# Yeni düzenlemeler sonrası AVM’lerin değerinde büyük düşüş

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yeni-duzenlemeler-sonrasi-avmlerin-degerinde-buyuk-dusus-90238h/
- Yayımlanma: 2022-09-21T06:25:44+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği ([AYD](http://www.ayd.org.tr/)) tarafından,
Ernst & Young liderliğinde ve Esas Gayrimenkul desteğiyle gerçekleştirilen “AVM 
Sektörü Finansal Sorunlarına Yaklaşımlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı rapora göre,
son yapılan düzenlemeler nedeniyle [AVM](https://www.borsatek.com/avmlerde-ciro-resmi-enflasyonun-ustunde-artti-90160h)’
lerin değeri yüzde 47 düşerken, yatırımlar ise yüzde 56 geriledi.

Söz konusu raporun sonuçlarının paylaşıldığı toplantıda konuşan AYD Başkanı Prof.
Dr. Hüseyin Altaş, son yıllarda hayata geçen yasal mevzuatların sektöre finansal
etkilerini değerlendirdi. Altaş, “2016’da AVM’nin işletiminin düzenlenmesi, 2018’
de dövizle kiralama yasağı, 2019’da borçlar kanunda artış oranıyla ilgili düzenleme,
2020’de ertelenen yükümlülüklerin borçlar kanundaki yürürlüğe girişi ve son olarak
da yine ortak alan düzenlemesi yapıldı. Özellikle 2018 yapılan düzenleme ile AVM’lerin
finansal giderlerinin kiralara oranı 3,41 katına çıktı. Yani borçlu AVM’lerin kira
geliri borçlarını ödeyemez hale geldi. 2019’da borçlar kanunda yapılan değişiklikle
kirada TÜFE 12 aylık ortalama şartı getirilmişti. Bu ortalamayla kira artışları 
yüzde 114 oldu. Oysa normal enfl asyon oranında artış olsaydı yıllık bazda bu oran
yüzde 167, döviz ile devam etseydi de yüzde 282 olacaktı. Artışlar ile değerleme
yapıldığında AVM’lerin değeri Euro bazında yüzde 47 düştü. Bizim AVM’ler olarak 
birinci önceliğimiz hayatta kalmak için kira geliri elde etmek. Ancak hayata geçen
regülasyonlar, gelirimizin sürekli düşmesine yol açtı” dedi.

### Ortak giderlerin yüzde 47’si tahsil edilemiyor

Dünya’nın haberine göre ortak alan gelirleri ile ilgili de konuşan Altaş, “Düzenlemeler
neticesinde tahsilatlar sürekli olarak geriledi. Ortak alan giderlerinin gelirlerle
karşılanma oranı 2017’de yüzde 71 iken, bu oran 2021’de yüzde 53’e düştü. Yani giderlerin
sadece yüzde 53’ünü perakendecilerden tahsil edebiliyoruz. Son yönetmelik ile bu
oran ne olur bilemiyoruz. Sonuç olarak hem kira gelirlerimiz hem de ortak alan gelirlerimiz
ciddi manada düştü” ifadelerini kullandı. Sektörün nefes alabilmesi için yapılması
gerekenler konusunda ise Altaş, şu ifadeleri kullandı: “Ticari gayrimenkul kira 
rejimi bir an önce birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’ye de getirilmeli. Hollanda,
Almanya ve İsviçre gibi ülkelerdeki veriler de gösteriyor ki ticari gayrimenkul 
kira rejimi farklıdır, konut farklıdır. Sosyal hukuk devleti güçlüye karşı zayıfı
koruma güdüsüyle sözleşmeleri düzenler. Birçok perakendeci AVM karşısında güçlü 
konumdadır. Korunması gereken belki de AVM yatırımcısıdır. Düzenleme yapılması halinde
uluslararası ve yerel yatırımcıların tekrar sektöre yatırım yapacağına inanıyoruz.
Çünkü belli noktalarda AVM doygunluğuna ulaşılsa da 13 ilde hala AVM yok. Belki 
AVM’lerin ne şartlarda, nerelerde ve ne sıklıkla yapılacağı da regüle edilebilir.”
Toplantıda verilen bilgilere göre hali hazırda AVM’lerin yüzde 12’si TL olmak üzere
13 milyar dolar borcu bulunuyor. Altaş, “Mevcut borçların yüzde 23’ünün vadesi bu
yıl, yüzde 51’inin 2023 ve kalan da 2024 ve sonrası. Ödeme riskimizin en yüksek 
olduğu yıllar 2022, 2023 ve 2024 yılları. AVM’ler kredi döndürmek için bankalar 
ile görüşüyorlar ama adaletli bir durum yok. Tüm sektörlere el atıldı. AVM sektörü
ile de iş birliği yapılarak bunların düzenlenmesini talep ediyoruz” dedi.

