# Vatandaşın dolar talebi neden sürekli artıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/vatandasin-dolar-talebi-neden-surekli-artiyor-47761h/
- Yayımlanma: 2019-10-07T06:59:41+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Türkiye’de ekonomi yönetimi tek haneye düşen yıllık enflasyonu “ekonomideki dengelenme
sürecinin başarısı” olarak yorumlarken, sokaktaki vatandaş ekonomiye olan güvensizlik
nedeni ile dolara hücum ediyor. 
DW’den Aram Ekin Duran’ın haberine göre Merkez 
Bankası verilerine göre, son 1 ayda yurtiçi yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları
3,9 milyar dolar arttı. Son 1 haftalık artış ise 1 milyar doları aştı.

**193,7 milyar dolar ile rekor kırdı**

Merkez Bankası verilerine göre, 23 Ağustos haftasında 1,6 milyar dolar azalarak 
188,9 milyar dolara gerileyen döviz mevduat hesapları, o günden bugüne geçen son
1 ayda hızla arttı. 29 Ağustos-27 Eylül arasındaki 4 haftalık süreçte Türkiye’deki
döviz hesapları 3,9 milyar dolar yükseldi ve 193,7 milyar dolara ulaşarak rekor 
kırdı.

Son 1 yılda, Türkiye’deki döviz hesaplarındaki para yüzde 25,5 artarken, toplam 
mevduatlar içindeki döviz payı ise 2014 yılı başındaki yüzde 33 seviyesinden yıllar
itibariyle artış göstererek 20 Eylül 2019 itibariyle yüzde 50,1’e çıkmış oldu.

**YEP hedefleri kafaları karıştırdı**

Türkiye’de geçen hafta açıklanan Eylül ayı enflasyonu, 26 ay aradan sonra ilk kez
yıllık bazda tek haneye düştü. Böylelikle Eylül 2018’de yaşanan kur krizi ile yüzde
24,52’ye kadar çıkan yıllık enflasyon, Eylül 2019’da baz etkisi ile yüzde 9,26’ya
gerilemiş oldu.  Yıllık enflasyonun tek haneye düşmesini değerlendiren Hazine ve
Maliye Bakanı Berat Albayrak, “ekonomideki dengelenme sürecinin çok başarılı bir
şekilde ilerlediği” açıklaması yaptı.

Ancak özellikle doğalgaz, elektrik ve benzinde birbiri ardına gelen zamlar, enflasyon
hesaplamasına yönelik itirazları artırmış durumda. Sosyal medyada binlerce vatandaş,
TÜİK verilerinin sokaktaki enflasyonu yansıtmadığı görüşünü dile getiriyor. Bununla
birlikte 30 Eylül’de Berat Albayrak tarafından açıklanan ve önümüzdeki 3 yılı kapsayan
Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) yer alan hedefler de kafaları karıştırdı. Bugüne
kadar ithalata dayalı büyüme modelini uygulayan Türkiye’nin 2020-2022 döneminde 
hem yüzde 5 büyüme hem de enflasyon ve cari açıkta gerileme öngörülmesi, pek çok
ekonomist tarafından ‘izahata muhtaç’ olarak değerlendirildi.

**TÜSİAD: “Ekonomiye güven zayıf”**

Ekonomideki güven sorunu, iş dünyası örgütleri tarafından da dillendiriliyor. Son
olarak geçen cuma günü Van’da gerçekleştirilen bir toplantıda konuşan TÜSİAD Yönetim
Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, “Ekonomiye güven henüz zayıf ve yatırım iştahı 
son derece düşük” açıklaması yaptı. YEP’te yer alan hedeflere ulaşmanın ‘oldukça
zor’ olduğunu dile getiren Kaslowski, “Önümüzdeki yıl finansman maliyetlerindeki
gerilemenin talebi bir miktar olumlu etkileyebileceğini düşünüyoruz. Ancak krizin
altında yatan asıl nedenleri ortadan kaldırmadan yüksek büyüme oranlarına tekrar
dönmemiz mümkün görünmüyor” diye konuştu.

Hal böyle olunca, ekonomide ‘kağıt üzerinde’ yaşanan iyileşme sokakta da hissedilmiyor.
Ekonominin henüz düze çıkmadığı düşünen vatandaşlar birikimlerini Türk Lirası yerine
Dolar’da değerlendirmeye devam ediyor.

** “Dolar almak, Türkiye’de kriz dönemi alışkanlığı”**

Ekonomide ‘dolarizasyon’ adı verilen dövize yönelme eğiliminin önümüzdeki dönemde
de devam etmesi bekleniyor. Enflasyondaki gerilemenin kalıcı değil, geçici olduğunu
dile getiren uzmanlara göre, enflasyonun yeniden yükseleceği beklentisi içindeki
vatandaşlar, paralarını dolarda tutmayı sürdürecekler.

Türkiye’de ayılık olarak yayınlanan ekonomi ve finans dergisi Capital’in Haber Müdürü
Şeyma Öncel Bayıksel, “Türkiye’de toplum her zaman bir yatırım aracı olarak doları
güvenli bulur” diyor. Son 1 yılda vatandaşların ekonomideki sorunlar nedeni ile ‘
tramvatik’ bir süreç yaşadığını dile getiren Bayıksel, “Harcama kararları ertelenirken,
vatandaş kriz ortamında geçmişten gelen alışkanlığını sürdürüyor ve dolara yöneliyor.
Geçen yıl dolar alanlar ise dolardaki gerileme nedeni ile zarar etmemek için doların
tekrar yükselmesini bekliyor” diye konuşuyor. 

**“TL mevduat faizlerinin düşmesi de etkili oldu”**

İstanbul Kültür Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın 
ise, enflasyon gerilerken dolara olan talebin artmaya devam etmesinin birkaç nedeni
olduğunu söylüyor. Vatandaşların son 1 yılda 7 TL ile 5,2 TL arasında farklı fiyatlardan
dolar aldığını ve dolarını bozdurmak için farklı fiyat seviyelerini beklediğini 
anlatan Prof. Alçın, “Bununla birlikte Merkez Bankası’nın son 3 ayda yaptığı 750
baz puanlık faiz indirimi, TL cinsi mevduat faizlerinin de düşmesine neden oldu.
Bu da dolara yönelmeyi yeniden artırmaya başladı” diye konuşuyor.

Özellikle ekonomiye olan güven konusunda hane halkının hala olumsuz bir noktada 
durduğuna işaret eden Sinan Alçın, “Hane halkı ekonomiye güven duymaya başlayıp 
harcamalarını artırır ve TL’ye dönmeye başlarsa, ancak o zaman döviz tevdiat hesaplarında
kalıcı bir çözülme görebiliriz” değerlendirmesinde bulunuyor.   
