# Yuan’ın rezerv para olması Çin’in gücünü artırdı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yuanin-rezerv-para-olmasi-cinin-gucunu-artirdi-15692h/
- Yayımlanma: 2016-10-12T14:25:33+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

IMF İcra Direktörleri Kurulu’nun aldığı kararla, yuan, 1 Ekim 2016 tarihinden itibaren
dolar, avro, yen ve sterlinin yanında 1969 yılında yürürlüğe giren Özel Çekme Hakları(
SDR) sepetinin beşinci para birimi oldu.

Böylece yuan da serbestçe kullanılan yani “freely usable” kategorisine girerek dolar,
avro, yen ve İngiliz sterlini gibi uluslararası rezervde yer almaya başladı.  Sepetteki
ağırlığı yüzde 10,92 olacak yuan, bu açıdan yen ve sterlini geride bırakarak, dolar
ve avronun ardından en fazla paya sahip para birimi niteliğini kazanacak.

IMF’nin yeni SDR sepetinin yüzde 41,73’ünü dolar, yüzde 30,93’ünü avro, yüzde 10,92’
sini yuan, yüzde 8,33’ünü yen ve yüzde 8,09’unu sterlin oluşturacak. Eski sepet 
ile karşılaştırınca yeni sepette özellikle avro ve sterlinin payının azaldığı gözleniyor.
Sepetteki ağırlığı yüzde 10,92 olacak yuan, bu açıdan yen ve sterlini geride bırakarak,
dolar ve avronun ardından en fazla paya sahip para birimi niteliğini kazanacak.

**SDR Sepetinin Dağılımı**

  |    |

**Yeni SDR Sepetindeki**

**Payı**

  |

**Eski SDR Sepetindeki**

**Payı**

  |  
 |

**ABD Doları**

  |

41,73

  |

41,9

  |  
 |

**Avro**

  |

30,93

  |

37,4

  |  
 |

**Çin Yuanı**

  |

10,92

  |

–

  |  
 |

**Japon Yeni**

  |

8,33

  |

9,4

  |  
 |

**İngiliz Sterlini**

  |

8,09

  |

11,3

  |

 

 

 

**Lagarde: Tarihi dönüm noktası**

IMF Başkanı Christine Lagarde, yeni SDR sepetinin faaliyete geçmesini şu sözlerle
değerlendirdi:

“SDR sepetinin genişletilmesi IMF, Çin ve uluslararası para sistemi için tarihi 
bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Fon için çok önemli bir değişiklik çünkü avronun
kabulünden sonra sepete ilk kez yeni bir para birimi eklendi. Yuanın sepete eklenmesi
Çin’in para, döviz ve finansal sisteminde yaptığı reformların ortaya çıkarttığı 
ilerlemenin yansıması ve finansal sistem altyapısındaki iyileşme ile serbestleşmenin
yaratan gelişmelerin onaylanması anlamına geliyor.. Bu çabaların devamı ve derinleşmesi
uygun koruna tedbirleri ile birlikte Çin’in ve küresel ekonominin büyümesini ve 
istikrarını destekleyecek daha sağlam bir parasal ve finansal sistemi ortaya çıkaracak.
Bu dönüm noktası aynı zamanda küresel ekonominin devam eden evriminin bir yansımasıdır.
Fon bu süreçte önemli bir rol oynuyor ve yuanın SDR sepetinde yer alması bir kez
daha IMF’nin küresel değişimlere uyum gösterme konusunda ne denli hazırlıklı olduğunu
göstermiştir.”

IMF tarafından alınan bu karar, Çin parasının küresel olarak tanındığı anlamına 
gelmektedir. IMF’nin Çin Halk Cumhuriyeti Direktörü Alfred Schipke, bu gelişmenin
öneminin sadece ülke ile sınırlı olmadığını düşünüyor. Schipke “Yuanın SDR sepetine
katılmasının Çin kadar dünya finansal sistemi için de bir dönüm noktası olacaktır.
Yuan’ın uluslararasılaşmasının geleceği Çin ekonominsin performansı daha fazla etkileyen
özel sektörün davranışı ile reformların planlandığı gibi sürdürülmeye devam edip
etmeyeceğine bağlı olacaktır” ifadelerini kullandı.

