# Gerçekçilik ve Beklenti Arasındaki Çizgi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/zeliha-sarac-gercekcilik-ve-beklenti-arasindaki-cizgi/
- Yayımlanma: 2026-02-13T18:48:23+03:00
- Yazar: Zeliha SARAÇ

Ekonomi koridorlarında, borsa ekranlarında ve cebimizdeki cüzdanın tam ortasında
dönen o bitmek bilmeyen beklenti trafiğini konuşalım. Ekonomi bazen rakamların içinde
kaybolmak gibi görünse de aslında tamamen bir psikoloji yönetimidir.

Merkez Bankası’nın (TCMB) Şubat 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçları taze 
taze önümüze düştü. Şimdi gelin, bu 71 uzmanın ne dediğini, bu rakamların borsa 
ve ekonomi için ne anlama geldiğini sade bir dille masaya yatıralım.

**Beklentiler Neden Değişti?**

Anketin en can alıcı noktası, yıl sonu enflasyon (TÜFE) beklentisinin yüzde 23,23’
ten yüzde 24,11’e yükselmiş olması. İlk bakışta “Aman canım, yüzde 1 bile değil”
diyebilirsiniz ama ekonomi öyle işlemiyor. Beklentideki bu yukarı yönlü ivme, piyasanın
enflasyonun düşüş hızına dair bir miktar acaba? demeye başladığını gösteriyor.

Özellikle dolar tahminlerindeki yukarı yönlü güncelleme de bu tablonun bir parçası.
Doların artması demek, maliyetlerin artması demek; maliyetin artması da doğrudan
etikete yansıyor. Yani piyasa diyor ki: “Evet, düşüş var ama biraz daha terleyeceğiz.”

**Bu Sonuçlar Ekonomiye Nasıl Yansır?**

Peki, bu anket sadece kağıt üzerinde mi kalır? Tabii ki hayır. Bu beklenti değişimlerinin
sokaktaki vatandaştan dev sanayiciye kadar üç ana yansıması olacak:

_1. Tüketim Davranışları ve Öne Çekilen Talep_

Eğer insanlar (ve kurumlar) fiyatların yıl sonunda beklenenden daha yüksek olacağını
düşünürse, alışverişlerini bugünden yapmaya çalışırlar. Bu da talebi canlı tutar.
Talep canlı kalınca Merkez Bankası’nın soğutma operasyonu biraz daha zorlaşabilir.

_2. Ücret Artışları ve Sözleşmeler_

Kira sözleşmelerinden maaş zamlarına kadar her şey bu beklentiler üzerinden dönüyor.
Beklenti yükselince, pazarlık masalarındaki rakamlar da otomatik olarak yukarı çekiliyor.
Bu da enflasyon-ücret sarmalı dediğimiz o kısırdöngüyü besleme riski taşıyor.

_3. Yatırımcı İştahı ve Borsa_

Gelelim bizim borsa tarafına…

Borsa, belirsizliği sevmez ama enflasyonu bir yere kadar sever. Neden mi? Şirketlerin
ciroları enflasyonla büyür. Ancak, Merkez Bankası’nın enflasyonu düşürmek için faizleri
daha uzun süre yüksek tutma ihtimali masaya geldiğinde, borsada kâr realizasyonları
görebiliriz. Yatırımcı şimdi şu soruyu soruyor: Borsa mı, yoksa garantili yüksek
faiz mi?

![Gerçekçilik ve Beklenti Arasındaki Çizgi Borsatek](https://i3.wp.com/www.borsatek.
com/app/uploads/2026/02/zeliha-1024x558.jpg)

**Borsa ve Şirketler İçin Ne Demek?**

Bu anket sonuçları sonrası borsada strateji değiştirmek gerekebilir. Enflasyon beklentisi
yükseliyorsa, maliyetlerini fiyatlarına yansıtabilen, nakit akışı güçlü ve döviz
geliri olan şirketler her zaman bir adım öndedir.

Anketteki 24 ay sonrası beklentilerin de artmış olması, mücadelenin kısa mesafe 
koşusu değil, bir maraton olduğunu tescilliyor.

Tabi, ekonomi yönetimi bu beklentileri tekrar aşağı çekmek için iletişimini sertleştirebilir.
Piyasa şu an Merkez’den “Sıkı duruşa devam” mesajını duymak istiyor.

Özetle dostlar; enflasyon beklentisindeki bu %0,88’lik artış, piyasanın  temkinli
moduna geçtiğinin işareti. Dolar tahminlerinin yukarı güncellenmesi ise ithal girdi
maliyetleri üzerindeki baskının süreceğini fısıldıyor.

Ekonomi bir denge oyunudur. Beklentiler bozulursa, o dengeyi kurmak için daha sert
önlemler gerekebilir. Şu an için paniklik bir durum yok ama piyasa katılımcıları,
biz bu filmi görmüştük, dikkatli olalım, diyor.

Siz siz olun, rakamların sadece bugünü değil, yarını nasıl şekillendirdiğine odaklanın.
Unutmayın, en büyük yatırım her zaman bilgidir.
