# Virüs testleri ayrıcalıklı insanlara yapılıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/virus-testleri-ayricalikli-insanlara-yapiliyor-55443h/
- Yayımlanma: 2020-08-26T15:41:23+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Prof. Dr. Bengi Başer, Koronavirüs ile mücadeleye ilişkin kritik bilgiler verdi.
Başer, testlerin vatandaştan çok ayrıcalıklı gruplara yapıldığına kendilerinin de
şahit olduğuna dikkat çekti. Salgının sonbaharda çok çılgın bir şekilde artış göstereceğine
de işaret eden Başer, okulların 21 Eylül’de açılması ile ilgili de önemli değerlendirmelerde
bulundu.

Birçok ülkede kontrol altına alınan Koronavirüs vakaları yeniden artışa geçti. Bu
ülkeler arasında Türkiye de var. Peki bu artışın nedeni rehavet mi? Virüs mutasyona
uğradı mı? Testler vatandaşlara değil ayrıcalıklı gruplara mı yapılıyor? Okullar
açılmalı mı? 65 yaş üstü vatandaşlara kısıtlamalar gerekli mi? Aşı çalışmaları ne
durumda? Özel bir hastanenin Kardiyoloji Bölümünden Prof. Dr. Bengi Başer, pek çok
sorunun yanıtını Sözcü’den Ömrüm Kara’ya açıkladı: 

**“Testler ayrıcalıklı gruplara yapılıyor”**

Testlerin halktan ziyade siyasiler, siyasilerin organizasyonlarına katılacak kişiler
ve futbolcular gibi belirlenen bazı ayrıcalıklı gruplara yapıldığına ilişkin iddialarla
ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Başer, şunları söyledi:

“Bunlar ne yazık ki doğru. Bizler de şahit oluyoruz. Keşke olmasa. Bizim istediğimiz
şudur; toplumdan da alınacak testlerin yanında en önemlisi bulaştırıcı olma ihtimali
yüksek olan kesimlere düzenli test yapılması.

Mesela biz sağlık çalışanları, toplu taşıma sürücüleri, bankacılar, market çalışanları
gibi sürekli insanlarla iletişim halinde olan kesimler. Mesela turizm de bunun içine
dahil edilebilir. Ki ne kadar test yapıldı otellerde çalışanlara bilmiyoruz.

Biraz daha şeffaflığa ihtiyaç var. Tekrar edilen testlerin sayısı pek bir anlam 
ifade etmiyor. Yapılan test sayısından ziyade test yapılan kişi sayısı ve test yapılan
grupların açıklanması önemli. Testlerin son dönemde artışı güzel bir şey, ama bu
artışın daha dengeli ve dediğim kesimlere yoğunlukla yapılması bizi daha nitelikli
test yapan bir ülke haline getirecektir.”

**“Vaka sayıları arasında çelişkiler var”**

Vaka sayıları ile ilgili Sağlık Müdürlüklerinden farklı, valiliklerden farklı, Türk
Tabipler Birliği’nden farklı rakamlar geldiğini anlatan Başer, “Mesela Ankara’da
sadece günlük binlerin üzerine çıkan vaka sayılarından bahsediliyor. Hastaneler 
dolu deniyor. Güneydoğuda, Konya’da meslektaşlarımız var, onlardan da bilgi geliyor.
Ama resmi açıklama olarak da Sağlık Bakanlığını baz almak zorundayız.

Tabi tüm bunları birleştirdiğimizde bir çelişki çıkıyor ortaya. Bilmiyorum bu nasıl
çözümlenecek. Belki şehir şehir veriler ortaya konabilir. Hatta keşke hastane hastane
verileri ortaya koysak şeffaf bir biçimde, bir çok ülkenin yaptığı gibi” ifadelerinde
bulundu.

**“21 Eylül okulla için erken bir tarih”**

Okulların açılmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Başer, seyreltilmiş kademeli
bir eğitim planlaması yapılması gerektiğini söyledi. Ancak var olan şartlarda 21
Eylül’ün erken bir tarih olduğuna dikkat çekti. Başer, şunları kaydetti:

“Bizde kaç derslik var? Kaç devlet okulu kaç özel okul var? Hangi şartlar ayarlanabilir?
Hangi sınıfa kaç çocuk alınabilir? Aslında bu veri tabanı oluşturularak analizlere
göre hareket edilebilirdi. Özel okullar bir takım konularda öncülük yapabilirdi.
Kardeş okullar seçilebilirdi.

