# ‘Yüksek enflasyon riski kapıda’

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yuksek-enflasyon-riski-kapida-77546h/
- Yayımlanma: 2021-12-24T18:39:27+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Kovid-19](https://www.borsatek.com/rusyaya-asi-turizmi-basliyor-61398h) salgınının
etkisinin azalmasıyla toparlanmaya başlayan ekonomilerde enerji talebinin hızla 
arttığını dile getiren Birol, yüksek talep karşısında doğal gaz ve petrol arzında
ciddi sorunlarla karşılaşıldığını söyledi.

Birol, hava şartlarından dolayı üretimin aksaması, kuraklık ve üretici ülkelerin
arzdaki suni darlığın azaltılması konusunda adım atmaması nedeniyle gaz arzında 
sorun yaşandığını ifade ederek, “Avrupa’daki [doğal gaz](https://www.borsatek.com/avrupada-dogal-gaz-fiyatlari-yukselisini-surduruyor-77330h)
sorunu Rusya’nın yüzde 15’lik ihracat artışıyla hemen çözülebilir. Rusya bunu rahatlıkla
yapabilecek kapasiteye sahip. Kontrat yükümlülüklerini yerine getiriyor ama isteseydi
fiyatların düşmesini sağlayabilirdi.” diye konuştu.

### Gaz fiyatları yüzde 600 arttı

Avrupa’da ortalama gaz fiyatlarının salgın öncesi döneme göre yüzde 600 arttığına
dikkati çeken Birol, “Yüksek [enflasyon](https://www.borsatek.com/fedin-izledigi-enflasyon-gostergesi-zirveye-ulasti-77471h)
riski dünya ekonomisinin kapısını çalıyor.” dedi.

Birol, bu yıl yenilenebilir enerjide 290 gigavatla rekor büyüme öngördüklerini belirterek,
bu kapasitenin büyük kısmının güneş enerjisinden sağlanacağını, bunu rüzgar, hidroelektrik
ve jeotermal enerji kaynaklarının takip edeceğini belirtti.

### Elektrikli araçlar, hidrojen ve mini modüler nükleer reaktörler ana rekabet alanları olacak

Gelecek 5 yılda yenilenebilir enerjinin dünya elektrik piyasalarında yeni kurulacak
santrallerin yüzde 95’ini oluşturacağını dile getiren Birol, Çin, Hindistan, ABD
ve Avrupa’nın bu alanda en önemli oyuncular olacağını söyledi.

“Temiz enerji teknolojilerine yatırımlar çok ciddi şekilde artacak. Eski enerji 
teknolojilerine yatırımların bugünden yarına duracağını söylemek gerçekçi değil 
ama iştahın azaldığını söylemek mümkün. Birçok ülkede kömür yatırımlarında azalma
var. Dünya ekonomisinin yüzde 90’ı şu an itibarıyla sıfır emisyon taahhüdü yaptı
ama bizim gördüğümüz ülkelerin taahhütleriyle yapılanlar arasında bir uçurum var.
Benim korkum bu uçurumun giderek büyümesi ve iklim değişikliğiyle mücadelede maalesef
başarısız olma ihtimalimizin olması. İklim değişikliğiyle mücadelede başarılı olmanın
yolu sadece ülkelerin taahhütleri değil, teknolojik gelişmeler ve ülkeler arasındaki
temiz enerji teknoloji rekabeti de olacak. ABD-Çin, Çin-Avrupa ve Avrupa-ABD arasında
üç alanda ciddi rekabet göreceğiz. Elektrikli araçlar, hidrojen ve mini modüler 
nükleer reaktörler alanında dünyanın bu üç büyük ekonomik gücü arasında rekabet 
göreceğiz. Bu rekabet de maliyetlerin düşmesini ve eski teknolojilerin yenileriyle
ikame edilmesini sağlayacak.”

Birol, Türkiye’nin ise yenilenebilir enerji potansiyelinin çok yüksek olduğunu ve
güçlü teşvik politikasının devam etmesiyle gelecek 5 yılda bu alanda 35 gigavat 
yeni kapasite oluşturulabileceğini kaydetti.
