# “Yeni ekonomi modeli” dış ticarete de yaramadı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yeni-ekonomi-modeli-dis-ticarete-de-yaramadi-83949h/
- Yayımlanma: 2022-04-24T09:57:06+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip [Erdoğan](https://www.borsatek.com/tarim-ve-orman-bakanliginda-iki-genel-mudur-gorevden-alindi-83925h)‘
ın “yüksek kur-düşük faiz” söylemi ile hayata geçirdiği model, ihracatta rekor büyüme
yaşanmasını ve cari fazla verilmesini vaat ediyordu. Ancak “yeni ekonomi modeli,”
yalnızca enflasyonda değil; dış ticarette de bekleneni veremedi. Enflasyon rekor
kırarken, cari açık son yılların en yüksek seviyesini gördü. İhracat ise pandemi
ile geçen son iki yıla nazaran 2022’ye iyi bir başlangıç yapmış olsa da, ithalattaki
sert yükseliş, endişeleri artırdı. [DW Türkçe](https://www.dw.com/tr/yeni-ekonomi-modeli-d%C4%B1%C5%9F-ticarete-de-yaramad%C4%B1/a-61546585)‘
ye konuşan iş dünyası temsilcileri ve ekonomistler, hükümetin uyguladığı modelin
yalnızca iç piyasayı değil, dış ticareti de olumsuz etkilediği görüşünde. 

### Dış ticaret açığı büyüyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hayata geçirdiği “yeni ekonomi modeli” yalnızca yüksek 
enflasyonun yarattığı hayat pahalılığı ile değil; Türkiye’nin dış ticaretinde de
sıkıntılara neden oluyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, hükümetin “düşük faiz-
yüksek kur” söylemi ihracatta umulan artışı sağlamazken, ithalatta ise hızlı yükselişin
önünü açtı. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine başladığı Eylül 2021’den bu yana
geçen son 6 ayda, 125 milyar dolarlık ihracata karşılık 165 milyar dolarlık ithalat
faturası ortaya çıktı. İthalat mart ayında 30 milyar dolar sınırını da aşmış oldu.

Yeni ekonomi modelinin ilk etkilerinin görüldüğü Ekim 2021 döneminde 1,5 milyar 
dolar seviyesinde olan dış ticaret açığı, Mart 2022 itibariyle 8,2 milyar dolara
çıktı. Yeni ekonomi modelinin uygulandığı son 6 ayda ise 40 milyar dolarlık dış 
ticaret açığı meydana geldi. Artan döviz kurunun etkisiyle, yalnızca Ocak-Mart döneminde
enerji ithalatına harcanan para, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 188 artarak
25 milyar dolara çıktı.

### “Bu ekonomik yapıyla ithalatı geçemeyiz”

Uzun yıllar Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) birlik başkanlığı ve yönetim 
kurulu üyeliği görevlerinde bulunan Gelişen Markalar Derneği Başkan Yardımcısı Murat
Akyüz, “Mevcut koşullarda, maalesef şu anda ihracatın ön plana çıktığını görüyoruz
ama ülkemizde hala ciddi bir ithalat ihtiyacı var” diyor.

Türkiye’de ihracat amaçlı kullanılan ham maddeler ve yarı mamullerin ithalatına 
devam edildiğini, ithalat odaklı iç tüketimin de devam ettiğini ifade eden Akyüz,
DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Bu ekonomik yapıyla, bu üretim yapısıyla ihracatın
ithalatı geçebileceğini söylemek biraz iyimserlik olur diyebilirim” diye konuşuyor.

### Merkez’e döviz satışına tepki

Ocak ayında alınan bir kararla, ihracatla elde edilen dövizin yüzde 25’inin Merkez
Bankası’na satılması zorunlu hale getirilmişti. Geçen günlerde bu oran yüzde 40’
a yükseltildi. 19 Nisan’da ise dövize endeksli taşıt satış sözleşmeleri dışındaki
menkul satış sözleşmelerinde ödeme yükümlülüklerinin TL ile yapılması zorunluluğu
getirildi. Söz konusu düzenlemeler özellikle döviz yükümlülüğü yüksek olan sektörlerde
tepki çekti. İhracatçılar döviz bozdurma oranının her sektöre özel olarak belirlenmesi
gerektiği görüşünde.

### “Hiçbir rakibimizde böyle bir kural yok”

Merkez Bankası’na döviz satışı zorunluluğu getirilmesinin Türkiye’deki ihracatçı
şirketlerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini vurgulayan Murat Akyüz, “Hiçbir 
rakibimizin bulunduğu ülkede böyle bir kural yok. İstediği şekilde istediği parayı,
istediği seviyelerde kullanabiliyor, tutabiliyor. Ama bizim Merkez Bankası için 
yapıldığı söylenen bu destek mekanizması, maalesef ihracatçının maliyetlerini artırmaktan
öteye gitmedi” değerlendirmesinde bulunuyor.

