# Yerli araba hibrit mi olacak elektrikli mi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yerli-araba-hibrit-mi-olacak-elektrikli-mi-29435h/
- Yayımlanma: 2017-11-15T18:27:05+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, yerli otomobilin hibrit mi elektrikli
mi olacağı konusunda, “Bu konuda da analizler, teknik ve mali analiz sırasında netleşecek.
Bu kararı da biz ortak girişim grubuna bırakıyoruz, onlara bir empozemiz yok, hani
hibrit olsun, elektrik de olsun, ama şu bir gerçek ki bütün dünya elektrikliye doğru
gidiyor” dedi.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü gündeme dair açıklamalarda bulundu. Yerli 
otomobil ile ilgili sürecin nasıl işleyeceği ve firmaların görev dağılımı hakkında
bilgi veren Bakan Özlü, projenin teknoloji ve sahiplenme olmak üzere iki boyutunun
olduğunu ifade ederek, “Teknoloji boyutu, bu daha önce de konuşuldu, ama bu sadece
bir otomobil yapma projesi değil, bu aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji atağı projesi
olacak. Yani Türkiye bu projeyle aynı zamanda bir teknoloji atağını gerçekleştirmiş
olacak. İkincisi  2 Kasım’da açıklandı, açıkladığımız günden beri birçok ilden bize
mektuplar var, talepler var, arayanlar var, ikinci konu sahiplenme oldu, yani kamuoyu
bu projeyi sahiplendi. Ekonomistler genelde bir karar açıkladıklarında derler ki,
işte piyasa bunu satın aldı, yok piyasa satın almadı derler. Aslında yerli otomobil
veya Türkiye’nin otomobili projesini piyasa satın aldı. Bakın birçok ilden bazı 
iller var imza kampanyası başlatmışlar, imza topluyorlar, sipariş verenler oldu.
Ben bugün sabah gelirken yazılara bakmıştım, orada da bir milletvekili arkadaşımız
bende sipariş vermek istiyorum diye bir yazı göndermiş. Dolayısıyla 
kamuoyunda 
sahiplenilen bir proje oldu Türkiye’nin otomobili. 

İkincisi  bu projenin Türkiye’nin teknoloji atağı projesi olacak. Gittiğimiz her
ilde bize bu proje soruluyor, her il bu projeyi sahiplenmek istiyor, milletimizde
bir sahiplenme var. Bu ortak girişim grubu bu projenin gerçekleştirilmesinde sorumluluk
almak isteyenlerden oluşan bir grup. Görev dağılımı diye bir şey söz konusu değil,
ortak bir şirket kurulacak, bir büyük şirket oluşturulacak ve bu şirket yerli marka
otomobilin, Türkiye’nin otomobilinin bütün tasarımdan üretime, satışa kadar bütün
işlerini üstlenecek. Yani A şirketi belli bir kısmını, B şirketi işte yazılım kısmını
böyle bir görev ayrımı, dağılımı olmayacak. Bütün sorumluluk şirketin ve bu beş 
ana yüklenici ortak girişim grubu da bu şirketin hissedarları olacak” şeklinde konuştu.

**Hibrit mi olacak, elektrikli mi?**

Hibrit-elektrikli konusunda çalışmalar olduğunu ifade eden Bakan Özlü, elektrikli
otomobilin henüz daha tam oturmadığı şeklinde bir görüş olduğunu belirterek, “Geçen
hafta da Elon Musk Türkiye’ye geldi. Musk’ın da ifade ettiği bir proje yürütüyorum,
yani teknoloji ağırlıklı bir proje yürütüyorum, ama henüz kendi fabrikalarımdaki

üretim sistemini tam oturtamadım, buna biraz yoğunlaşacağım ve benim ürettiğim otomobiller
büyük markaların yüzde 1’i kadardır, henüz daha o mertebelerdeyim ifadesi oldu görüşmelerde.
Ama şöyle bir gerçek var ki  bütün dünya elektrikliye gidiyor, hibrit bir geçiş,
ara model. Bu konuda da analizler, teknik ve mali analiz sırasında, yapacağımız 
analiz sırasında bu netleşecek. Bu kararı da biz ortak girişim grubuna bırakıyoruz,
onlara bir empozemiz yok, hani hibrit olsun, elektrik de olsun, ama şu bir gerçek
ki bütün dünya elektrikliye doğru gidiyor” açıklamasında bulundu.

Gündemde geniş bir yer tutan cam filmi konusuna da değinen Bakan Özlü, cam filminin
hiçbir zaman serbest olmadığının altını çizerek konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Bu hep yasaktı ve bununla ilgili bir regülasyon var, bir düzenleme var, bu başından
beri yasaktı. Karayolları Trafik Kanununda var bu, bizim yayınladığımız araç imalat,
tadilat ve test dokümanlarında var. Yani kamuoyunda şöyle bir anlayış hakim maalesef:
Sanki serbestti, yasak getiriyorduk  hayır, zaten yasaktı. Biz Bakanlık olarak bu
yasağı kaldırmak istiyorduk. Tekrar edeyim mi bilmiyorum, yani çok net tekrar vurgulamak
istiyorum. Bu cam filmi zaten yasaktı, ta başından beri yasaktı, hiç serbest olmadı,
biz Bakanlık olarak bu cam filmine serbestlik getirmek istiyorduk, geçen sene yaptığımız
görüşmelerde, Emniyet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü,
Ulaştırma Bakanlığı’yla yaptığımız görüşmelerde geçen sene bir konsensüs sağlamıştık,
evet, bu 
yasağı kaldıralım, bu yasağı serbestleştirelim diye ve bunun da uygulanmasının,
yani 26 Ekim 2016’da bir konsensüs sağlamıştık ve bunun uygulaması için de bir yıllık
bir geçiş sürecinden sonra 26 Ekim 2017’de bunu tamamen kaldıralım diye bir konsensüs
sağlamıştık geçen yıl. Bakın, yasak devam ediyor hala. Fakat bu sene, geçen yıl 
meydana gelen Türkiye’deki bazı terör eylemlerinde emniyet görevlisi arkadaşlarımızın
cam filminden kaynaklanan birtakım sıkıntıları olduğunu ifade ettiler, örneğin bu
Reina saldırısının gerçekleşmesi sürecinin takibinde gibi. Bunları İçişleri Bakanımız
detaylı açıkladılar. Böyle bir endişe olunca, dediler ki, bu cam filmi yasağı kaldırmayalım
kalsın, çünkü güvenlik sorunları oluşuyor. Uzun süre müzakere ettik, görüştük 2-
3 ay, biz kaldırılmasını istiyoruz, Emniyet Genel Müdürlüğü, İçişler Bakanlığımız
güvenlik takip noktasında sıkıntı yaşayacağı sebebiyle devamını istiyor. En son,
bir terör saldırısı olur, birkaç insan hayatını kaybeder ve bu da cam filminden 
dolayıdır bir sonuç ortaya çıkarsa, bu sorumluluğu üzerimize almayız diye düşündük
ve bu yasağın kaldırılmasıyla ilgili geçen sene 26 Ekim 2016’da verdiğimiz kararı
öteledik, askıya aldık  olayın aslı budur.”
