# Yargıtay’dan kritik ‘ad ve soyad’ kararı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yargitaydan-kritik-ad-ve-soyad-karari-35770h/
- Yayımlanma: 2018-05-07T12:14:04+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Çorlu’da “Gür” olan soyadını “Cebe” olarak değiştirmek isteyen kişi mahkemeye başvurdu.

Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin soyadının
değiştirilmesi için haklı neden sayılamayacağına karar vererek davayı reddetti.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, yerel
mahkemenin kararını bozdu.

Bozma kararında, Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesinde, adın değiştirilmesinin, 
ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebileceği, değişikliğin nüfus siciline
kayıt ve ilan olunacağı, adın değişmekle kişisel durumda değişme olmayacağı, bu 
değişiklikten zarar görenlerin, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde 
değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebileceğinin hükme bağlandığı hatırlatıldı.

Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunun, her davadaki özel koşullara 
göre mahkemece belirleneceği belirtilen kararda, bu tespit yapılırken objektif koşullardan
çok değiştirme isteminde bulunanın mahkemeye sunacağı özel nedenlerin dikkate alınması
gerektiği kaydedildi. 

Bu özel ve kişiye özgü nedenlerin, istemde bulunanın kişiliği, sosyal statüsü, aile
ilişkileri de göz önünde bulundurularak hakim tarafından değerlendirilmesi gerektiği
vurgulanan kararda, şu tespitler yer aldı:

“Ad ve soyadı kişiliğin ayrılmaz bir unsurudur. Kişi bununla anılır, tanınır ve 
tanımlanır. Ad veya soyadı niteliği gereği onu taşıyan kişi tarafından benimsendiğinde
anlam taşır. Adını benimsemeyen kişiliği ile özdeşleşmeyen kimsenin, adını değiştirmek
istemesi en doğal hakkıdır. Böyle bir durumda, ad değiştirme istemlerini içeren 
davalarda davacının tercih ve arzusunun ön planda tutulması ve öncelikle dikkate
alınması gerekir. 

Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü ‘haklı sebep’ bu kapsam içinde değerlendirildiğinde,
hakimin bu konudaki takdiri ileri sürülen sebebin ve yeni alınmak istenen ad veya
soyadının toplum değerlerine ve kanunun buyurucu hükümlerine ters düşmeyen, özellikle
başkalarına veya çevreye zarar vermeyen, incitmeyen nitelikte bulunduğunun tespiti
gerekir.

Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile
anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı sebep olacağı kabul edilmiştir.
Bu ilkeler doğrultusunda, davacının dilekçesinde dayandığı sebepler ile tarafların
göstereceği deliller toplanıp, tanıklar dinlendikten sonra davacının isteminin haklı
sebebe dayanıp dayanmadığının denetime elverişli biçimde dosyaya yansıtılmasıyla
oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine, uygun bulunmayan gerekçeyle davanın
reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” 
