# Yargıtay’dan ‘emsal teşkil edecek’ IBAN kararı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yargitaydan-emsal-teskil-edecek-iban-karari-66520h/
- Yayımlanma: 2021-07-03T12:29:49+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Milyonlarca havale işlemi için emsal teşkil edecek karara konu olan olay, uluslararası
bir şirketin Kore merkezli şirkete para göndermek istemesiyle gerçekleşti. Bir banka
şubesine müracaat eden şirket yetkilisi, ticari ilişkisi olduğu ve Kore’de faaliyet
gösteren şirket ile yaptığı işle ilgili olarak bu şirkete 15 bin dolar havale gönderdi.
21 gün sonra yine aynı IBAN numarası ile 15 bin dolar daha gönderdi. Parayı banka
yetkilisine veren şirket yetkilisi, aynı zamanda gönderilmesini istediği şirketin
adını ve IBAN’ını verdi. Aradan geçen zamana rağmen paranın müşterinin eline geçmediğini
öğrenen şirket yetkilisi hayatının şokunu yaşadı. Bankadan paranın iadesini talep
eden şirket yetkilisi, talebi geri çevrilince Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yolunu
tuttu.

Davalı bankanın ücret karşılığı yaptığı işlemler sırasında ihmâl ya da kastı sonucu
zarara uğradığını belirten davacı iş adamı, ticari itibarını zedelendiğini, zararın
tahsili için icra takibi yapıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini
ileri sürerek itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacağın yüzde 40 oranından
az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep
etti. Davalı banka ise bankaya husumetin yöneltilemeyeceğini, davacının zarardan
bizzat sorumlu olan Voguers Co. Ltd. Şti.’den talepte bulunması gerektiğini, davacının
30 bin dolar ithalat bedelinin ihracatçı dava dışı şirkete transfer edilmesi için
satışa ait proforma fatura ile birlikte iki adet ithalat bedeli transfer formunu
şubeye ilettiğini dile getirdi. Bankanın yazılı talimat ve proforma faturada bulunan
banka bilgilerine göre davacının talep ettiği IBAN’a transferi gerçekleştirdiğini,
bankanın davacının talimatı doğrultusunda hareket ettiğini, dava dışı şirketin mail
adresini ele geçiren hackerlerin sahte proforma fatura ve IBAN oluşturduklarının
öğrenildiğini öne sürdü. IBAN’ın dava dışı şirkete ait olmadığını, davacının uluslararası
dolandırıcılık sonucu uğradığı zararını kusuru bulunmayan bankadan talep etmeye 
çalıştığını, müvekkili bankanın lehtar banka ile yazışma yaptığını ancak lehdar 
bankanın kendi kanunlarına göre transfer işleminin lehdar ismine göre değil IBAN
üzerinden yapılmış olması sebebiyle iade talebinin yapılamayacağını bildirdiğini,
müvekkili bankanın olayda herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine
karar verilmesini istedi.

## Müşteri ismi ve hesabının eşleştirilmesinin yapılması

Mahkeme; havalenin IBAN kullanılarak yapıldığı, dava konusu havalenin yapılmasında
muhabir ve lehtar bankanın davalı bankanın alt vekili ve ifa yardımcısı olarak görev
aldığı, bankanın teknolojinin sağladığı imkânı kullandığı, müşteri banka ilişkisinde
bankanın sözleşmenin ekonomik anlamda güçlü tarafı olduğuna dikkat çekti. Bankanın
finans sektöründe faaliyet gösteriyor olması ve uzmanlık alanı nedeniyle daha fazla
özen yükümlülüğü altında bulunduğu, davacı IBAN’ı yanlış bildirmiş olsa da sistemin
sağladığı kolaylıktan faydalanan bankanın ifa yardımcısı konumundaki havale alıcısının
bulunduğu banka vasıtası ile en azından müşteri ismi ve hesap numarası eşleştirmesini
yapması ve havale işlemini bu doğrultuda gerçekleştirmesinin mevduat sahiplerinin
korunabilmesi açısından hukuk düzeninin beklediği bir özen yükümlülüğü olduğuna 
hükmetti. Mahkeme olayda her iki tarafın eşit kusurlarıyla zarara sebebiyet verdikleri
gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı bankanın yüzde 50 kusuruna tekabül
eden 15 bin dolar esas alınarak itirazın bu miktar üzerinden iptaline, davacının
icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verdi. Kararı davalı banka temyiz edince
devreye giren Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, mahkeme hükmünü bozdu. Bozma kararında;“
Davalı banka tarafından davacının yazılı talimatında belirtilen iban numarası gözetilerek
havale yapılması olayında davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamasına rağmen
mahkemece somut olayın değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm
kurulması doğru görülmemiştir” ifadesi yer aldı.

## Yargıtay bozdu

Yeniden yapılan yargılamada Asliye Ticaret Mahkemesi, ilk kararında direnince bu
kez devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi. Emsal nitelikte bir karara imza atan
Hukuk Genel Kurulu, mahkeme hükmünü bozdu.

Kararda, şu ifadelere yer verildi:

“Banka tarafından davacının yazılı talimat ve proforma faturada bulunan banka bilgilerine
istinaden davacının talep ettiği IBAN’a para transferi gerçekleştirilmiştir. Mahkemece
alınan bilirkişi raporunda, IBAN sistemi ile ilgili açıklamalara yer verilmiş olup,
uluslararası banka hesap numarasının İngilizce karşılığı olan kelimelere ait ilk
harflerden oluşan IBAN ile yapılan havale işleminde, bu numaranın verilmesinden 
sonra banka ismi, ülke ismi, hesap numarası ve bunun gibi ek bilgilere ihtiyaç olmadığı,
yirmi iki adet harf ve rakamdan oluşan bu sistemde havale işlemi sırasında bir rakamın
yanlış girilmesi hâlinde sistemin yanlış IBAN uyarısı vereceği, sistemin tam güvenli
olup, rakamların değerinde veya sırasında yapılacak bir yanlışlığı kabul etmediği
belirtilmiştir. Paranın gönderildiği İngiltere’deki banka hesabının gerçekten ithalatçı
şirkete ait olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, İngiliz hukukunda 
para transferi gerçekleştirilirken IBAN ile alıcının isminin uyuşup uyuşmadığını
araştırma yükümlülüğünü öngören bir kanun hükmüne rastlanılmadığı belirtilmiştir.
Dosya içerisindeki bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişilerin nitelikleri de dikkate
alındığında rapor düzenlenmeye ehil oldukları, davalı bankanın davacı şirket tarafından
verilen IBAN bilgilerine göre havale işlemlerini gerçekleştirdiği, paranın gönderildiği
IBAN ile havale alıcısının isminin aynı olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün
bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ilk havale işleminden sonra, davacı şirketin
basiretli tacir olarak paranın gönderilmek istendiği alıcı şirket ile irtibata geçerek
paranın alıcının hesabına geçip geçmediğini teyit etmeden aradan 20 günden fazla
süre geçtikten sonra aynı IBAN’a havale işlemi yapılmasını talep etmesinde kusurlu
olduğunun kabulü gerekir. Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına,
dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere 
göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken
önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkeme kararı oy çokluğu ile
bozulmuştur.”
