# Yerli otomobil kıl payı yerli ve milli

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yerli-otomobil-kil-payi-yerli-ve-milli-58164h/
- Yayımlanma: 2020-11-26T15:36:18+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

TOGG Üst Yöneticisi Gürcan Karakaş, “TOGG’da elektrikli araç üretiminde deneyimi
olmayan bir tedarik sanayi ile üretime yüzde 51 ile başlayıp, takip eden üç yılda
tedarik sanayini dönüştürerek yüzde 68 yerli içerik oranı hedefliyoruz” dedi

İstanbul Sanayi Odası’ndan (İSO) yapılan açıklamaya göre, İSO Meclisi’nin kasım 
ayı olağan toplantısı “Türkiye’nin Otomobili Girişimi’nin Teknoloji, Ar-Ge ve Tasarım
Açısından Sanayimiz ve Ekonomimiz İçin Önemi” ana gündemi ile dijital platform üzerinden
video konferans yöntemi ile gerçekleştirildi. Programa Türkiye’nin Otomobili Girişim
Grubu (TOGG) Üst Yöneticisi (CEO) Gürcan Karakaş konuk olarak katılarak gündeme 
ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, teknolojik
anlamda hemen hemen her sektörde yaşanan köklü dönüşümün en şiddetlisinin otomobil
endüstrisinde yaşandığına, gelecek 5-10 yıl içindeki yeniliklerin, geçen 50 yıldaki
ilerlemelerden çok daha büyük boyutta olacağına dikkati çekti.

Bu büyük dönüşümde otonom sürüş ve elektrikli araçların başı çektiğini vurgulayan
Bahçıvan, “Otomobiller adeta çevresiyle iletişime geçen akıllı bilgisayarlara dönüşüyor.
İnternetin otomobilde değil, otomobilin kendisinin internette olduğu bir dünyadan
bahsediyoruz. Dolayısıyla şehirlerimiz, evlerimiz ve fabrikalarımız akıllandıkça
otomobilimiz bir yaşam alanına dönüşüyor. Kelimenin tam anlamıyla her şeyin iç içe
girdiği, her şeyin bağlantılı olduğu bir döneme adım adım yaklaşıyoruz. Küresel 
otomotiv sektöründe rollerin yeniden tanımlandığı bir dönemde, ülkemiz de yerli 
otomobil markasını hayata geçirmek için düğmeye bastı.” ifadelerini kullandı.

**“TOGG, otomotiv sanayimizin gelişmesinde önemli kilometre taşı”**

TOBB’un maddi ve manevi olarak sahiplendiği Yerli Otomobil Projesi TOGG’u, sanayicilerin
de stratejik öneme sahip projelerden biri olarak değerlendirdiğinin altını çizen
Bahçıvan, Türkiye’nin otomobilinin, küresel otomotiv sektörünün beklenen yapısal
değişimine ayak uyduracağına yürekten inandıklarını dile getirdi. Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığının da bu projeyi desteklediğini belirten Bahçıvan, şunları aktardı:

“Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun otomotiv sanayimizin gelişmesi yolunda 
önemli bir kilometre taşı olduğuna inanıyoruz. Bu projede yerli tedarikçiler ile
çalışmak, hem sürdürülebilir bir tedarik zinciri kurmak, hem de yerli katma değeri
artırmak noktasında büyük önem arz ediyor. Tecrübelerimizi, ‘Türkiye’nin Otomobili’
ile buluşturma ve ülkemiz için katma değer yaratma zamanıdır. Türkiye’nin Otomobili
projesindeki teknoloji birikimimiz diğer pek çok sektörün de önünü açacak, aynı 
zamanda ateşleyicisi olacaktır. Teknoloji üreten, teknoloji ihraç eden bir Türkiye
yaratma yolculuğunda da önemli bir kilometre taşı olacaktır. ‘Türkiye’nin Otomobili’
projesi, yerli otomobil üretmekten daha fazlasıdır. Türkiye’nin teknolojik birikimine
katkı yapacaktır. Bu anlayış eşliğinde, Türkiye’nin Otomobili Projesi sürecinde 
üzerimize düşen görevi yerine getirmeye hazırız.”

