık kaynak
da eklendiğinde 31.3 milyar liraya ulaştı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, fonun 
hedefinin 200 milyar dolar olduğunu açıklamıştı.

Başta Ziraat Bankası, BOTAŞ, Türkiye Petrolleri AO (TPAO) gibi kurumların devredilmesiyle
önceki gün yaklaşık 15.6 milyar liralık kuruluşlar üzerinde söz sahibi olan Türkiye
Varlık Fonu’na (TVF) dün de Türk Hava Yolları’nın (THY) yüzde 49.12’si ile Halkbank’ın
yüzde 51.11 oranındaki hisseleri de devredildi. Savunma Sanayinden üç aylığına aktarılan
3 milyar liralık kaynak da eklendiğinde, toplam Türkiye Varlık Fonu’nun büyüklüğü
31.3 milyar liraya ulaştı. Özelleştirme kapsamında yer alan Denizcilik İşletmeleri’nin
yüzde 49’u, Kayseri Şeker Fabrikası’nın yüzde 10’u ve İzmir Limanı’nın da dün fona
devredildiği öğrenildi.

**THY VE HALKBANK GİRDİ**

Önceki gün Resmi Gazete’nin mükerrer saysıında, fona yapılan devirler açıklanmıştı.
Dün de Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, THY’nin yüzde 49.12’lik hissesi ile Halk
Bankası’nın yüzde 51.11 oranındaki hisselerinin özelleştirme kapsamından çıkarıldığını
ve Türkiye Varlık Fonu’na devredildiğini açıkladı. THY’nin borsa değeri 7 milyar
879 milyon lira. Yüzde 49.12’lik kısma denk gelen kısım da, 3 milyar 860 milyon 
liraya denk geliyor. Halkbank’ın ise borsa değeri 14 milyar 800 bin lira. Halkbank’ın
da yüzde 51.11’lik kısmı Hazine’ye ait olduğu için fon 7 milyar 548 milyon liralık
hisse üzerinde etkili olacak. Türk Telekom da borsada işlem görüyor. Piyasa değeri
ise 19 milyar 390 milyon lira. Yüzde 6.68’lik hissenin karşılığı ise 1 milyar 295
milyon lira. Böylece borsa değerleri açısından Varlık Fonu’na aktarılan şirket hisselerinin
toplamı 12.7 milyar liraya ulaşacak. Söz konusu üç şirketin değeri borsaya açık 
olmaları nedeniyle piyasa değeri üzerinden alınıyor.

**TATİL BELDELERİ DE VAR**

Fona ayrıca toplam büyüklüğü 2.2 milyon metrekareyi aşan toplam 46 taşınmaz da devredildi.
Taşınmazlar, daha çok Kuşadası, Selçuk, Antalya Kemer-Kiriş gibi gözde tatil yerlerinde
bulunuyor. Devredilen taşınmazların en büyüğünü Aydın Kuşadası ve Türkmen’deki 419
bin 453 metrekare büyüklüğündeki taşınmaz oluşturuyor.

**DAHA ETKİN YÖNETİLECEKLER**

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş: “Büyük bazı kamu şirketlerinin
Türkiye Varlık Fonu’na devri ile daha etkin yönetilmeleri amaçlanıyor. Bununla ayrıca
devletin elinde çok etkin bir kaynak olması sağlanmakta. Öyle Düyun-u Umumiye falan
gibi sözlerin de son derece yanlış ve yersiz olduğunu ifade etmek isterim. Varlık
Fonu’nun bizatihi kendisi milli bir kuruluştur, milli bir oluşumdur. Ekonominin 
milli tarafını güçlendirmek için atılan bir adımdır.”

**‘ULUSLARARASI DENETİME AÇIK’**

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cemil Ertem: “Türkiye Varlık Fonu, denetimine tabi olmayacak
gibi spekülasyonlar yapılıyor. Bunlar kesinlikle doğru olmadığı gibi Varlık Fonu,
uluslararası denetime açık bir kurum olacak. Türkiye Varlık Fonu dünyadaki uygulamalarından
farklı. Varlık Fonu, Türkiye’nin mali piyasalarının daha sağlıklı çalışmasını, bankacılık
sisteminin sermaye piyasaları tarafından desteklenmesini sağlayacak. Bu anlamda 
Türkiye’deki blok özelleştirme döneminin kapandığı, milletin varlıklarının tekrar
millete döneceği bir yeni özelleştirme döneminin başladığını söyleyebiliriz. Türk
varlıklarının yurtdışında değerlendirileceği yeni bir dönem göreceğiz. Türk varlıkları
dünyaya açılmış olacak. Bu hiçbir zaman milli varlıklarımızın yabancıların eline
geçeceği anlamına gelmiyor.”

**‘BU VARLIK DEĞİL BORÇLANMA FONU’**

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke: “Kurulan fon, bir
kaynağı, yatırıma dönüştürme fonu değildir. Kurulan fon, kendi üzerine aldığı kamu
kaynaklarını ipotek ederek, yani bizim geleceğimizi ipotek ederek, yeniden borçlanma
mekanizmasıdır. Bu bir borçlanma fonudur, bir varlık fonu değildir. Daha da acısı
ülkenin kurumlarını, devletini, 80 milyonun ortak kaynağını ipotek ettirir ve ne
için kullanacağını dahi söylemez. Yeniden bir borçlanma mekanizması kurar. Bu neye
benziyor biliyor musunuz? Babadan kalma evi ipotek ettirip hayali yatırımlarla batıran
bir evlat gibi Cumhuriyetin emek emek, yıllarca, herkesi dahil ederek inşa etmiş
olduğu, halkın mallarını ipotek edip yandaşlara, batık projelere ve geleceği olmayan
yerlere harcayıp kaynağı tüketmek demek.”