### “Öz kaynaklarımız eriyor”

Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) Başkan Yardımcısı
Bülent Aymen’e göre, yeni ekonomi modeli ile başlatılan faiz indirimleri ihracatçıların
kredi imkanları üzerinde de olumlu etki yaratmadı.

Merkez Bankası’nın son 6 ayda faizi yüzde 19’dan yüzde 14’e indirdiğini hatırlatan
Aymen, şöyle konuşuyor:  “Ancak bizler özel bankalardan kredi kullanmaya kalktığımızda
yüzde 14’ün iki misli faiz oranlarıyla karşılaşıyoruz. Artan maliyetler karşısında
ihraç ürünlerimize ihtiyacımız oranında zam yapamıyoruz, bu da bizim öz kaynaklarımızın
erimesine yol açıyor.”

### “Dış ticarette 300 yıldır yerimizde sayıyoruz”

Son bir yılda Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı da ihracatta sıçrama yaratmaya
yetmiyor. Türkiye’nin son 300 yıldır dünya ticaretinden yüzde 0,7 – yüzde 1,3 arası
bir pay aldığına işaret eden Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu (MAKFED)
Başkanı Adnan Dalgakıran, “Türkiye’nin ihracatı son 20 yılda ciddi bir büyüme kat
etmiş olsa da, aslında üç asırdır yerimizde sayıyoruz, ne uzuyoruz ne de kısalıyoruz”
diyor. 

### “Değersiz TL olumlu katkı yapmıyor”

Türkiye’nin ortalama 8 bin dolarlık milli gelir seviyesi ile Avrupa Birliği ülkeleri
içerisinde son sırada yer aldığını ifade eden Dalgakıran, “Yüksek katma değerli 
ürün ihracatı artmadan, dış ticarette ve milli gelirde kayda değer bir artış olması
çok zor. Değersiz TL’nin ihracata çok olumlu katkı yapacağına inanlardan değilim.
Geçmişe bakarsanız, ihracatın en iyi olduğu zamanlar, TL’nin en değerli olduğu zamanlarda
gerçekleşti” şeklinde konuşuyor.

### Cari fazla hayal oldu

Dış ticaret açığı ile birlikte, yeni ekonomi modelinin en büyük vaadi olan “cari
fazla” hedefi de 2022 için hayal oldu. Cari fazla vermek bir yana, Ocak ayında cari
açık son 4 yılın en yüksek seviyesini görürken, 12 aylık cari açık ise 22 milyar
dolara çıktı. Açıktaki büyümede kurlardaki yükseliş ile birlikte artan ithalat ve
enerji maliyeleri belirleyici oldu.

Türkiye’nin makro göstergelerindeki bozulmalar, uluslararası kurumların analizlerinde
de kendine yer buldu. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) son açıklanan Küresel Ekonomik
Görünüm ve Küresel Finansal İstikrar Raporu’nda,  Türkiye’nin 2022 büyümesi yüzde
3,3’ten yüzde 2,7’ye revize edilirken,  2022 yılının tamamında cari açığın 45 milyar
dolar seviyesine ulaşacağı tahmin edildi. IMF’e göre, yılsonu enflasyonu ise yüzde
52,4 olarak öngörüldü.

### “Tarihin en yüksek cari açıklarından biri”

Ekonomist Cüneyt Akman’a göre, yüksek kurun ihracatta yarattığı avantajlar, çok 
kısa sürede yerini olumsuzluklara bırakmış durumda.

DW Türkçe’ye konuşan Akman, “Ocak-Şubat’ta iki ay içinde 12 milyar doların üzerinde
cari açık verdik ve bu tarihin en yüksek cari açıklarından birisi” diyor. Döviz 
kurlarındaki yükselişin ilk zamanlarda ihracatçıya sağladığı avantajın dezavantaja
dönmeye başladığına işaret eden Akman, “İhracatçıların bile çoğu bu modelden memnun
değil” diye konuşuyor.

Türkiye’de pandemi etkisi ile geçen son iki yıla göre ihracat artışının devam edeceği
öngörülse de, 2022’de cari açığın ihracat hızını gölgede bırakması bekleniyor. 

### “Şu anki enflasyonu arar hale gelebiliriz”

Peki Türkiye’nin dış ticaret dengesinde yaşanan bozulma, vatandaşı nasıl etkileyecek?

Türkiye’de geçmişte döviz sıkıntısı nedeniyle 70 cent’e muhtaç kalınan dönemler 
yaşandığına işaret eden Cüneyt Akman, şu görüşlerini dile getiriyor:  “Umarım bu
felaketli deneyin sonucu yine 70 cent’lere muhtaç kalmakla bitmez. Ama gidişat o
tarafa doğru. Bunun sonucu şu: Birincisi piyasalarda muazzam bir kıtlık, kuyruklar
ve arkasından şiddetli ama şu anda olan enflasyonun mislini, bunu arayacak şekilde
enflasyon, hayat pahalılığı anlamına gelir.”
