# Yatırımcıların kafası karışık: Borsa mı altın mı?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yatirimcilarin-kafasi-karisik-borsa-mi-altin-mi-96553h/
- Yayımlanma: 2023-03-28T07:26:52+03:00
- Yazar: Selim Soydan

2023 yılının ilk çeyreğini geride bırakırken yatırımcılar bir yol ayrımı ile karşı
karşıya kaldı. Geçtiğimiz yıl alternatifsiz tek yatırım aracı olarak ön plana çıkan
ve benzersiz bir getiri ile kapatan [borsa](https://www.borsatek.com/borsa-yeni-haftaya-dususle-basladi-27-mart-2023-96539h)
yatırımcısı endeks bazında yılbaşından bu yana yüzde 10’a yakın kayıpta.

Uzmanlar seçimlere yönelik belirsizliklerin borsada yaşanan negatif havada etkili
olduğu görüşünde. Ancak orta ve uzun vadeli beklentiler pozitif kalmaya devam ediyor.

Dünya’nın haberine göre buna karşılık [Fed](https://www.federalreserve.gov/)’in 
beklenenden daha erken faiz indirme ihtimalinin artıyor olması altın fiyatlarına
pozitif yansıyor. Borsa tarafında kafası karışık olan yatırımcının altın tarafında
getiri beklentisi güçleniyor. Uzmanlar ise yatırımcıları uyarıyor; tasarruflarınızı
tek bir yatırım aracında değerlendirmeyin, riski mutlaka dağıtın. 

### Belirsizlikler borsada oynaklığı artırıyor

Kahramanmaraş merkezli depremler, seçim belirsizlikleri ve küresel piyasalarda artan
bankacılık sektörüne ilişkin endişeler Borsa İstanbul’da volatiliteyi artırdı. 

Geçen yıl yaklaşık yüzde 200 getiri sağlayan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi,
2023’e zayıf bir başlangıç yaparken, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası alınan
tedbirlerle tekrar toparlanmaya çalışırken beklenen yükselişi bir türlü yapamıyor.

Bir yandan, 2023’ün birinci çeyrek bilançolarına yönelik beklentiler şekillenmeye
başladı. Diğer taraftan da siyaset cephesinde yaşanan seçim hareketliliğine bağlı
olarak oynaklığın tekrar artmaya başladığı görülüyor.

Seçimlere yönelik senaryoları değerlendiren uzmanlar ekonomi politikalarının kademeli
olarak normalleştiği bir senaryoda banka, holding,gıda perakendesi gibi geride kalmış
sektörlerin endekse göre daha iyi performans göstermesini bekliyor. Uzmanlar ayrıca
mevcut ekonomi politikalarının devam ettiği bir senaryoda ise uluslararası mal ve
hizmet üreten şirketlerin daha iyi performans göstereceği görüşünde.

### Altında beklentiler yukarı yönlü** **

Yurtdışında ise yüksek seyreden enflasyon endişeleri ile faiz artırmaya devam eden
global merkez bankaları, ABD ve Avrupa üzerinde baskı oluşturan bankacılık krizi,
içeride deprem ile birlikte büyüme ve enflasyon dinamikleri üzerindeki bozulma, 
seçim tarihinin netleşmesi ve merkez bankamızın geleceğe yönelik para politikasındaki
belirsizlik yurtiçi yatırımcıların ana odağı haline geldi.

Tüm bu gelişmelerin etkisiyle Ons altın 2009 dolara yükselerek son bir yılın en 
yüksek seviyesine çıkarken gram altın da tarihi zirvesini 1.234 lira seviyesine 
çıkardı. Uzmanlar ons altında tarihi zirvesi olan 2075 doların geçilmesi durumunda
yükselişin hız kazanabileceğini, içeride ise dolar kurunda yaşanacak yükselişin 
de etkisiyle gram tarafında yeni rekorlar kırılabileceği görüşünde.

### Portföylerde hem altın hem de hisse olmalı

Borsada alternatifsizlik temasının ortadan kalkması ve seçim belirsizliğinin yatırımcı
tercihlerinde etkili olmaya başladığını söyleyen GCM Yatırım Araştırma Müdürü Kudret
Ayyıldır, yerli yatırımcıların tasarruflarını değerlendirme konusunda ince eleyip
sık dokuduğu bir dönem yaşadığını söyledi. Ayyıldır, “2023 yılındaki tasarrufların
değerlenmesi hususunda seçici ve dengeli bir portföy oluşturması yerli yatırımcıların
riskini minimize edebilmesi adına önemli.

