# Yüz tanıma teknolojisi: Fırsat mı, tehdit mi?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/yuz-tanima-teknolojisi-firsat-mi-tehdit-mi-25647h/
- Yayımlanma: 2017-07-31T08:12:16+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Sistem, geçişlerde durup bilet satın almaya, kapılarda okutmaya ve uzun kuyruklar
oluşturmaya gerek olmadan yolculuk edilmesini amaçlıyor. Yüksek hızda yanıp sönen
görünmez ışıklar ve üç boyutlu okuma sistemiyle, şekilleri tanıyabiliyor.

Dünyada birçok devlet ve özel şirket, güvenilir ve hızlı olduğunu söyleyerek yüz
tanıma programlarını kullanıyor.

Bazı araştırmacılar, yüz tanıma teknolojisinin kart ve şifrelerin gizli tutulması,
suçluların yakalanması ve ülkeye giriş çıkışların denetlenmesi gibi alanlarda hızlı
ve güvenilir bir araç olduğunu söylüyor.

Bazılarına göre ise bu, mahremiyetin yok olduğu bir distopyanın parçası. 

## İyi yönleri neler?

Yüz tanıma teknolojisi, birçok ülkede özellikle güvenlik ve eğlence amaçlı kullanılıyor.

Avustralya’daki havaalanlarında benzer bir yüz tanıma sisteminin pasaportların yerine
geçeceği konuşuluyor. Almanya da “terörle mücadele” kapsamında havaalanlarında ve
tren istasyonlarında uygulamayı hayata geçirebilir.

Bu programlarla aileler kayıp çocuklarını ve yakınlarını bulabiliyor, hatta bir 
araştırmaya göre genetik bozukluklar teşhis edilebiliyor.

Bilgisayar, telefon ve kart şifrelerini çok sık unutanlar için de bir kurtarıcı 
olarak görülüyor. 

Apple’ın 10’uncu yılı için piyasaya sürmesi beklenen iPhone modellerinde de, yüz
tanımlama özelliğine sahip lazer sensörler bulunması bekleniyor.

Çin’de ileri teknoloji yüz tanıma programları çok daha yaygın: Yemek ısmarlamak 
ya da elbise satın almak için ekrana bakmanız yetebiliyor.

Örneğin Badoo gibi uygulamalar, yüz eşleştirme ile kendinize en çok benzeyen ünlüyü
bulmanızı, hatta kişilik analizi yaptırmanızı sağlıyor. 

**‘****Büyük Birader****‘**** bizi mi izliyor?**

Araştırmacılara göre, yüz tanıma teknolojisi sadece yenilik ve kolaylığı akla getirmiyor.

Yüz tanıma teknolojisi şirketi Kairos’un kurucusu Brian Brackeen, sistemin kötü 
amaçlı kullanımlara açık olduğuna dikkat çekiyor.

Temel sorular şunlar: Biz bir teknolojinin yüzümüzü tanımasını istiyor muyuz? Devletler
ve özel şirketler elindeki veri tabanlarını nasıl ve ne zaman kullanıyor? George
Orwell’in ünlü “1984” romanındaki gibi “Büyük Birader” bizi mi izliyor?

Öte yandan, teknolojinin yayılarak çocuk istismarı, cinsel taciz gibi suçların, 
casusluk ve gizli takiplerin önünü açmasından endişe ediliyor.

Akıllı telefonlardaki bazı uygulamalar şimdiden kapsamlı olarak bu programları kullanmaya
başladı. Bu da kişisel kullanımların yaratabileceği güvenlik risklerini ve gizlilik
ihlallerini gündeme getiriyor.

## FBI veritabanında 117 milyon fotoğraf

2016’da yapılan bir araştırmaya göre, Amerikan Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI)
elinde 117 milyon yetişkinin fotoğraflarından oluşan bir veri tabanı var. ABD’de
onlarca eyalet, şüphelileri bazı kimlik ve ehliyet fotoğraflarıyla karşılaştırmaları
için yüz tanıma teknolojisini kullanmalarına izin veriyor.

Brackeen, “Bu konuda bir yasal düzenleme olmamasından rahatsızız” diyor. 

Teknoloji devleri Facebook ve Google, etiketleme teknolojileri için milyonlarca 
fotoğrafı veri tabanında topladı.

Bu verilerin siber saldırılarda ele geçirilmesinin mümkün olup olmadığı ise bilinmiyor.(
BBC Türkçe)
