# Yeşil Mutabakat’ta Türkiye’yi Levent Çakıroğlu temsil ediyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yesil-mutabakatta-turkiyeyi-levent-cakiroglu-temsil-ediyor-56239h/
- Yayımlanma: 2020-09-24T11:49:43+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Dünya Ekonomik Forumu, Avrupa Komisyonu’nun 2019 yılında açıkladığı “Yeşil Mutabakat”
kapsamında küresel 30 şirketin CEO’sunu bir araya getirerek CEO Eylem Grubu oluşturdu.“
Yeşil Mutabakat”ı desteklemeyi ve Covid-19 sonrası “yeşil toparlanmayı” hızlandırmayı
amaçlayan CEO Eylem Grubu, iş dünyasını ortak hedefler doğrultusunda harekete geçirecek.

Ülkemizi söz konusu grupta temsil eden Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Yeşil
Mutabakat, Avrupa Birliği’ne rekabet üstünlüğü kazandıracak yeni bir ekonomik büyüme
stratejisi. Bu yeni yaklaşımla iklim krizine somut bir yanıt vermenin yanı sıra,
teknolojik ve kapsayıcı çözümlerle Avrupa Birliği’ne yeni yatırım ve istihdam fırsatları
yaratılması hedefleniyor. Avrupa Birliği, ‘Yeşil Mutabakat’ ile ekonominin ve uluslararası
ticaretin işleyişini değiştirecek. Koç Topluluğu olarak paydaşlarımızla büyük bir
ekosistemin tam merkezinde yer alıyoruz. Gerek iklim krizine ilişkin dünyadaki gelişmeleri,
gerekse Yeşil Mutabakat’ı aktif olarak takip ediyoruz. Yeşil Mutabakat’ın en iyi
şekilde hayata geçirilebilmesi için özel sektörün rolünü tanımlamak üzere Dünya 
Ekonomik Forumu bünyesinde oluşturulan CEO Eylem Grubu’na dâhil olmak ve burada 
ülkemizi temsil etmek bizim için çok önemli. Açıklanan ortak bildiri doğrultusunda,
küresel yeşil toparlanma için gerekli yol haritasının oluşturulmasına Koç Topluluğu
olarak somut bir katkı sunacağımızı taahhüt ediyoruz. Ayrıca Avrupa Birliği ile 
ticari ilişkileri Gümrük Birliği’ne dayanan Türkiye’nin ilgili finansal teşvik mekanizmalarından
faydalanması ve Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerdeki sürdürülebilirlik kriterleri
açısından başarılı şirketlerin, süreçlere dâhil olması için önerdiğimiz yaklaşımın
yayınlanan bildiride yer almasından memnuniyet duyuyoruz. Süreç boyunca da bu yaklaşımın
takipçisi olacağız” dedi.

Avrupa Komisyonu’nun, iklim değişikliğini durdurmak, biyolojik çeşitlilik kaybını
geriye çevirmek, döngüsel bir ekonomiye geçerek ve kirliliği azaltarak kaynakların
verimli kullanımını artırmak amacıyla 2019 yılında duyurduğu Yeşil Mutabakat’a Dünya
Ekonomik Forumu’ndan dikkat çeken bir destek geldi. Dünya Ekonomik Forumu, Avrupa
Komisyonu’yla yakın çalışmak üzere “Yeşil Mutabakat” kapsamında küresel 30 şirketin
üye olduğu bir CEO Eylem Grubu oluşturdu. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Türkiye’den
grupta yer alan tek temsilci oldu. CEO Eylem Grubu, iş dünyasını aynı hedefler doğrultusunda
harekete geçirmek için ortak bir bildiri açıkladı. Yayınlanan ortak bildiride, sürdürülebilir
ve dirençli bir gelecek ihtiyacının önemi vurgulanırken, Covid-19 salgınının yarattığı
krizden çıkış yolunun eskisiyle aynı olmadığı belirtildi. Aynı zamanda Covid-19 
sonrası toparlanmayı hızlandırmayı amaçlayan CEO Eylem Grubu; hükümetlerin, şirketlerin
ve sivil toplumun güçlü ortaklıklar kurmasının önemine dikkat çekti. Avrupa’yı 2050
yılına kadar sıfır karbon hedefine ulaştırmak için Yeşil Mutabakat’a destek olacak
adımlar atacaklarına, ayrıca önemli ticaret ortaklarının ve Gümrük Birliği çerçevesinde
birbirine bağlı değer zincirlerinin Yeşil Mutabakat kapsamındaki programlarda göz
önünde bulundurulmasını destekleyeceklerine yönelik taahhütte bulundu.