### AVM yatırımları yüzde 56 azaldı

AYD Başkan Yardımcısı Cem Eriç de 2021 sonu itibari ile AVM sayısının 442’ye kiralanabilir
alanın ise 14 milyon metrekareye yükseldiğini söyledi. 2023 itibari ile bu rakamın
15 milyon metrekareye çıkmasının beklendiğini anlatan Eriç, “2007-2017 arasında 
hızla artan AVM yatırımları 2018 sonrasında dikkat çekici bir hızla azaldı. Yeni
arz her yıl yüzde 56 düşerek 890 bin metrekareden 390 bin metrekareye ve 28 olan
adet de 9’a geriledi. Halihazırda 13 ilde hala AVM yok” dedi.

### 1,4 milyar ziyaretçi ile 2019’un gerisinde

AVM’lerin salgının negatif etkisini üzerlerinden hala atamadığını da belirten Eriç,
bu konuda şu bilgileri paylaştı: “Rakamların zirve yaptığı yıl olan 2019’da AVM’ler
yıl genelinde 2,2 milyar ziyaretçi ağırladı. Bu rakam 2021’de 1,4 milyar adet olarak
gerçekleşti. Bu yılın temmuz ayı itibari ile ise ziyaretçi sayısı, 2019’un hala 
yüzde 12 gerisinde” diye konuştu.

### Kira geliri Euro bazında yüzde 53 geriledi

Kira gelirlerinin geride kalan dönemde Euro bazında önemli oranda gerilediğine dikkat
çeken Cem Eriç, “2017-2021 kıyasına göre metrekare başına düşen kira geliri yüzde
53 geriledi. Bu proje finansmanını dövizli yapmış AVM’lerin en büyük problemlerinden
biri. Borç döviz olarak büyürken, gelirler TL olarak düşüyor. Borçların faizlerini
dahi ödemekte zorlanıyor AVM’ler” dedi. Yaratılan ekosistem ile ilgili de bilgi 
veren Cem Eriç, şöyle devam etti: “AVM’ler, içinde yer alan mağazalarla birlikte
önemli bir ekosistem yaratıyor ve bu ekosistem, birçok farklı sektörü besliyor. 
2021’de yaratılan gelir 388 milyar TL’ye yükseldi. GSYH olarak bakıldığında da 257
milyar TL’lik bir katkı yapılmış. Bu Türkiye GSHY’sinin yüzde 4’üne eşit. Öte yandan
2.1 milyon kişilik çalışanla da toplam istihdamın yüzde 7,4’ünü sağlıyor. 2021’de
yaratılan 69 milyar TL vergi ile de toplam vergi gelirleri için de yüzde 5’lik pay
aldı. Türkiye için önemli bir değer olan ihracat konusunda ise yabancılara yapılan
satışlar ile önemli bir fonksiyon üstleniyorlar. AVM’ler yerel perakendecinin markalaşması,
yurtdışına açılması ve online ticaret gibi birçok alanda da önemli fonksiyonlar 
üstleniyor” açıklamasında bulundu.

### Kur uyumsuzluğu giderilmeli

Toplantıda AVM sektörüne yönelik çözüm önerilerini ileten Ernst & Young Türkiye 
Şirket Ortağı İlhami Koç, “Tacirler arasındaki kiralama işlemlerinin konut amaçlı
kiralamadan ayrı bir şekilde düzenlenmesini öneriyoruz. Yönetim ve pazarlama giderleri
dahil bütün giderlerin AVM yönetimi ve kiracılar arasındaki mutabakata göre paylaşılmasının
değerlendirilmesi isabetli olur. Kısa vadeli bir çözüm olarak; kira artışlarının
yıllık/dönemlik TÜFE oranında yapılması, enfl asyon oranlarındaki değişimin adil
bir şekilde yansıtılmasını sağlar. Gelir/borç ödeme dengesi gözetilerek vade yapısının
yeniden kurgulanması ve kredilerin tamamen tasfiyesi yerine sürdürülebilir bir borçluluk
seviyesi korunması da değerlendirilebilir. Kredi borçları ile gelirler arasındaki
kur uyumsuzluğunun giderilerek borç/gelir dengesinin yeniden oluşturulması ve kredi
borçlarının kısmen veya tamamen TL’ye dönüştürülmesi de değerlendirilmeli” dedi.
