# Yılmaz: Kurda geçici etkilenmeler olabilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yilmaz-kurda-gecici-etkilenmeler-olabilir-1036h/
- Yayımlanma: 2014-01-23T20:03:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, dövizdeki artış ve Merkez Bankası’nın doğrudan müdahalesine
yönelik olarak bazı geçici etkilenmeler olabileceğini söyledi. Merkez Banka’sının
küresel kriz ortamında aktifliğine dikkat çeken Yılmaz, “Kendi görev alanıyla ilgili
bağımsız bir şekilde elindeki enstrümanları en etkili bir şekilde kullanacaktır.
Fakat önemli olan bu tür durumlarda aşırı yorumlara gitmemek gerekir” dedi.

“Türkiye’de İyi İşler” raporunun tanıtımına katılan Yılmaz, tanıtımda gazetecilerin
sorunlarını cevapladı. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz’ın, “Vergi 
cezası veya başka türlü cezalarla şirketler üzerinde baskı kuran, ihale yasası onlarca
kez değişen bir ülkeye yabancı sermayenin gelmesi mümkün değildir” sözlerinin anımsatılması
üzerine Bakan Yılmaz, Türkiye’nin son 10 yılda geçmişte hiçbir dönemde olmadığı 
kadar doğrudan uluslararası sermayeyi cezbettiğini vurguladı. 2002 öncesine döneme
bakıldığında yılda 1 milyar doları uluslararası sermayenin çekilmesinin istisna 
olduğunu ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin geçmişte doğrudan sermayeyi cezbedemeyen
bir ülke konumunda olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin doğrudan uluslararası sermaye konusunda 10 yılda sıçrama yaptığını belirten
Yılmaz, “Türkiye’ye çok yoğun bir şekilde doğrudan ve uluslararası sermayenin geldiğini
gördük. 130 milyar dolar civarında bir doğrudan sermaye girişi oldu. Rakamlar gösteriyor
ki geçmişle mukayese edildiğinde Türkiye doğru politikalar izlemiş. Türkiye’ye bu
sermaye gelmiş ve yatırım yapmış. Küresel kriz ortamında birçok alan etkilendiği
gibi doğrudan sermayenin de dünyada daraldığını biliyoruz. Bu sadece Türkiye’ye 
özgü bir durum değil. Bütün dünyada aslında baktığınız zaman sermaye fazla ama küresel
kriz nedeniyle güven unsuru dünyada azaldığı için doğrudan sermaye yatırımlarında
da genel anlamda bütün dünyada bir daralma görüyoruz. Bu tabi Türkiye’yi de etkiliyor.
Global rakamların da dünya ölçeğinde düştüğünü görüyoruz” diye konuştu.

**Politikalarımız açık ve net**

Hükümet olarak politikalarının açık ve net olduğunu kaydeden Yılmaz, güven ve istikrar
kavramı üzerine kurdukları politikalar sonucunda çok ciddi başarılar sağladıklarını
belirtti. 10 yıl önce 230 milyar dolar olan ekonomik büyüklüğün geçen yıl itibarıyla
kesin olmayan rakamlara göre 800 milyar doları aşmış durumda olduğunu söyleyen Yılmaz,
bu önemli başarıda da Türkiye’nin yatırım ortamını iyileştirilmesinin etkisi olduğunu
kaydetti. Geleceğe dönük olarak bu reformların devam edeceğini kaydeden Yılmaz, 
şunları ifade etti:

“Türkiye’deki iş ve yatırım ortamını iyileştirmek bizim değişmez bir gündem maddemiz.
Son günlerde konjonktürel tartışmalar olabilir ama Türkiye bunları kısa bir sürede
atlatacaktır. Özellikle 30 Mart seçimlerine gidiyoruz. Burada son sözü her zaman
olduğu gibi halkımız söyleyecek. Halkımızın Hükümetimize vereceği destek aslında
Türkiye’de ki güvene ve istikrara verilmiş destek olacaktır.”

**Karamsarlığı naklı bulmuyorum**

Dünya Bankası ile ortaklaşa çalışmaların yapıldığını anımsatan Yılmaz, Dünya Bankası’nın
önemine vurgu yaptı. Diğer ülkelere bakıldığında istihdamın birçok ülkede daraldığını,
iyi işler oluşturulamadığını belirten Yılmaz, Türkiye’nin son 4 yılda 5 milyon istihdam
oluşturmuş bir ülke olduğunu vurguladı. Türkiye’nin kadın istihdamını ve kayıtlı
istihdamı ciddi bir şekilde artırdığına dikkat çeken Yılmaz, “Bu konularda sağladığımız
ilerlemeleri Dünya Bankası dünyaya son derece olumlu bir başarı örneği olarak anlatma
yönünde raporlar hazırlarken, bizim kendi ülkemizle ilgili bu kadar karamsar yaklaşım
içinde olmamızı ben doğrusu haklı bulmuyorum” dedi.

**Hukuk ve adalet reformlarını yapmamız gerekiyor**

“İş dünyasının ileriye dönük endişelerini yersiz mi buluyorsunuz?” sorusu üzerine
ise Yılmaz, hükümetin politikalarının ortada olduğunu, bundan sonra da Türkiye’nin
istikrarlı bir şekilde politikalarına devam edeceğini vurguladı. “Bunu istikrarlı
bir şekilde ve hep birlikte yapmak durumundayız. İş dünyasıyla diğer bütün kesimleriyle
birlikte yapmalıyız” diyen Yılmaz, idarede bir takım yanlışlar olması halinde bunu
düzeltmek için hukuk olduğunu, siyaset olduğunu dile getirdi. Yılmaz, şunları kaydetti:

“Siyasette bir takım eksikler olursa demokratik ülkelerde siyaset kurumu halkın 
önüne çıkar halka hesabını verir. Yargı gibi bir takım alanlar içinde hukuki amaçlarla
değil, başka amaçlarla hareket eden gruplar varsa bunları bulmak bunları bu sistemden
çıkarmakta hükümetlerin görevi. Buna da bütün toplumun destek olması lazım. Geleceğimize
ilişkin belirsizleri azaltmak istiyorsak, öngörülebilirliği arttırmak istiyorsak
hukuk ve adalet reformlarını bir an önce yapmamız gerekiyor. Adaletin tam olarak
işlemediği bir yerde tam olarak arzu ettiğiniz sonuçları alamazsınız. TÜİK, adalete
olan güveni ölçüyor. Maalesef yüzde 50’nin altında memnuniyet olarak bir tek alan
var o da adalet. İş hayatının adalet reformunu desteklemesi gerekir. Çünkü belirsizliği
azaltmak ve öngörülebilirliği arttırmak herkesten daha çok iş dünyasına lazım diye
düşünüyorum.”
