# “Yapay zeka alanındaki istihdam hedefi en az 50 bin”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yapay-zeka-alanindaki-istihdam-hedefi-en-az-50-bin-69321h/
- Yayımlanma: 2021-08-24T12:47:26+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Bilişim Vadisi’nde Türkiye’nin İlk Ulusal
Yapay Zeka Stratejisi’ni açıkladı.

Bakan Varank, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada,“
Yapay zeka teknolojilerinin küresel ekonomi üzerinde internet devriminden bile daha
büyük bir etki oluşturacağı öngörülüyor. Zaten büyük bir hızla yaşanan dijitalleşme
süreci, Kovid-19 salgınının etkisiyle daha da hızlandı. Bu süreçte mecburen uygulanan
sosyal mesafe kısıtları, iletişim ve yapay zeka uygulamalarının kullanımını katbekat
artırdı.” diye konuştu.

### **“Teknolojik değişimi benimsemek tek akılcı yol”**

Varank, yakın gelecekte yapay zekaya sahip teknolojilerin ekonomik ve sosyal hayatın
vazgeçilmez bir parçası olacağına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

“2020’de dünya genelindeki yapay zeka harcamaları yaklaşık 50 milyar dolar olarak
tahmin ediliyor. Önümüzdeki 5 yılda bu teknolojilerin pazar büyüklüğü en az 2 katına
çıkacak. Yapay zekanın 2030’a kadar küresel ekonomiye 13-16 trilyon dolar katkı 
yapması ve yüzde 13 civarında bir büyüme sağlaması bekleniyor. Tabii bu teknolojiler
hayatımıza daha yaygın bir şekilde girmesiyle bazı işlere ve hizmetlere duyulan 
ihtiyaçlar da giderek azalacak.”

Bu nedenle yapay zeka ve robotik teknolojilerin yaygın bir işsizlik doğuracağı kaygısının
bulunduğuna dikkati çeken Varank, şöyle konuştu:

“Bu kaygılar, dar bir bakış açısıyla yapılan değerlendirmelerin bir sonucu. Geçenlerde
bir muhalefet milletvekili bana bir soru önergesi göndermiş. ‘Yapay zeka teknolojilerinin
kullanımıyla kaç kişinin işsiz kalmasını öngörüyorsunuz?’ diye bir soru sormuş. 
Bu eksik bakış açısı, kaybolan işlerin yerini kreatif ve bilgi gerektiren çok daha
fazla işlerin alacağını göz ardı ediyor. Teknoloji ve endüstri tarihini incelediğimizde,
kaybolan ve yeni ortaya çıkan işlerin sayısız örneklerinin olduğunu görüyoruz. Gelecekte
de bu sürecin aynı şekilde devam edeceği aşikar. Bu yüzden teknolojik değişime direnmek
yerine onu benimsemek, özümsemek ve yönetmek tek akılcı yol. Çünkü bu yarışta geride
kalan ülkeler mevcut ekonomik birikimlerini de kaybetme riskiyle karşı karşıyalar.
Burada bize düşen, bu dönüşümün topluma en faydalı şekilde gerçekleşmesini sağlamak
ve kimseyi geride bırakmamaktır.”

### “Sayılı ülkeler arasında yerimizi aldık”

Varank, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ile Türkiye’nin yapay zeka alanında strateji
yayımlayan sayılı ülkeler arasında yerini aldığını belirterek, Sanayi ve Teknoloji
Stratejisi’nde de yıkıcı teknolojilerin gelişimi için özel başlıklar belirlediklerini
anımsattı.

Türkiye’yi kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi konumuna yükseltecek kapsamlı
politikaları bu anlayış çerçevesinde uyguladıklarını ifade eden Varank, Yapay Zeka
Stratejisi ile de bunu daha ileri taşıyacak adımları atacaklarını bildirdi.