Her ne kadar hayal kırıklığı yaratan bir ilk çeyrek performansı izlense de global
ile kıyasladığımızda çarpan bazında oldukça uygun borsamız ve kıymetli şirketlerimiz
söz konusu. Ek olarak global tarafta merkez bankalarının faiz artırımı tarafında
tünelin sonundaki ışığın görülmesi, değerli metallerin iyi bir performans sergilemesini
sağlayabilir.

Bu açıdan yatırımcıların portföy tercihlerinde hisse ve altın oranı en yüksek ağırlığa
sahip olmalıdır diyebiliriz. Burada yapılan en büyük hata tasarruflarının hepsinin
sadece bir finansal varlıkta değerlendirilmesidir.

Bu açıdan portföy tercihi içerisinde borsa ve altın tasarruflarının ayrı ayrı ele
alınması riski minimize etmek adına önemlidir. Burada portföy içerisinde Altın mı
yoksa Borsa mı ağırlığı daha fazla olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

### Altında yeni zirveler görebiliriz

Bankacılık krizi ve Fed’in faiz artışlarında sona yaklaştığı beklentisinin altının
değer kazanmasında etkili olduğunu söyleyen, Altın ve Para piyasaları Uzmanı Şirin
Sarı, “Faiz artırımı ve altın talebi ters yönde işliyor. Yatırımcılar, 2023’te Fed’in
faiz indirimlerine başlayacağı beklentisini koruyorlar.

Bu beklenti ise altın fiyatlarını güçlü tutuyor. Fed yetkilileri ise enflasyona 
dem vurarak, bankacılık konusunun yatışması ile faiz artırımlarına devam edilmesine
yönelik açıklamalarda bulunuyorlar. Merkez bankalarının faiz politikalarının yanı
sıra jeopolitik tarafta da gelişmeler devam ediyor.

Rusya’nın Ukrayna sınırına nükleer silah yerleştirme planladığı haberleri ise yine
altına olan talebi artıran gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor. Merkez bankaları
düzeyinde ise Çin Merkez Bankası altın alımlarına devam ediyor.

Teknik olarak ons altının 1960 dolar üzerinde kalması yükselişin devamı için önem
arz ediyor. 2000 dolar seviyesinin üzerinde ise yeniden zirve seviyeler 2075 dolarları
konuşmaya başlarız ve bu kez güçlü yükseliş gelebilir. 1950 dolar altında ise 1910
ve 1880 dolar seviyeleri destek olarak takip edilecek” diye konuştu.

### Bankalar stres testine başladı

Düşük faiz üzerine kurulu Türkiye Ekonomi Modeli’ni oturtmak amacıyla son bir buçuk
yılda devreye alınan çok sayıda kısıtlamaya maruz kalan bankalar seçim sonrası olası
bir kur ve faiz şokuna karşı stres testlerini yapmaya başladı.

Düzenlemelerin yan etkisi olarak mevduat ile kredi faizi arasındaki makasın ise 
yılın ikinci yarısından sonra bankaların faiz gelirlerinde zarar yazmasına yol açması
kaçınılmaz görünüyor.

Reuters’ta yer alan habere göre bankacılar seçimi iktidar veya muhalefet hangi taraf
kazanırsa kazansın ekonomideki mevcut uygulamaların “sürdürülemez” olduğu konusunda
hemfikir. Haberde bankacılar, ortodoks politikaların giderek bir zaruret haline 
geldiğini belirterek, bu politikalara geçişin ani değil kademeli olması gerektiği
görüşünü paylaşıyor.

Bu sene ikinci yarıdan sonra bankacılık sektörünün mevduat- kredi faiz makasından
dolayı zarar yazmaya başlayacağını kaydeden üst düzey bankacı, “İkinci yarı sonrasında
bu politikalarla sektör zaten zarar yazmaya başlar. Bankalar %90 olasılıkla geçen
seneki kârlarını yakalayamayacak, hatta geçen seneki rakamların en az %20 altında
kâr açıklayacak” diye konuştu.
