# Yatırımcılar nakde dönüyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yatirimcilar-nakde-donuyor-3363h/
- Yayımlanma: 2014-08-13T11:14:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

BofA Merrill Lynch Fon Yöneticisi Araştırması, jeopolitik hareketlilikler ve ABD’nin
faiz oranlarını arttırma riskinin etkisiyle küresel yatırımcıların risk iştahlarını
azalttıklarını ve nakit seviyelerini son iki yılın en yüksek seviyesine çıkarttıklarını
gösterdi. 

Nakde verilen ağırlık büyük oranda arttırılmış durumda. Küresel araştırmaya katılan
yatırımcıların net yüzde 27’si nakit varlıklarını arttırdıklarını belirtiyor, bu
oran Temmuz ayında net yüzde 12 seviyesindeydi. Küresel ölçekte portföylerdeki nakit
oranı geçtiğimiz ayki yüzde 4,5 seviyesinden 5,1’e yükselmiş durumda. Nakit varlıklara
dair bu iki sonuçlar, Haziran 2012’den beri görülen en yüksek seviyede. Portföylerinde
hisse senetlerine ağırlık veren yatırımcıların oranı ise bir ay içerisinde 17 puan
gerileyerek net yüzde 44’e indi. Önümüzdeki üç ay için hisse senedi piyasalarında
yaşanabilecek sert düşüş riskine karşı konum alan katılımcıların oranı ise, Ekim
2008’den beri görülen en yüksek seviyeye ulaştı.

Küresel ekonomik büyümeye yönelik öngörüler Temmuz ayından beri düşüşte olsa da,
halen sağlam bir seviyede. Ekonominin önümüzdeki yıl güçleneceğine inanan katılımcıların
oranı geçtiğimiz ayki net yüzde 69 seviyesinden net yüzde 56’ya gerilemiş durumda.
Öte yandan, Avrupa’ya yönelik tahminlerde çok daha sert bir değişim göze çarpıyor.
Avrupa bölgesi için şirket kazançlarına yönelik tahminler, araştırma tarihinde bir
ay içerisinde gerçekleşen en büyük düşüşü gösterdi.

Yatırımcıların risk azaltma yoluna gitmelerinin en büyük sebebi, jeopolitik kriz
endişesi. Jeopolitik krizi en büyük “kuyruk riski” olarak tanımlayan yatırımcıların
oranı geçtiğimiz ayki net yüzde 28 seviyesinden yüzde 45’e tırmanmış durumda. Öte
yandan, araştırma kapsamında sorulan yeni bir soru, faiz artırımının yatırımcılar
tarafından nasıl değerlendirildiğini irdeliyor ve katılımcıların net yüzde 65’i,
ABD’nin 2015’in ilk yarısı sona ermeden faiz artırımına gideceğini düşünüyor.

BofA Merrill Lynch Küresel Araştırma Yatırım Baş Stratejisti Michael Hartnett, şu
değerlendirmede bulundu: “Piyasalarda yoğun talebe bağlı büyüme sona erdi veya en
azından durdu. Yatırımcılar dünyada yaşanan gelişmeleri ve faiz artırımı ihtimalini
değerlendirirken sığınacak güvenli bir liman arıyorlar.” Avrupa Hisse Senedi ve 
Kantitatif Stratejisti Manish Kabra ise, “Avrupa’da risk azaltma eğiliminin daha
da yaygınlaştığı görülüyor. Bu ayki araştırmada Avrupa’ya ilişkin sonuçlarda göze
çarpan olumsuz görünüm, bölgenin hem merkez, hem de çevre ülkelerinden gelen ekonomik
verilerdeki zayıflamanın bir yansıması niteliğinde,” şeklinde konuştu.

**Avrupa çekiciliğini yitirdi**

Avrupa’nın, 2014’ün büyük bir bölümü boyunca sürdürdüğü dünyanın en gözde piyasası
konumu geçtiğimiz ay neredeyse tümüyle silindi. Avrupa hisse senetlerine ağırlık
veren yatırımcıların oranında yaşanan büyük azalmaya, bölgenin geleceğine yönelik
değerlendirmelerde yaşanan daha da büyük bir düşüş eşlik ediyor.

