# Vodafone Türkiye CEO’su Aksoy: Baz istasyonlarının yarısı yıkıldı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/vodafone-turkiye-ceosu-aksoy-baz-istasyonlarinin-yarisi-yikildi-95144h/
- Yayımlanma: 2023-02-15T15:04:02+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Vodafone](https://www.borsatek.com/yunanistanda-gsm-operatorleri-turkiye-ile-iletisimde-ucreti-kaldirdi-95002h)
Türkiye CEO’su Engin Aksoy Türkiye’de 10 ili etkileyen deprem felaketi sonrası operatörlerin
etkin çalışmaması konusunda açıklamalarda bulundu.

[Bloomberg HT](https://www.bloomberght.com/vodafone-2325309)’nin sorularını cevaplayan
Aksoy, baz istasyonlarının binalar üzerinde olmasının gerektiğini ayrıca bölgedeki
elektrik kesintisinin de baz istasyonlarının çalışmasını engellediğini, kesintilerde
kullanılan jeneratörlerin dayanma süresinin 4 saat olduğunu belirtti.

Aksoy’un konuşmasında öne çıkanlar şöyle;

Yüzyılın en büyük trajedisini yaşıyoruz. Biz de 27 çalışma arkadaşımızı kaybettik
onlara da rahmet diliyorum. Ulus olarak gerçekten de çok büyük acı içindeyiz. Böyle
bir durumda iletişim çok kritik. Neler yaşandığını ben sizlerle paylaşmak istiyorum…

Tüm operatörler olarak bölgede 8 bin 900 istasyonumuz var. Vodafone olarak 3 bin
50 baz istasyonumuz var. Baz istasyonları kule ve bina üstü olmak üzere iki türdür;
kule baz istasyonları genelde yol kenarlarında veya yüksek tepelerde gördüğümüz 
nüfus yoğun olmayan alanlarda kullanılan kule istasyonlarıdır. Bu istasyonların 
hiçbirisi yıkılmadı. Bizim bölgedeki istasyonlarımızın yarısı kule istasyondur. 
Bina üstünde olan baz istasyonlarımızın önemli bir kısmı yıkıldı veya hasar gördü.

### “Bina üzerindeki istasyonlar ya yıkıldı ya da hasar gördü”

Peki “Neden bina üzerine yapıyoruz?” sorusu çok geliyor, GSM teknolojileri gereği
baz istasyonları binaların üzerinde bir örümcek ağı gibi bir arı peteği gibi birbirlerini
görmek zorunda ve nüfus yoğunluğu alanda kapsama bina üstündeki teknolojilerle ve
baz istasyonları ile olabiliyor. Bütün dünyada bu böyle Japonya’da da Endonezya’da
da Amerika’da da yani deprem riski yüksek olan ülkelerde de baz istasyonları da 
binaların üzerinde olmak durumunda.

Bina üzerindeki baz istasyonları ya yıkıldı ya da hasar gördü. Üç ilde 500’den fazla
baz istasyonu ağır hasar gördü yıkıldı veya kullanılmaz hale geldi birinci sebebi
budur. İmar kanunlarına göre 5809 no’lu Elektronik Haberleşme Kanuna göre ruhsatları
alınarak buralara yapılıyor. Binaların yüksek olmadığı yerlerde elektrik direkleri
gibi alanlar da baz istasyonları olarak kullanılabiliyor ancak nüfusun çok yoğun
olduğu yapılaşmanın yoğun olduğu yerlerde maalesef GSM teknolojileri gereği dediğim
gibi dünyanın her yerinde baz istasyonları binaların üzerinde olmak zorunda.