Varank, stratejide iddialı ama hayata geçirilebilir hedefler belirlediklerini vurgulayarak,
şunları söyledi:

“2025’te yapay zeka teknolojilerinin milli hasılamıza katkısını yüzde 5’e çıkarmayı
hedefliyoruz. Ülkemizin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20’de yer almasını
amaçlıyoruz. Buna yönelik hamlelerimizi yapacağız. Yakın zamanda küresel inovasyon
endeksi sonuçları açıklanacak. Orada da son dönemde ciddi çalışmalar yaptık, inşallah
ülkemizin üst sıralara yükseldiğini görmüş olacağız. Bu hedefleri gerçekleştirebilmenin
birinci şartı, yapay zeka teknolojilerine yön verecek nitelikli insan kaynağına 
sahip olmaktan geçiyor. 2025’te bu alandaki istihdamın en az 50 bine ulaşmasını 
hedefliyoruz. Bu nedenle nitelikli insan kaynağının yetişmesi için çok önemli tedbirler
belirledik. Bu konuda halihazırda birçok politika ve programı da uygulamaya devam
ediyoruz. Stratejide belirlediğimiz tedbirlerle bu alandaki çabamızı daha da hızlandıracağız.”

### **“Tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başardık”**

Yapay zeka alanındaki hedeflere ulaşmanın bir diğer ön şartının Ar-Ge ve inovasyon
kültürünün yaygınlaştırılmasıyla girişimciliğin geliştirilmesinden geçtiğini ifade
eden Varank, Ar-Ge konusunda altyapı ve proje bazlı desteklerle özel sektörün yatırım
yapmasını teşvik ettiklerini dile getirdi.

Varank, AK Parti hükümetleri döneminde Ar-Ge ve yenilikçilik ekosistemindeki gelişmelere
dikkati çekerek, TÜBİTAK, KOSGEB ve kalkınma ajansları aracılığıyla uyguladıkları
programları anlattı.

Ülkedeki girişim ekosisteminin yakın zamanda çıkardığı “unicorn”larla tüm dünyanın
dikkatini çekmeyi başardığını vurgulayan Varank, “Yapay Zeka Stratejimizde belirlenen
tedbirlerle desteklerimizi daha da etkinleştireceğiz ve bu alanda da yeni ‘unicorn’lar
çıkaracağız.” dedi.

### **“Açık Bilim” politikası**

Bakan Varank, veri ve veri işleme altyapılarının yapay zeka alanındaki atılımların
temel belirleyicilerinden biri olduğunu söyledi.

5G ve ötesi, bağlantılı teknolojiler, nesnelerin interneti ve dijital platformlar
sayesinde dünyada üretilen verinin hacmi ve kalitesinin her geçen gün arttığını 
belirten Varank, şöyle konuştu:

“Hızlı büyüyen veri üretimiyle birlikte de süper bilgisayarlar, dijital dönüşümü
sürükleyen teknolojilerin başında geliyor. Bu konularda gerek TÜBİTAK bünyesinde
gerekse uluslararası iş birlikleri vasıtasıyla yürüttüğümüz önemli çalışmalarımız
var. TÜBİTAK BİLGEM Bilişim Teknolojileri Enstitüsü’nde alanda kullanılabilecek 
milli ve özgün çözümler geliştiriyoruz. Safir Bulut, Safir Büyük Veri, Safir Depo
ve Safir Zeka, büyük verinin depolanması ve işlenmesi konusundaki önemli projelerimiz.”

Varank, TÜBİTAK ULAKBİM ile uyguladıkları “Açık Bilim” politikasının da bu alanda
geliştirdikleri güzel bir örnek olduğunu ifade ederek, bu çalışmayla TÜBİTAK tarafından
yürütülen veya desteklenen projelerde üretilen verilerin saklanmasını ve yönetimini
sağladıklarını bildirdi.

Veri işleme altyapıları konusunda uluslararası imkanlardan da faydalanmaya özen 
gösterdiklerini vurgulayan Varank, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu doğrultuda, Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortak Girişimine üye olduk.
EuroCC Projesi kapsamında ülkemizde bir yüksek başarımlı hesaplama yetkinlik merkezi
kuruyoruz. Bu projeyi TÜBİTAK ULAKBİM koordinasyonunda ODTÜ ve Sabancı üniversitelerinin
katkılarıyla yürütüyoruz. Stratejide belirlediğimiz tedbirlerle birlikte yüksek 
başarımlı hesaplama alanındaki yetkinliklerimizi geliştirecek birçok yeni projeyi
daha önümüzdeki dönemde harekete geçireceğiz.”