**‘BUNUN SONU DÜYUN-U UMUMİYE’**

CHP Tekirdağ Milletvekili, eski Hazine Müsteşarı Faik Öztrak: “Evde dededen kalan
son gümüşler de hükümetin, bütçe disiplini ve Sayıştay denetiminin dışında tutarak
ve hazine birliği ilkesine açıkça aykırı olarak kurduğu, Hazine-i Hassaya yani özel
Hazineye devredildi. Elde kalan son gümüşleri rehin ederek yeni dış borçlar almaya
çalışacak. Bu borçlar ödenmezse de bir sabah uyandığımızda Mithat Paşa’nın kurduğu
Ziraat Bankası’nın borç veren yabancılara kaptırıldığını göreceğiz. Osmanlıyı çökerten
zihniyet işte budur. Bunun sonu Düyun-u Umumiye’dir.”

**‘2001 KRİZİ ÖNCESİ 40’I AŞKIN FON VARDI’**

Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz: “Demek ki işler iyi gitmiyor, koskocaman
bulvar, cadde varken neden ara sokaklara sapılıyor? Bir sıkıntı olmasaydı, işler
normal gidiyor olsaydı ana bulvarda yürünmeye devam edilecekti. Bulvarda yürümek
demek ki mümkün değil, çünkü hesap soruluyor. Şeffaf olunamıyor ki ara sokaklara
giriliyor. 2001 krizine giden yoldaki taşlar da böyle döşenmemiş miydi? Kriz öncesi
40’ı aşkın fon vardı, ülke ekonomisi için sorunlar yarattı ve bizi 2001 krizine 
götürdü. Bu varlıkları teminat gösterip yurtdışından borçlanılacaksa kaynak girişi
artar ama bunun karşılığı Türkiye’nin dış borç yükümlülüğü de artar.”

**‘ZİRAAT BANKASI TEMİNAT OLACAK’**

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Refet Gürkaynak: “Dünyanın 
birçok ülkesinde kişiler ve devletler için kurulmuş varlık fonları var. Çünkü bu
gelirleri bugünden tüketmek istemiyorlar, gelecek nesillere aktarmak için de fon
kurmuşlar. Ama Türkiye’nin elinde böyle bir gelir fazlası, gelir yaratan bir emtia
ihracatı yok. Elinde böyle bir likidite fazlası olmadığı için de zaten bu fona Ziraat,
TürkSat, Türk Telekom gibi şirketleri aktarıyorlar.

Dolayısıyla Türkiye’nin bir varlık fonuna ihtiyacı yok çünkü elinde petrol, maden
gibi gelir getiren ve gelirinin zamana yayılmak istendiği bir kaynak yok. En iyi
ihtimalle bu fon, Hazine’nin yaptığı işi yapacak veya Hazine’nin parlamento ve Sayıştay
denetimi altında yapamadığı birtakım şeyler yapacak. Varlık fonu, şirket olarak 
borç alabilir, bu durumda teminat göstermesi gerekir. Neyi teminat gösterecek? Ziraat
Bankasını teminat olarak gösterebilecek. Örneğin üçüncü havaalanı için kaynak bulunamadığında
fondaki şirket teminat gösterilerek, borçlanma yapılabilecek. Bu kamu şirketlerinin,
Sayıştay denetimine de tabi olmayarak, teminat olarak kullanılmasını istiyor muyuz,
bunu düşünmemiz gerekiyor.”

**‘FONUN MANTIKLI BİR İZAHI YOK’**

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta: “Fon ters bir mantıkla kuruldu. Petrol veya maden
geliri olan ülkeler bunlardan elde edilen fazla gelirleri gelecek nesillere aktarmak
için bu fonu kuruyor. Biz ise cari açık veren bir ülkeyiz, bu fonu da aslında borçlanmak
için cari açığı finanse etmek için kurdular. KİT’leri satmak için Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı (ÖİB); borçlanmak için de Hazine Müsteşarlığı var. Dolayısıyla neden 
buna ihtiyaç duyulduğunun mantıklı bir izahını bulabilmiş değilim. Çok dikkatli 
olunması lazım. Yabancı fonlar aç kurt gibi bekliyorlar.”

**VARLIK FONU YÖNETİCİLERİ KİMDİR?**

Başkan Mehmet Bostan: Özelleştirme İdaresi Başkanlığını yaparken Varlık Fonu Yönetim
Kurulu başkanlığına getirildi

Üye Yiğit Bulut: Cumhurbaşkanlığı Ekonomiden sorumlu Başdanışmanı

Üye Kerem Alkin: İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi, Sabah Gazetesi Yazarı

Üye Himmet Karadağ: Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı

Üye Oral Erdoğan: Piri Reis Üniversitesi Rektör
