# Wikileaks’in ‘Clinton belgeleri’nden Erdoğan çıktı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/wikileaksin-clinton-belgelerinden-erdogan-cikti-15584h/
- Yayımlanma: 2016-10-09T19:54:07+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Wikileaks, ABD Başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti’nin adayıHillary Clinton’ın
seçim kampanyasının başkanlığını yürüten John Podesta’ya ait aralarında Türkiye,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdogan’la da ilgili 2 binin üzerinde elektronik postayı yayınladı.
Podesta’ya bu yıl içinde kıdemli diplomat Stuart E. Eizenstattarafından gönderilen
bir e-postada “Erdoğan’ın basına, muhaliflere baskı yaptığı, ülkeyi sivil bir çatışmanın
eşiğine götürdüğü kaygısı” dile getiriliyor.

**İslamcı çizgi**

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Podesta’ya ait olduğu öne sürülen e-posta hesabı
2008-2016 yılları arasını kapsıyor. Mailler arasında Clinton’ın sağ kolu, kampanyasında
dış politika danışmanı olarak görev yapan Jake Sullivan’a, ABD’nin AB nezdindeki
eski büyükelçisi, kıdemli diplomat Stuart E. Eizenstat tarafından gönderilen 17 
Ocak 2016 tarihli de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adının geçtiği bir e-posta da yer 
alıyor. Metinde, Eizenstat’ın ABD Savunma Bakanı Ash Carter ile yaptığı Savunma 
Politikası Kurulu toplantısının özeti aktarılıyor. Savunma Politikası Kurulu, Savunma
Bakanlığı’na danışmanlık yapıyor. Eizenstat, iki günlük toplantıda istihbarat servislerinden,
Türkiye’de görev yapmış dört ABD büyükelçisinden ve üç akademisyenden görüş aldıklarını
belirtiyor. Erdoğan’ın Türkiye’yi daha İslamcı bir çizgiye çektiğinin iddia edildiği
e-postada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Başbakan” olarak bahsedilmesi ise dikkat çekiyor.

**Tek karar mekanizması**

Erdogan’ın bağımsız gazeteciler, muhalif politikacılar, askerler gibi kendi görüşlerine
katılmayanlara baskı yaptığı belirtilirken son seçimlerden zaferle ayrıldıktan sonra
PKK ile müzakereleri bitirdiği ve “ülkeyi sivil bir çatışmanın eşiğine götürdüğü”
endişesi ifade ediliyor. “Kabinesi” zayıf olan Erdoğan’ın önemli konularda tek karar
mekanizması olduğu kaydediliyor. Erdoğan ve ABD’nin önceliklerinin farklı olduğuna
değinilirken Washington’ın amacının IŞİD ile mücadele olduğu, Erdoğan’ın ise PKK
ve bağımsız bir Kürt devleti tehdidiyle mücadele ettiği, PKK ABD’nin terör listesinde
olsa da Washington hükümetinin Türkiye’nin güvenlik endişeleri ile yeterince ilgilenmediğine
inandığı aktarılıyor. Türkiye’nın sınırlarındaki kaosa dikkat çekilen mailde Cumhurbaşkanı’nın
İran/Rusya/Suriye/Kürt ekseninden çekindiği, bunun yanı sıra ekonomik büyümenin 
yavaşlaması, borçlar ve Türkiye’nin NATO üyeliğinin ABD’ye bir koz sağladığı belirtiliyor.

İsrail ile yeniden yakınlaşmanın nedenlerinden birinin Erdoğan’ın yalnız bırakıldığından
kaygının olduğu, bu endişenin ABD tarafından Erdoğan’ın Batı’ya yaklaşmasını sağlamak
için kullanılabileceğine dikkat çekiliyor. 17 Ocak tarihli e-postada Rus jetinin
düşürülmesi (24 Kasım 2015) ve Suriye’ye tankların gönderilmesi (2015-Süleyman Şah
Türbesi’nin taşınması süreci) provokatif hareketler olarak değerlendirilirken Türkiye’nin
NATO üyesi olması açısından ABD’yi de sorunların içine çekebileceği kaydediliyor.
Erdoğan’ın ABD’nin Türkiye’ye, Türkiye’nin ABD’ye olduğundan daha çok ihtiyacı olduğunu
düşündüğü aktarılırken bu problemle baş etmenin yolu olarak Türkiye’nin ekonomik
problemlerinden ve güvenlik tehditlerinden faydalanılması öngörülüyor.

**Kissinger: Batı yanlısı olması fantezi**

Bazı akademisyenlerin Erdoğan’ın Batı yanlısı bir çizgiden daha otoriter, İslamcı
bir yöne kaymasının Türkiye’nin AB’ye giriş müzakerelerinin sona ermesi olduğunu
düşündüğü, ABD’nin eski dışişleri bakanı Henry Kissinger’ın, Erdoğan’ın Batı yanlısı
bir çizgiye geleceğini düşünmenin “fantezi” olacağı görüşünde olduğu aktarılıyor.
Buna rağmen e-postada Erdoğan’la ortak güvenlik endişeleri nedeniyle müzakere edilebilecek
ortak alanların halen bulunduğu da vurgulanıyor. Erdoğan’ın çözüm süreci için teşvik
edilmesi gerektiğini belirten Stuart E. Eizenstat bunun da yalnızca ABD’nin PKK 
şiddetine karşı daha sert bir tutum takınması ile olabileceğinin altını çiziyor 
ve Türkiye’deki nüfusun yüzde 45’inin halen Batı yanlısı bir çizgide olduğunu vurguluyor.
Podesta yüzlerce lobi şirketinin faaliyetlerini yürüten Washington siyaet sahnesinin
önde gelen isimlerinden. Clinton ailesine oldukça yakın Podesta, 1998-2001 yıllarında
Clinton’un eşi, eski başkan Bill Clinton’ın özel kalem müdürü olarak çalışmıştı.
İlgili olduğu lobi şirketleri arasında Gülen bağlantılı Ortak Değerler için İttifak
da var.
