# Vergi yüzünden Malta’ya kaçanlar, yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye çağırıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/vergi-yuzunden-maltaya-kacanlar-yabanci-yatirimciyi-turkiyeye-cagiriyor-29299h/
- Yayımlanma: 2017-11-12T09:01:53+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

CHP milletvekili Selin Sayek Böke, “Paradise Papers” belgelerinden Başbakan Yıldırım’ın
yakınlarının çıktığına dikkat çekerek, “Vergi ödememek için Malta’ya kaçanlar, yabancı
yatırımcıyı Türkiye’ye çağırınca ne olacak? İşte bu trajiktir” değerlendirmesi yaptı.

Off-Shore’u “şeffaflık istemeyenlerin” kullandığını belirten Böke, “Şu anda derhal
yapılması gereken, hükümetin 2006’dan beri açıklamadığı vergi cennetleri listesini
açıklamasıdır” diye konuştu.

Böke, “Paradise Papers” belgelerinden Başbakan Binali Yıldırım’ın yakınlarının çıktığına
dikkat çekerek, “Vergi ödememek için Malta’ya kaçanlar, şimdi çıkıp yabancı yatırımcıyı
Türkiye’ye çağırınca ne olacak? İşte bu trajiktir” değerlendirmesi yaptı. MASAK’ın
off-shore hesaplarını en önemli kara para aklama yöntemi olarak nitelendirdiğine
dikkat çeken Böke, hükümete Malta dahil, 2006’dan bu yana açıklanmayan “vergi cennetleri”
listesini açıklama çağrısı yaptı. 

Cumhuriyet’ten Ayşe Sayın’a konuşan Böke’nin açıklamaları şöyle:

– ‘Paradise Papers’ olarak adlandırlan belgelerde, kimi faaliyetleri tartışmalı 
olan off-shore şirketlerin kayıtları arasından Başbakan’ın ailesinin de Malta’da
şirketleri çıktı. Malta’da Başbakan Binali Yıldırım’ın oğulları, dayısı ve yeğeniyle
bağlantılı olan toplam sekiz şirket bulunduğu anlaşıldı. Başbakan da bunu yalanlamadı,‘
normal ticaret’ dedi. Bütün bu gelişmeleri siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Normal falan değil… Sayın Başbakan’a normal geliyor olması da normal değil. Bu offshore
mekanizmasının bir vergi kaçırma mekanizması olduğu gerçeğini gizlemeye çalışan 
ve bu arada vatandaşına tuzak kuran anlayışı da itiraf eden bir Başbakanla karşı
karşıyayız. Başbakan şunu söylemiş oluyor: “Bizim imkânımız vardı, biz Türkiye’de
vergi ödememek için vergi cennetlerine paramızı, şirketimizi kaçırdık. Ülkenin vergi
yükünü de emekçiye, üreticiye yükledik.” 2018 yılında hükümet 614 milyar lira vergi
toplamayı hedefliyor. Kim verecek bu vergiyi? Siz, biz, hepimiz ama Başbakan ve 
akrabaları değil…

Öte yandan, kendisi vergi ödememek için Malta’ya kaçanlar, şimdi çıkıp yabancı yatırımcıyı
Türkiye’ye çağırınca ne olacak? İşte bu trajiktir.

_**– Bütün ülkelerin yaşadığı bir sorun mu bu? Türkiye’ye özgü ayrıca kritik bir
sorun taşıyor mu bu son ortaya çıkan gelişme?**_

Elbette taşıyor. Amerika’nın Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu bir ay önce bir çalışma
yayımladı. Dünyadaki millî gelir içinde yaklaşık yüzde 10’luk bir off-shore yatırım
var. Yani kelimenin yatırım olduğuna bakmayın, oralara servetlerini taşıyorlar. 
Dünyadaki oran yüzde 10 ama Türkiye’de bu oran yüzde 20’ye yakın. Belgelerden de
öyle anlaşılıyor ki, o yüzde 20’nin de önemli bir kısmını iktidar üyeleri ve yakınları
ile yandaş sermaye temsilcileri oluşturuyor.

_**Onlar da vergi verecek mi?**_

Türkiye’ye özgü kritik noktalara dönelim bir de… Son torba yasada “vergiye gönüllü
uyumun arttırılması amacıyla” birtakım düzenlemeler getirileceği söylendi. Acaba
iktidarın bakanları, başbakanı, akrabaları da gönüllü bir biçimde bu uyumu sağlamayı
mı seçecek, yoksa gönüllü bir biçimde kendi ülkesine vergi ödememek için offshore’a
para kaçırmaya devam mı edecek? Yine torba yasada MTV, internet vergisi, kira geliri
vergi artışı, kurumlar vergisi artışından elde edilmesi öngörülen vergi gelirini
daha da arttırmaya dönük bir adım atıp, vergi kaçırma bölgelerine giden bu iktidarın
başbakanı ve akrabaları ülkemize dönüp vergi verecek mi? Torba yasada, “mükelleflere
verilen hizmetlerin elektronik ortama taşınması ve vatandaşların vergi dairelerine
gitmeksizin iş ve işlemlerini elektronik ortamda yapabilmesi, ayrıca kayıt dışılıkla
mücadelede etkinliğin artırılması için elektronik ticaretin kavranmasına yönelik
gerekli düzenlemeleri yapma” konusunda Maliye Bakanlığı’na yetki veriliyor. Bu yetkiyi
Maliye Bakanı, Başbakan ve akrabalarının aleyhine de olsa kullanabilecek mi? Yoksa
bu yetki, tersine mi kullanılacak?

