# Yabancı çıkışı zirvede

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yabanci-cikisi-zirvede-7150h/
- Yayımlanma: 2015-07-02T10:17:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Yabancı yatırımcının 19 Haziran haftasında hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi(
DİBS) çıkışı haftalık bazda 874.2 milyon dolar oldu. Yılbaşından beri yaşanan toplam
çıkış ise 4.7 milyar dolar oldu. Merkez Bankası’nın piyasa fiyatı ve kur etkisinden
arındırılmış verilerine göre yurt dışında yerleşik kişiler önceki hafta net 109,3
milyon dolarlık hisse senedi ve 764,9 milyon dolarlık DİBS sattı.

Son 5 haftadır net satış gerçekleştiren yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku
3,5 senenin en düşüğüne gelirken yabancıların Türkiye’den son 10 yılın en hızlı 
para çıkışını yaptığı belirtiliyor.

Yabancının bu yıl Türkiye dahil gelişmekte olan ülke varlıklarından çıkışında Fed’in
faiz artırımına gideceği endişeleri ana belirleyici faktör olurken, Türk varlıklarında
seçim belirsizliği de rol oynadı. Yabancı yatırımcıların mayıs ayı ortasından beri
hisse senedi ve DİBS’te düzenli bir şekilde ‘satıcı’ tarafta olduğu dikkat çekerken
sadece 19 Haziran haftasında repo portföyü artıda kaldı.

Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki DİBS stoku 19 Haziran haftası itibarıyla
38.13 milyar dolar oldu. Verilere göre, 12 Haziran haftasında DİBS stoku 38.52 milyar
dolar, arındırılmış çıkış tutarı 560.1 milyon dolar olmuştu. Yurtdışında yerleşik
kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ise 19 Haziran haftası itibarıyla 49.59
milyar dolardan 50.96 milyar dolara yükseldi. Yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS
stoku ise 15 – 19 Haziran haftasında yaptıkları 764,9 milyon dolar tutarındaki net
satışla 38 milyar 522,6 milyon dolardan Ocak 2012’den bu yana en düşük seviyesi 
olan 38 milyar 125,2 milyon dolara geriledi. Yıl başından bu yana, tahvil piyasasından
net çıkışlar, Merkez Bankası verilerine göre, 4.5 milyar dolara ulaşırken, hisse
senedinde net satışlar 227 milyon dolar oldu.

**Siyasi belirsizlik etkili oldu**

Uzmanlar Türkiye’nin son iki yıldır içinde bulunduğu seçim gündemi ve siyasi belirsizliklerin
bu çıkışa neden olabileceğini, bu yılın ikinci yarısı içinde Fed’in faiz artırımı
yaklaşırken gerek tahvil gerek hisse gerek para birimlerinde gelişen ülkelerin birkaç
tokat daha yiyebileceğini bildiriyorlar. Ancak bu çıkış sürecinin uzun zaman devam
etmesini beklemediklerini kaydeden uzmanlar, piyasalarda beklenen negatif haberin
gelmesini takiben yani Fed fiilen ilk faiz artırımını gerçekleştirdikten sonra gelişen
ülkelerde güçlü bir ralli yaşanabileceğini dile getiriyorlar.

**Ing Bank Kıdemli Ekonomisti Muhammet Mercan:**
Repo işlemlerinde yavaşlama görülüyor

4,7 milyar dolarlık bu istatistiğin tamamını çıkış olarak değerlendirmek doğru olmaz.
Kurumlar arası repo işlemleri yapıldığında teminat olarak bono ve tahvil verilir.
Repo vadesi gelince de bu bono ve tahviller iade edilir. Rakamın içinde repo nedeniyle
yapılan el değiştirmeler de bulunuyor. Repo işlemleri de yavaşlamış durumda. Sadece
ikinci el piyasada yapılan alım satımlara baktığımızda 1,4 milyar dolarlık satış
görülüyor. Bunun da 1,1 milyar doları 12-19 Haziran haftasında yapılmış. Ancak önceki
dönemlerle karşılaştırdığımızda bunu bir zayıfl ama işareti olarak yorumlayabiliriz.
Küresel olarak gelişmekte olan ülkelerde 2015’te bu zayıfl ama bekleniyordu. İç 
siyasi belirsizlikler de bu durumu desteklemiştir.

**Gedik Yatırım Yurtiçi Satış Müdürü Eral Karayazıcı:**
Bu akım gelecek yıl tersine
dönebilir

Aslında bu konu salt bize özel değil. 2015 başından bugüne gelişen ülkeler sermaye
çıkışına sahne oluyor ve bu da negatif ayrışmaları sonucunu doğuruyor. 10 yıl vadeli
G.Afrika tahvil faizi ocak sonunda % 6,8 iken şimdi % 8,3 ile işlem görüyor. Bu 
periyotta benzer şekilde pek çok gelişen ülke 10 yıllık tahvilinde 100- 150 baz 
puanlık artış yaşandı. Ancak Türkiye tahvil piyasası negatif ayrıştı ve ocak sonunda%
6,8 olan 10 yıllık faiz şimdi % 9,2 ‘de seyrediyor. 100 baz puanlık bu farkın ilk
nedeni enfl asyon hedefinin çöpe gitmesi ikincisi ise seçimler geride kalmış olmasına
rağmen hükümet arayışında belirsizliğin devam etmesi. Varlık alımlarında kesinti
başlamadan önce de benzer bir süreç yaşanmış gelişen ülkeler gelişmişlerden ( 2013
ikinci yarısında ) negatif ayrışmıştı. Korkulan olduktan yani Fed varlık alımlarında
kesinti sürecini başlattıktan sonra gelişenlerde 6 ay süren borsa endekslerinde %
25-30’ları bulan bir pozitif ayrışma perdesi yaşanmış, tahvil piyasalarına da güçlü
girişler görmüştük. Bu kez 12-18 ay sürebilecek ve borsalarda % 40‘ı bulabilecek
bir pozitif ayrışma dönemi yaşanabileceği görüşündeyim. Söz konusu akım tahvil piyasalarında
da kendini gösterecek 2015 ilk yarısında yaşanan akım tersine dönerek 2016 yılında
gelişen ülke tahvillerine ciddi girişler söz konusu olabilecektir. Bu nedenle negatif
ayrışmada kalıcılaşma ve uzun soluklu bir seyir beklemiyorum. 