**Sürdürülebilir Yeşil Ekonomi için köklü adımlar atıldı**

Otomotiv endüstrisinde çevreye önem veren anlayışın öncelikli bir konu haline geldiğini
de vurgulayan Bahçıvan, “Fosil yakıtlı arabaların çevreye olumsuz etkileri, fosil
yakıtların belli süre sonra azalacak olması, petrol fiyatlarının çok fazla dalgalanması
elektrikli arabalar ile ilgili gelişmeleri hızlandırıyor. Ayrıca elektrikli araba
fiyatlarının düşmesi ve yeterli şarj altyapısının oluşturulması bu araçların sayılarını
artıran başka bir neden. Yakın gelecekte benzinli ve dizel araç kullanımını yasaklayacağını
açıklayan İngiltere, Almanya, Norveç ve Fransa gibi ülkeleri dünyanın en büyük otomobil
pazarı olan Çin’in de takip etmesiyle, elektrikli otomobillerin yaygınlaşması şüphesiz
hız kazanacaktır. Özetle, Sürdürülebilir Yeşil Ekonomi’ye uyum konusunda otomotiv
sektörü çok köklü adımlar atıyor. Bu bağlamda rekabet üstünlüğü yarışında olan otomotiv
firmalarının ve otomotiv üretiminde yukarı tırmanmayı hedefleyen ülkelerin, öncelikle
atması gereken adım, endüstrideki trendleri yakalayabilen tasarım ve AR-GE alanındaki
faaliyetlerini daha da güçlendirmek olmalı” açıklamasında bulundu.

**“Yüzde 51 yerlilik oranı ile başlayacağız”**

TOGG Üst Yöneticisi (CEO) Gürcan Karakaş ise, “TOBB olmasaydı, bu proje olmazdı.‘
Babayiğit’ kuruluşların bütünleşmesinde TOBB’un rolü çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Karakaş, fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 Türkiye’ye ait “bağımsız ve özgür”
olan TOGG’da yerlilik oranına ilişkin olarak, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine
göre ülkemizde binek otomobilde yerlilik oranı yüzde 19,6 ile yüzde 66,3 arasında
değişiyor. Yani 60 yılda yüzde 66’ya erişilmiş durumda. TOGG’da ise elektrikli araç
üretiminde deneyimi olmayan bir tedarik sanayi ile üretime yüzde 51 ile başlayıp,
takip eden üç yılda tedarik sanayini dönüştürerek yüzde 68 yerli içerik oranı hedefliyoruz.”
açıklamasında bulundu.

**101 tedarikçinin yüzde 75’i TAYSAD üyesi**

Konuşmasında sektörde yaşanan gelişmeler ve TOGG’da gelinen durum ile ilgili bilgiler
de veren Karakaş, şunları aktardı:

“Tedarikçi seçimlerini tamamladık. Toplam 101 tedarikçinin yüzde 75’i yerli ve bunun
da çoğunluğu TAYSAD üyesi kuruluşlardan, yüzde 25’i ise tüm dünyadan kuruluşlardan
oluşuyor. Elektrikli aracın belki de en önemli parçası batarya için bu konuda kendini
kanıtlayan Farasis ile anlaşma imzaladık. Yerli tedarikten sağlayamadığımızda, en
iyisi neredeyse oradan almamız gerekiyor. Şimdiye dek 200 start-up inceledik ve 
9’u ile çalışmaya başladık. Gemlik’te toplam 1,2 milyon metrekare arazide 175 bin
metrekarelik bir tesisimiz olacak ve 4 bin 300 kişiye istihdam yaratacak. Tesislerimizi
inşa ederken, deprem bölgesinde olduğumuz için, şu ana kadar iki tane 50 katlık 
gökdelenin inşasına yetecek kadar çimento kullanılarak 17 bin 500 adet zemin güçlendirme
kolonu üretildi. Zemin altına inşa edilen bu kolonların sayısı 41 bin adete ulaşacak.
Aynı zamanda düşük karbon ayak izine sahip ve uçucu organik bileşenler (VOC) salımı
açısından Avrupa’nın en temiz tesisini kuruyoruz. Yıllık 175 bin araç kapasitesine
sahip tesisimizde, 2032’ye kadar 1 milyon toplam üretim olacak. C-SUV aracımızın
ardından, takip eden yıllarda, C-Sedan ve Hatchback, B-SUV ve hafif ticari araç 
üretimi gerçekleşecek.”