**Kara para boyutu da var**

_**– Off-shore hesaplar neden tercih edilir, kimler tercih ediyor?**_

Vergi cennetlerinde genellikle, kendi ülkelerinde vergi ödemek istemeyen, yasadışı
kaynaklardan sağladıkları kazançları gizleyen, kara para aklayan, gelir ve servet
bilgilerinin ortaya çıkmasından kaçınan, özetle şeffaflık istemeyenler… Yani verilemeyecek
bir hesabı bulunanlar tercih ediyor.

_**– Amaç temel olarak sadece vergi ödememek değil o zaman…**_

Büyük oranda vergiden kaçma. Ama demin de söyledim ya mesele sadece vergi değil.
Çok küçük bir oranla, iş ortaklarından, alacaklılardan kaçma gibi kişisel kaçmalar
var. Ama asıl önemlisi, kara para aklama… Şu biliniyor, Türkiye’de off-shore daha
çok “vergi kaçırma” veya “vergiden kaçınma” ile paravan şirketler vasıtasıyla “kara
para aklamak” amacıyla kullanılan başlıca yöntemlerden biri. Bunu biz söylemiyoruz
MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) söylüyor. MASAK detaylarıyla off-shore’u, 
en önemli kara para aklama yöntemlerinden biri olarak sayıyor ve nasıl yapıldığını,
Türkiye açısından neden çok büyük bir risk olduğunu anlatıyor. Kurumun resmi web
sitesinde anlatılıyor, herkes görebilir.

_**– Türkiye’de bu off-shore şirketlerle ilgili hiçbir yasal düzenleme yok mu?**_

Tabii ki var. Türkiye de resmi olarak, yıllardır dünyayla birlikte, bu vergi cennetlerine
ve off-shore sisteminin verdiği kayba karşı bir mücadele içinde. Hatta 2006 yılında
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30/7 maddesinde, vergi cenneti olan ülkelerde “yerleşik
olan veya faaliyette bulunan şirketlere yapılacak her tür ödemeden yüzde 30 vergi
kesintisi yapılacağına” ilişkin bir düzenleme var. Ama tek bir kuruş vergi kesintisi
yapılmadı. Neden? Çünkü Bakanlar Kurulu, 2006 yılından bu yana vergi cenneti sayılacak
yerlerin listesini ilan etmedi, açıklamadı da ondan. Yani bir yasa hükmü var, yürürlükte.
Ama uygulaması Bakanlar Kurulu tarafından bir biçimde engellenmiş oluyor. Bakanlar
Kurulu bugün bu listeyi açıklasa bu off-shore kaçaklarından vergi kesilecek. Bugün
Sayın Binali Yıldırım’ın başkanlığında toplanacak bir Bakanlar Kurulu’nun bunu ilan
etmesi beklenebilir mi? Diyelim oldu ya ilan etti, bu listede Başbakan’ın akrabalarının
8 tane off-shore şirketinin bulunduğu ortaya çıkan Malta, bu listede olur mu? Allah
aşkına, Paradise Papers çıkar çıkmaz “bu konuyu araştırın” diyen Başbakan’ın kendi
partisi AKP daha bu hafta bu konuda verilen araştırma önergesini Meclis’te reddetti.
Gerisini siz düşünün.Yani işte o kadar derin, ama bir o kadar da açıkta olan bir
sorun ki bu. Meşruluk sorunu, yasal sorunlar, ahlak sorunu, zaten temel sorunlar.

_**– Bu gerçeklerin ortaya çıkmasının ardından, Türkiye’de nasıl bir gelişme beklemek
gerek?**_

Cumhuriyet Gazetesi sayesinde tüm Türkiye bu gerçekleri öğrendi. Şimdi ne olacak?
Başbakan’ın açıklamalarına itibar edilemez, bunun ortaya çıkmasıyla herhangi bir
mahcubiyet belirtisi göstermemesi onun ve partisinin ayıbıdır. Ama ayıp deyip geçmeyeceğiz
şüphesiz. Şu anda derhal yapılması gereken, Bakanlar Kurulu’nun 2006’den beri açıklamadığı
vergi cennetleri listesini açıklamasıdır ve bu listede Malta da olmalıdır. Derhal
bu ülkelerde faaliyet gösteren şirketlerle ilgili gerekli vergi işlemleri yapılmalıdır.
Ama öte yandan bu rezalet nedeniyle Başbakan Binali Yıldırım’ın derhal istifa etmesi
gerektiği de açıktır.