### “Baz istasyonlarındaki jeneratörlerin dayanma süresi 4 saat”

Baz istasyonlarındaki elektrik kesintisinin aksamalara sebep olduğunun altını çizen
Aksoy, “Tüm baz istasyonları elektrikle çalışıyor ve bölgede böyle bir afet durumunda
elektrik kesintisi oldu. Elektrik kesintilerinde baz istasyonlarında jeneratörlerin
devreye sokuyoruz ancak jeneratörlerine dayanma süresi 4 saat bunun daha üstü yok
daha büyük jeneratörler var ama bunlar baz istasyonları desteklemiyor. Baz istasyonu
destekleyen jeneratörler kapasitesi 4 saat ve her 4 saatin sonunda istasyonlarına
yakıt takviyesi yapılması gerekiyor. Böyle büyük bölgede böyle büyük bir yıkım da
lojistik zorluklar da ortaya çıkıyor bölgede 450 tane arkadaşımız ilk günden itibaren
sahada çalışıyor hem yakıt takviyesi yapmak için hem bölgedeki baz istasyonlarına
onarmak için” diye konuştu.

### “İstasyonların kent içinde bina üzeri olması iletişime zarar verdi”

Mobilize ekiplerin deprem sonra bölgeye sevk edildiği bilgisin veren Aksoy, şöyle
devam etti:

“Bir kule baz istasyonu 35 kilometrelik alanda kapsam sağlayabiliyor ama şehir içindeki
baz istasyonları nüfus yoğunluğu bölgelerde en fazla 1 km gidebiliyor bazı durumlarda
200 metreyi düşüyor dolayısıyla bu baz istasyonları birbirini görebilecek şekilde
şehirde binaların üzerinde olunca iletişim kesintisine sebep oldu. İlave olarak 
yapılabilecek mobil baz istasyonları var. Deprem protokolü gereği deprem olduğu 
andan itibaren bizim altyapı operasyon merkezimiz ayağa kalkıyor. Bölgedeki çalışma
arkadaşlarımızın da zarar görme ihtimali olduğu için bölge ekipler mobilize ediliyor
ve istasyonlar bölgeye sevk edildi.

Üç operatör olarak ilk anda 241 tane istasyon bölgeye gönderildi bunların ortak 
olarak kullanılmaya da başlandı ancak orada da bir zorluk vardı lojistik zorluklar
bölgeye ulaşım gerekli noktalara ulaşılması ve elektrik sorunu olduğu elektriğin
stabil bir şekilde bulunması veya jeneratörlerin sürekli yakıt takviyesi yapılması
gerekiyor.

### “Dört şeye ihtiyaç var: Elektrik, yakıt, kritik personele geçiş önceliği ve riskli binaların önceden bildirilmesi”

Belli protokollere uyularak baz istasyonlarının kurulduğunu belirten Aksoy, “Biz
sektör olarak regüle edilen bir sektörüz. Hem normal zamanda hem de afet zamanında
bir protokol var ve bu protokole göre regüle edilen bir sektör bunun dışında afet
programlarına uçtan uca değerlendirmek lazım.

Herhangi bir depremde bizim dört tane şeye ihtiyacımız var; birincisi elektrik önceliği,
ikincisi yakıt önceliği, üçüncüsü kritik personelimize geçiş önceliği, dördüncüsü
de riskli binaların önceden bildirilmesidir.

Türkiye’de afet koordinasyonunu yapan kurumlarda her türlü bilgi var. Tabii buna
göre imar kanuna göre ruhsat aldığımız kamu otoritelerinin verdikleri ruhsat üzerinde
faaliyet gösteren Türkiye’de üç operatörle birlikte bizim tüm baz istasyonlarımız
5 binden fazla, bunların hepsi ilgili kurum tarafından ruhsatlandırılan ve imar 
izni oturma açık iskan olan yerlerdeki baz istasyonlarıdır.

Türkiye genelinde kendi şirketim için söyleyeyim yüzde 50’si kule yüzde 50’si ise
bina baz istasyonudur.” 

### “Afet durumunda internet tabanlı servisler kullanılmalı”

Afet bilinçlendirmesinin çok önemli olduğunu söyleyen Aksoy “Hemen anında internet
tabanlı servisleri kullanmaya başlamalıyız. Mesajlaşmalarımızı ve aramalarımızı 
whatsapp gibi internet tabanlı servisler üzerinden vermemiz gerekiyor. Bu data tüketimini,
baz istasyonlarındaki trafiği azaltıyor, iletişimi daha mümkün hale getirmiş oluyor.
Bunun yanında tabii ki ihtiyaç halinde ve gerektikçe kullanmamız gerekiyor” dedi.

