# Yastık altından 34 ton altın çıktı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yastik-altindan-34-ton-altin-cikti-9974h/
- Yayımlanma: 2016-02-21T13:23:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Halaç, son 3 yılda 
yastık altından 34,2 ton altın çıktığını açıkladı.

Halaç, altın toplama projesi çerçevesinde 2013 yılında 6 banka ile 10,8 ton, 2014’
de 9 banka ile 13,6 ton ve 2015 yılı içinde ise 11 banka ile çalışarak 9,8 ton olmak
üzere toplam 34,2 ton altının, yastık altından çıkarılıp ekonomiye kazandırılmasına
aracılık ettiklerini kaydetti.

Son yıllarda sisteme dahil olan banka sayısında artış olmasına rağmen toplanan altın
miktarında bir azalmanın söz konusu olduğunu ifade eden Halaç, bu projenin sahibi
olarak karlılık bir yana zarar etmeyi göze alarak yastık altından çıkartılan altın
miktarının artması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

Halaç, ülke ekonomisi için çok önemli bir değer olan yastık altındaki altının ülke
ekonomisine nasıl kazandırılacağını gösterdiklerini ve istenirse başarılı olacağını
da ispat ettiklerini anlatarak, “Bu bizim şirketimiz için bir iş kolu değil artık
bir misyon, ancak bu misyonu, kamu otoritesi ve diğer bankalarla da paylaşmak istiyoruz.
Bu birliktelik, projenin başarılı bir şekilde devamı için gerekli” diye konuştu.

**“Zorunlu karşılıkların bir kısmı halktan toplanan altından olmalı”**

Yastık altındaki altının daha büyük oranda ülke ekonomisine kazandırılması için 
kamu otoritesinin alması gerektiği aksiyonların başında, munzam karşılıklarla ilgili
yapılması gereken değişikliğin geldiğini anlatan Halaç, şunları kaydetti:

“TCMB’nin 2011 yılında TL zorunlu karşılıklar yerine altını kabul etmeye başlaması,
dünyada bir ilktir ve çok başarılıdır. TCMB tarafından bankalara, TL için tutulması
gereken zorunlu karşılıklar yerine belli bir oranda altın tutabilme olanağı tanınmıştır.
Bu oranın artırılması, bankaların altın bankacılığına olan ilgilerini arttıracaktır.
Bundan sonra atılması gerekli adımların başında ise TCMB’nin zorunlu karşılık olarak
kabul ettiği altınların, en azından bir kısmının, halktan toplanmış fiziki altınlardan
olmasını şart koşmasını veya bu duruma bankaları bir şekilde zorlaması gerektiğini
düşünüyoruz. Böylece, bankalar bu kaynağın sisteme dahil edilmesi için daha fazla
uğraş verecektir. Daha fazla özveride bulunarak, reklam ve tanıtım çalışmalarına
ağırlık vereceklerdir. Bazı bankalar, yaptıkları swap anlaşmaları ile ülkeye altın
ithal edip bu altınları munzam olarak TCMB’ye verebiliyorlar. Bu durum hem ülkemizin
dış ticaret rakamlarını olumsuz etkilerken hem de bankaların yastık altındaki atıl
olan altına olan iştahını kapatıyor. Bu durumun bir an önce önüne geçilmeli.”

**“Yastık altı altının ekonomiye kazandırılması bir heves olmamalı”**

Halaç, altın hesaplara verilen faiz oranları ve kar payı oranlarının artmasının,
halkın altın bankacılığına olan ilgisini de arttıracağını belirterek, kamu otoritesinin
altın toplama projesi için halkı bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapması ve 
teşvik etmesinin yastık altı altının ekonomiye kazandırılması anlamında etkili olacağını
dile getirdi.

Bu ve buna bezer önerilerini kamu otoriteleri ile farklı platformlarda paylaştıklarını
ifade eden Halaç, “Bunlar yapılmadan bu işin devamlılığı çok zor. Biz İstanbul Altın
Rafinerisi olarak ülke menfaatinin her şeyden önce geldiği bilinciyle hareket ediyoruz.
Ancak bizim de kaynaklarımız ve yapabileceklerimiz sınırlı. Bu noktada kamu otoritesinden
gerekli olan adımların atılmasını istiyoruz. Yastık altı altının ekonomiye kazandırılması
bir heves değil, gerçek bir devlet politikası olmalı ve bu şekilde değer görmelidir”
değerlendirmesinde bulundu.

 