Levent Çakıroğlu: “Yeşil Mutabakat’ın uluslararası ticarete yeni bir boyut kazandırması
bekleniyor.”

Sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğinin uzun yıllardır Koç Topluluğu’nun önceliklendirdiği
konular arasında yer aldığını vurgulayan Levent Çakıroğlu, bu küresel soruna yönelik
geliştirilen en kapsamlı yanıtlardan birinin geçtiğimiz yıl sonunda açıklanan Avrupa
Yeşil Mutabakatı olduğuna dikkat çekti. Yeşil Mutabakat’ın dış ticaretinin yüzde
50’sinden fazlasını Avrupa Birliği ile gerçekleştiren Türkiye için de büyük önem
taşıdığını belirten Çakıroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeşil Mutabakat, Avrupa
Birliği’ne rekabet üstünlüğü kazandıracak yeni bir ekonomik büyüme stratejisi. Bu
yeni yaklaşımla iklim krizine somut bir yanıt vermenin yanı sıra, teknolojik ve 
kapsayıcı çözümlerle Avrupa Birliği’ne yeni yatırım ve istihdam fırsatları yaratılması
hedefleniyor. Avrupa Birliği, ‘Yeşil Mutabakat’ ile ekonominin ve uluslararası ticaretin
işleyişini değiştirecek. Koç Topluluğu şirketleri olarak gerek iklim krizine ilişkin
dünyadaki gelişmeleri, gerekse Yeşil Mutabakat’ı aktif olarak takip ediyoruz. Şimdi
de Yeşil Mutabakat’ın en iyi şekilde hayata geçirilebilmesi için özel sektörün rolünü
tanımlamak üzere Dünya Ekonomik Forumu bünyesinde oluşturulan CEO Eylem Grubu’na
dâhil olduk. Burada ülkemizi temsil etmek bizim için çok önemli.”

 

Levent Çakıroğlu: “Ülkemizin, yeni oluşturulacak bu tedarik zinciri mimarisinde 
önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.”

Küresel ticaret ve tedarik zincirlerinin Avrupa’nın hedeflediği Yeşil Mutabakat 
sürecinde önemli birer unsur olarak konumlandırıldığını belirten Levent Çakıroğlu
şöyle devam etti: “Avrupa Birliği’nin bu süreçte politikaları ve araçları oluştururken
kapsayıcı bir biçimde çok taraflı bir yaklaşım benimsemesinin Yeşil Mutabakat’ın
hedeflerine ulaşmasında elzem olduğunu düşünüyoruz. Avrupa Birliği, Yeşil Mutabakat’a
uyum sürecinde, yalnızca rekabet gücünü artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Avrupa
Birliği üyesi olmayan ticaret ortaklarındaki tedarik zincirlerini güçlendirecek 
ve bu ülkelerin de iklim değişikliğiyle mücadelesine önemli katkılar sunacak. Ülkemizin
de, yeni oluşturulacak bu tedarik zinciri mimarisinde önemli bir rol oynayacağına
inanıyoruz. CEO Eylem Grubu’nun bir temsilcisi olarak, Koç Topluluğu bünyesindeki
şirketlerimizle birlikte küresel olarak hedeflenen ‘yeşil toparlanma’ için gerekli
yol haritasının oluşturulmasına somut bir katkı sunacağımızı taahhüt ediyoruz. Ayrıca
Avrupa Birliği ile ticari ilişkileri Gümrük Birliği’ne dayanan Türkiye’nin ilgili
finansal teşvik mekanizmalarından faydalanması ve Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerdeki
sürdürülebilirlik kriterleri açısından başarılı şirketlerin, süreçlere dâhil olması
adına önerdiğimiz yaklaşımın yayınlanan bildiride yer almasından memnuniyet duyuyoruz.
Süreç boyunca da bu yaklaşımın takipçisi olacağız.”