Aksoy “Güneş enerjisi baz istasyonlarında şu anda da kullanılıyor. Öte yandan baz
istasyonlarının, binaların hepsinin üstüne solar enerji panelleri kurmak çok mümkün
değil. Biz şu anda Türkiye’de tüm enerjimizi yenilenebilir enerji kaynaklarından
kullanıyoruz; ama az önce bahsettiğim koşullarda, yıkım durumunda bu panellerin 
de kullanımı çok mümkün olmuyor. Mahalle tamamen çökmüş, mahallenin üzerindeki tüm
baz istasyonları çökmüş. O mahalleye uzaktaki bir baz istasyonundan sinyal getirmek
çok zor. Orayı mobille çözebiliyoruz ve o bölgelere mobil takviyesi yapıldı; ama
bu o kadar büyük bir hasarı kapatmak kolay değil” şeklinde konuştu.

### “Tüm ülkede şebeke çökme riski doğabilir”

Aksoy operatörler arasında ortak altyapı kullanımının mümkün olup olmadığına dair
soruya “Türkiye’de herhangi bir operatörün müşterisisiniz. Yurt dışına gittiğinizde
o operatörden değil aynı sim kartınızla yurtdışındaki anlaşmalı operatörden hizmet
almaya başlıyorsunuz. Türkiye’de de bu uygulansa, yani A operatörünün olmadığı yerde
o hat anında B operatörüne geçebilir. Bu teknoloji olarak mümkün. Ama bu GSM teknolojilerinin
çekirdek şebekesini etkileyebilecek bir şey. Buradaki risk tüm ülkede şebekenin 
çökmesidir. Bir operatörün eğer çekirdek şebekesi ortak altyapı kullanım sırasında
hata verirse domino etkisi ile diğer iki operatörü de çökertmiş oluyor. Benim şahsi
görüşüm ve kurum olarak görüşüm bu riskin alınması gerektiği yönündeydi; ama farklı
görüşlere de bir yandan hak da veriyorum. Bu küçük bir risktir; ama vardır” şeklinde
cevap verdi.

Aksoy sözlerine şöyle devam etti:

“Bizim 4 tane ihtiyacımız var: Elektrik önceliği, yakıt önceliği, personel geçiş
önceliği ve varsa riskli bina potföyünün paylaşımı. Mümkün olduğu kadar ortak altyapıların
oluşturulması gerekliliği var. Afet anında da ilk andan itibaren 3 operatör ilgili
regülatör kurumla beraber ve ilgili bakan yardımcısının liderliğinde sürekli çalışıyoruz.

Şu anda çok nüfus yoğun bir bölgede benzeri bir yıkım olduğunda baz istasyonları
yine yıkılacaktır, elektrik yine verilemeyecektir. Baz istasyonları binaların üzerinde
olmak zorunda. Uygun alanlar olsa daha fazla kule kurulabilir. Öte yandan kule kurmak
da kolay olmuyor. Kimse mahallesine kule kurdurmak istemiyor. Yerel yönetimlerin
de halktan dolayı tepkisi var. Bunları da konuşmamız lazım. Bizim bölgede 3 bin 
50 tane baz istasyonumuz var. Yarısı kule ve bir tanesi bile yıkılmadı. Elektrik
olmayan yerlerde çalışmayanlar oldu; hasar görenler oldu az miktarda ama bunlar 
onarılabildi. Bina üzerinde olunca böyle bir şehir yapısı olunca ise yapacak bir
şey kalmıyor. Olası bir depremde bunların tekrar yaşanmaması için elektriğin anında
sağlanabilmesi lazım, yakıt önceliğinin anında verilmesi lazım, personele geçiş 
önceliği verilmesi lazım, riskli bina olduğunu bugün biliyorsak eğer bunların paylaşılması
lazım ki biz oralara baz istasyonu koymayalım.

Kamuoyunun tepkilerine saygı duyuyor ve hak veriyorum. Umarım bundan sonra uçtan
uca hep beraber daha iyi hizmet edebiliriz.”
