# Yatırımcıların yeni gözdesi Bitcoin

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yatirimcilarin-yeni-gozdesi-bitcoin-60687h/
- Yayımlanma: 2021-03-08T08:14:43+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

**Berfin ÇİPA – BORSATEK**

2020 Ekim ayında 12 bin dolar olan fiyatının 2021 şubat ayında 58 bin dolara ulaşması
bu kripto para biriminin yatırımcı gözündeki cazibesini arttırıyor. Peki ne oldu
da Bitcoin’in fiyatı bu kadar arttı?

Pandemi süresince hijyen hayatımızın en önemli noktalarından biri oldu. Alışverişlerimizi
internet üzerinden yapmaya, markete gittiğimizde temassız ödeme seçeneğini tercih
etmeye başladık. İşte bu dijital dönüşüm, sanal paranın hayatımızdaki yerini kanıksamaya
başlamamıza, kripto paraları da yabancı karşılamamamıza vesile oldu. Bittrt Araştırma
Müdürü Helin Çelik Bitcoin’in artık ödeme aracı olarak kabul görmeye başladığının
altını çizdi. “Parasal genişlemeler ve enflasyon riski kurumsal aktörlerin pazara
girmesine neden oldu. Yüklü alımlar ve 20.000 direncinin kırılmasıyla Bitcoin hızlı
bir şekilde zirveye tırmandı. Son döneme baktığımız zaman Bitcoin’in rezerv olmaktan
çıktığını, artık ödeme aracı olarak kabul görmeye başlandığını görüyoruz. Böylelikle,
daha fazla aktör piyasaya giriş yapıyor, popülaritesi artıyor. Kurumsal aktörler
sayesinde altı boş olmayan bir yükseliş yaşıyor”

**_“BITCOIN PİYASANIN DİJİTAL ALTINI”_**

Yatırım araçları arasında altın ve bitcoin’in karşılaştırılması çok sık karşımıza
çıkan bir durum olmaya başladı. Milyarder Mark Cubon da bu kervana katıldı ve altının“
öldüğünü”, Bitcoin ve Ether’in ise “güçlendiğini” iddia etti. Helin Çelik konuya
ilişkin “Bitcoin, piyasanın dijital altını olarak biliniyor. Enflasyondan kaçmak
ve finansal açıdan korunaklı diyebileceğimiz bir bölgeye geçiş yapma davranışı, 
zamanla altın yatırımcısının Bitcoin’e kaymasına neden oldu. Nitekim birçok yatırımcı
için cazip olan getiri ve sağlam altyapı desteği var. Altyapı genişledikçe daha 
farklı sistemler ve güncellemeler gelecektir. Altında ise böyle bir taban bulunmuyor.
Sadece bir varlık olarak hayatımızda kalması ise değer saklama aracı olmanın ötesine
geçemeyeceği anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomist Erkan Öz ise Bitcoin ve altının karşılaştırılmasının temel sebebinin iki
aracın da sınırlı rezerv para gibi işlemesi olduğunu belirtti. Öz, “Günümüzde dünyanın
rezerv para olarak kullandığı dolar, herhangi bir sınıra bağlı olmadan ABD Merkez
Bankası Fed tarafından üretilebiliyor. Fed, 2008 ve 2020 Krizleri ile tarihte görülmemiş
şekilde son 200 yılda ürettiği rezerv paranın 6,5 katını son 12 yılda bastı. Oysa
altın ve Bitcoin üretimi istenildiği anda sınırsız bir biçimde arttırılamıyor” dedi.

Bitcoin tüm dünyada ciddi sayıda kullanıcıya ulaşmaya hız kesmeden devam ediyor.
Nitekim Türkiye, kripto para kullanımıyla dünyada on altıncı, Avrupa’da ise birinci
yer alıyor. Kripto para kullanımı konuşulunca önümüze mutlaka güvenlik endişesi 
çıkıyor. Türkiye’de kripto paralara gelme ihtimali olan regülasyonlar konusunda 
uzun zamandır tartışmalar dönüyor. Bu regülasyonların vergi ve güvenlik konularına
geleceği tahmin ediliyor.

Erkan Öz regülasyonların olumlu yansımaları olacağını ifade etti “Yasal düzenlemeler
küçük yatırımcıların haklarının korunmasını sağlayacaktır. Bir güven ortamı oluşturacağı
için belki daha fazla katılımcının piyasaya girmesini de teşvik edecek. Ayrıca geniş
kapsamlı olursa yurtdışında kendilerine yasal bir zemin arayan blokzincir projelerinin
Türkiye’ye gelmesini de sağlayabilir. Böylece çok ihtiyacımız olan doğrudan yabancı
yatırım konusunda bir avantaj da elde edebiliriz”

**_DÜŞÜK VERGİ ORANLARI YATIRIMCIYI TÜRKİYE’YE ÇEKEBİLİR_**

Öz vergi oranlarının düşük olmasının yerli ve yabancı yatırımcıyı cezbedeceğini 
belirterek “Kripto paralarda makul ve önemli oranda kazançlar orta ve uzun vadede
ortaya çıkmaktadır. Türkiye’nin tasarruf açığı olduğu düşünülürse kuvvetli bir tasarruf
aracı olan Bitcoin ve kripto paraların bu şekilde kullanımının teşvik edilmesi çok
faydalı olacaktır. Al-sat yapanlardan yüksek vergi alınması sermayenin yurtdışı 
ve güvensiz mecralara kaçmasına neden olabilir. Çok düşük vergi oranları ile bu 
alanda hem yerli yatırımcı Türkiye’de tutulur hem de yasal zemin arayan uluslararası
kurumsal yatırımcılar Türkiye’ye çekilebilir ”dedi.