**“Reformlar devam etmeli”**

IMF cephesi bu gelişmeye daha çok Çin’in finansal sisteminin dünyaya entegrasyonunu
sağlayacak reformların devam etmesi gerektiği yönünden yaklaşıyor. Schipke bu yaklaşımı;“
Asıl mesele sadece yuanın SDR sepetine katılması değil, asıl mesele Çin’in gerçekte
bununla ne yapacağıdır. Buradaki kritik unsur hem yuanın uluslararasılaşmasının 
için hem de bunun Çin ekonomisindeki uygulamaları açısından reformların ileriye 
doğru nasıl gideceğidir. Yani bunlar daha çok Çin’in sermaye hesabını serbestleştirmeyi
nasıl sürdüreceği, finansal sistemini nasıl sağlamlaştıracağı ile ilgili sorulardır”
diyerek özetliyor.

**Çin ekonomisi için önemli fırsat**

Bu gelişme Çin için reel ekonomisini güçlendirmek adına önemli bir fırsat yaratıyor.
Çin’in 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne katılarak uluslararası ticaretin kurallarını
benimsemesi sanayi sektörünün yeniden yapılanmasına olanak sağlamıştı. Bu tarihten
sonra Çin sanayi kurumsal çerçeve ve teknolojik kapasite açısından önemi bir gelişme
gösterdi. Aynı mantık çerçevesinde, Çin’in küresel finansal sistem içindeki yeni
konumu finansal reformların devamı ve kurumların kalitesinin yükselmesi için bir
etkili faktör olacak.

Küresel ticarette ödeme aracı olarak kullanılan ve ulusal merkez bankaları tarafında
rezerv olarak tutulan para hala büyük oranda ABD doları. Dolar bu bağlamda diğer
paralara kıyasala başat para birimi olmayı sürdürüyor. Yuan’nın SDR sepetine eklenmesi
yuanın uluslararası rezerv para olma yolunda attığı ilk adım olarak değerlendirilmeli.
Yuanın küresel ödemlerde yaygın olarak kullanılması ve merkez bankaları tarafından
başat rezerv olarak yutulmasının önünde daha uzun bir yol bulunuyor. Bu büyük ölçüde
finansal aktörlerin bu konuda ne denli istekli olacağına ve Çin’in reformları sürdürme
kapasitesine bağlı. Ancak Çin ekonomik güç ve siyasi irade olarak reformları sürdürme
kapasitesine fazlasıyla sahip.

**Beijing yeni finansal güç odağı**

Diğer taraftan yaşanan bu gelişmenin küresel finansal sistemin boyutlarını aşan 
uluslararası sistemi politik ve stratejik olarak etkileyen boyutları da var. Yuanın
SDR sepetine alınması ile Beijing, küresel finansal sistemde geleneksel olarak etkin
olan Washington (IMF, Dünya Bankası), New York  (Wall Street, FED), Londra (LSE),
Basel (BIS) ve Frankfurt (ECB) gibi merkezlerin yanında yeni bir güç odağı olarak
ortaya çıkıyor.

Bu gelişme aynı zamanda ekonominin yanında küresel politika ve jeostrateji açısından
da içinde yeni olanaklar barındırmaktadır. Asya Altyapı Yatırım Bankası, BRICS Bankası
gibi yeni ulus üstü mali kurumların doğması ile birlikte Çin’in finansal piyasalardaki
yeni konumlanışı yakın gelecekte uluslararası spekülatif sermaye ataklarına karşı
kırılgan olan gelişmekte olan ülkelerin direnme gücünü artıracak.

Bu dönüşüm aynı zamanda Çin’in “Açık Kalkınma Stratejisi” ile hayat bulan yeni birçok
kutuplu geleceğin inşasında önemli bir dönüm noktası olarak görülmelidir. Çok kutuplu
gelecek özellikle Asya ve Afrika’nın yoksul ülkelerinde ekonomik ve insani gelişmenin
sağlanması açısından büyük fırsatlar sunuyor.

**Borsatek Haber Analiz – Yrd. Doç. Cem Okan Tuncel / Uludağ Üniversitesi İktisat
Bölümü**

 