Euro bölgesi hisse senetlerine ağırlık veren yatırımcıların oranı bir ay içinde 
22 puan düşerek net yüzde 13 seviyesine indi. ABD hisse senetlerinde de benzer bir
gerileme görülmesine rağmen, düşüş yalnızca 4 puan seviyesinde gerçekleşti ve ABD
hisse senetlerine ağırlık veren yatırımcıların oranı yüzde 6 seviyesine indi. Avrupa’nın
12 aylık karlılık görünümünün diğer tüm bölgelerden daha kötü olduğunu düşünen yatırımcıların
oranı ise net yüzde 30 seviyesinde. Temmuz ayından bu yana 24 puanlık bir değişim
anlamına gelen bu sonuç, aynı zamanda bir rekor niteliğinde.

Dolayısıyla Avrupa’nın artık yatırımcıların ağırlık verdiği değil, portföylerindeki
ağırlığını azalttığı bir bölge haline dönüşmesi şaşırtıcı değil. Avrupa’nın ağırlığını
en çok azaltmak istedikleri bölgenin Avrupa olduğunu belirten yatırımcıların oranı
net yüzde 4 seviyesinde. Temmuz ayında ise, net yüzde 10’lık kesim Avrupa hisse 
senetlerine ağırlık verme taraftarı olduğunu belirtiyordu. Araştırma ayrıca euro
üzerine artan baskıyı da ortaya koydu. Euro’yu ticaret ağırlıklı endeks bazında 
en büyük değer kaybı yaşaması beklenen para birimi olarak tanımlayan yatırımcıların
oranı net yüzde 40 seviyesinde. Geçtiğimiz aydan bu yana 28 puanlık bir artışa karşılık
gelen bu sonuç, aynı zamanda son iki yıldır euro’ya yönelik görülen en kötümser 
bakış açısı.

**Yükselen piyasalar yine gözde**

Küresel Yükselen Piyasalar ve daha kısıtlı bir ölçüde Japonya, yükselen küresel 
karamsarlık trendine göğüs germeyi başardı. Japon hisse senetlerine ağırlık veren
yatırımcıların oranı geçtiğimiz aydan bu yana 4 puan artarak net yüzde 30 seviyesine
ulaştı ve Japon hisse senetlerini, beş bölge içerisinde en gözde hisse senedi haline
getirdi. Bölge hisse senetlerine ağırlık veren yatırımcı oranının Temmuz ayındaki
net yüzde 5 seviyesinden bu ay net yüzde 17’ye sıçradığı Küresel Yükselen Piyasalar
ise, bu alanda en hızlı büyümeyi gösterdi. Bu olumlu değerlendirmenin ardında ise
Çin’e ve Çin emtia piyasasına dair iyimserlikteki artış yatıyor. Önümüzdeki yıl 
Çin ekonomisinin güçleneceğine inanan bölgesel yatırımcıların oranı net yüzde 6 
seviyesinde ve bu, 2014’te bu sorudan alınmış ilk iyimser sonuç. Yalnızca iki ay
önce, yatırımcıların net yüzde 42’si ülke ekonomisinin zayıflayacağını öngörüyordu.

Emtiaya ağırlık veren küresel varlık yöneticilerinin oranı ise giderek azalarak,
Temmuz ayındaki net yüzde 15’ten bu ay net yüzde 5’e geriledi. Daha ileri yönelik
tahminlerde ise, önümüzdeki 12 ayda en fazla ağırlık vermek istedikleri bölgenin
Küresel Yükselen Piyasalar olduğunu belirten yatırımcıların oranı Temmuz ayındaki
net yüzde 4 seviyesinden net yüzde 21’e tırmandı.

**Yatırımcılar piyasa değeri yüksek ve değerli şirketlerin peşinde**

Yatırımcılar bu ay piyasa değeri yüksek şirketlerin hisse senetlerine ve değer odaklı
yatırımlara beklenmedik ölçüde sağlam bir destek verdiler. Büyüme yerine değer odaklı
yatırımları tercih eden katılımcıların oranı net yüzde 48 gibi rekor bir seviyeye
ulaştı. Değer odaklı yatırımlar genellikle “riskten uzak” dönemlerde daha çok rağbet
görse de, bu ay alınan sonuçlar, 2009’da yaşanan mali kriz sonrası görülen yüksek
destek seviyesini dahi geride bıraktı. Piyasa değeri yüksek şirketlerin, piyasa 
değeri düşük şirketlerden daha iyi performans göstereceğine inanan yatırımcıların
oranı ise son iki yılın en yüksek seviyesi olan net yüzde 59’a yükselmiş durumda.

 