### **“Yakın zamanda proje teklif çağrısını ilan edeceğiz”**

Varank, altyapıların yanında kurumsal kapasitenin inşa edilmesinin de yapay zeka
alanındaki çalışmaların artarak devam etmesi bakımından büyük önem taşıdığına dikkati
çekerek, TÜBİTAK’ta Yapay Zeka Enstitüsü kurduklarını anımsattı.

Yapay zeka ekosistemini harekete geçirecek bir katalizör görevi üstlenecek enstitü
bünyesinde bir de “Sektörel Birlikte Geliştirme Laboratuvarı” oluşturdukları bilgisini
veren Varank, şöyle devam etti:

“Bu laboratuvarda, çok paydaşlı yapay zeka uygulamalarının geliştirilip test edilebilmesi
için altyapı ve veri alanları desteği imkanı getireceğiz. Bugün ilk kez sizlere 
bu laboratuvar ve Yapay Zeka Enstitümüz bünyesinde uygulayacağımız yeni bir TEYDEB
destek programından da bahsetmek istiyorum. Bu destekle öncelikli olarak belirlediğimiz
alanlarda yani akıllı üretim sistemleri, akıllı tarım, akıllı finans ve iklim değişikliği
alanlarında sanayinin ihtiyaç duyduğu yapay zeka çözümlerinin ülkemizdeki teknoloji
şirketleri ve üniversiteler tarafından geliştirilmesini sağlayacağız. Yenilikçi 
bir modelde uygulanacak bu destek programıyla sanayicimizin yapay zeka çözümlerine
daha hızlı ve etkin bir şekilde erişmesine imkan tanıyacağız. Her bir proje sonucunda
elde edilen bilgi birikiminin ekosistemin diğer paydaşlarına yaygınlaştırılmasını
sağlayacağız. Yakın zamanda proje teklif çağrısını ilan edeceğiz. Özel sektörümüzün
bu programı takip etmesini özellikle tavsiye ediyorum.”

### **“Küresel rekabetçiliğe büyük katkı yapacak”**

Varank, yapay zeka kullanımının hızlanarak devam edeceği bilinse de bu sürecin sosyal
ve ekonomik etkilerinin nasıl şekilleneceği hususunun belirsiz olduğunu belirterek,
şunları kaydetti:

“Stratejimizde deneyen, keşfeden, öğrenen ve bu doğrultuda kendisini sürekli güncelleyen
bir ekosistemin oluşturulmasını hedefledik. Bu dönüşüm sürecinden sosyoekonomik 
yapımızın olumsuz etkilenmemesi gerektiğinin farkındayız. Uygulama süreçlerini de
bu hassasiyetleri göz önünde bulunduracak şekilde tasarladık. Katılımcı bir yaklaşımla
hazırladığımız Ulusal Yapay Zeka Stratejimize ilgili tüm tarafların fikir ve önerilerini
dahil etmeye önem gösterdik. Bunun yanında, uygulamayı koordine edecek, tüm süreci
ve etkilerini takip edecek, gerektiğinde düzenleyici ve düzeltici önlemler alacak
kapsamlı bir yönetişim mekanizması tasarladık. Bu strateji sayesinde, önümüzdeki
dönemde yapay zeka uygulamalarıyla ülkemizde veriden daha fazla değer üretildiğine
hep birlikte şahit olacağız.”

Stratejinin ülkenin yapay zeka ekosistemini geliştireceğine ve küresel rekabetçiliğe
büyük katkılar sunacağına inandığını dile getiren Varank, stratejinin hazırlık sürecinde
destek olan tüm kurum ve kuruluşlarla Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisine teşekkür
etti.

Varank, tanıtım toplantısının gerçekleştirildiği Bilişim Vadisi’nin de çalışmalara
aktif katkı sunduğuna işaret ederek, gelecek dönemde buranın isminin diğer teknoloji
alanında olduğu gibi yapay zeka alanında da daha fazla duyulacağını söyledi.

### **Dijital ikizler sahnede**

Etkinlikte, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç da Türkiye’nin
ilk Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’ne ilişkin sunum yaptı.

Yapay zeka ve hologram teknolojileri kullanılarak üretilen, Bakan Varank ve Başkan
Koç’un dijital ikizleri de Bilge ve Bilgin isimlerindeki dijital asistanlarla konuştu.