Malum devletin ayırdığı pay çok yüksek değil milli eğitime. Onun için bu okullarda
yapılabilecek şeyler çok sınırlı. En merkezi yerlerde bile hijyenden yoksun pek 
çok devlet okulu görebiliyorsunuz. Tuvaletlerin bu anlamda bulaşıcı olduğu biliniyor
ama bu anlamada neler yapıldı bilmiyoruz.

İyi bir planlama için önümüzde kocaman bir yaz vardı. Ama bu ne kadar yapıldı bilmiyoruz.
Şimdi çok hızlı bir şekilde bir şeyleri idare etmeye çalışıyoruz ama 21 Eylül’ün
erken bir tarih olduğunu düşünüyorum.

Eğer açılacaksa belli bir sistem oturtulmalı, sınıflar ve hasta sayılarına bakarak
günlük ne oluyor analiz edilmeli. Günlük düzenli testler yapılmalı. Tüm bunlara 
rağmen okullarını açan İsrail, Avusturalya, ABD, Çin, Almanya, Güney Kore’de vakalar
artınca tekrar okulları kapattılar, karantinalara başladılar. Biz korkulu rüya görmemek
için en güzeli en baştan kontrollü gidelim. Testleri arttıracağımız bir süreci oluşturalım.”

**“Salgın sonbaharda çılgın bir artış gösterecek”**

Salgını seyri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Başer, sonbaharı işaret etderek,“
Görünen köy kılavuz istemez. Çok zeki olmamız da gerekmiyor. Gerek Dünya Sağlık 
Örgütü gerek epidemiyologlar, bilim insanları olarak bizler diyoruz ki, bu salgın
sonbaharda çok çılgın bir artış gösterecek. Vaka sayıları daha da artacak. Sebebi
ise mevsimsel griplerin ifluenza başta olmak üzere artması, soğuk havalarla birlikte
kapalı ortamlarda bulaş riskinin fazlalaşması. Dolayısıyla bütün bunları yaptıktan
sonra doğru dürüst okulları açalım. Onun için ben bu sonbaharın bütün bunların yapılması
için biraz erken olduğuna inananlardanım” diye konuştu.

**“Seçimlerdeki ögütlenmeler gibi örgütlenilmeli”**

Başer, halen sokağa çıkmalarında kısıtlamalar bulunan 65 yaş ve üstü vatandaşların
durumuna da dikkat çekti. Yaşlıların evde tutularak risklerden korunamayacağını 
anlatan Başer, şu ifadelerde bulundu:

“Çünkü en büyük etkileşimler ve kümelenmeler ev ortamlarında oluyor. Evde tutmak
yerine belli saatleri ayırıp şu şu saatlerde banka market alışveriş merkezi ve saire
bu gruba aittir diyebilirsiniz. Bakın batıda bir sürü ülke bunu yapıyor. Ya da muhtarlıklarla
hatta gerekirse apartman yöneticilerine kadar birlikte çok güzel bir örgütlenme 
yapabilirsiniz.

Biliyorsunuz biz seçim zamanlarında çok güzel örgütleniyoruz, muhtarlarımızın hepsini
kullanıyoruz. Bu zamanda da kullanalım biz onları. Güzelce mahallerimizi örgütleyelim.
İnanın olur bu. Sadece 65 yaş üstünü eve kapatmak olmaz. Adil olmak gerek. Çoğu 
dar gelirli insanlar, emekli insanlar. Çoğu akşam pazarına gidiyor daha ucuza gıda
alabilmek için.

Herkesin çoluğu çocuğu yok ki. Yalnız olanlar, yardım edeni olmayanlar da var. Bu
şekilde sivil itaatsizliğe yöneltirsiniz insanları. Ki o grup herkesten daha çok
dikkatli ve biz haksızlık yapıyoruz o gruba.”
