# Panik yok, strateji var

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/zeliha-sarac-panik-yok-strateji-var/
- Yayımlanma: 2026-01-21T15:56:54+03:00
- Yazar: Zeliha SARAÇ

Borsatek’in kıymetli okurları,
!Beni zaten tanıyorsunuz; 25 yıldır o stüdyo senin,
bu canlı yayın benim, ekranlarda dilimizde tüy bitti ekonomiyi anlatacağız diye.
Ama bugün burada, o ceketleri çıkardık, kravatları (ben değil , malum!) gevşettik;
şöyle karşılıklı birer yorgunluk kahvesi içiyormuşuz gibi samimi konuşalım

Malumunuz, bizim memlekette ekonomi konuşmak, pazar market gezmekten daha popüler
bir hobi haline geldi. Eskiden komşular bir araya gelince “Hangi diziyi izledin?”
diye sorardı, şimdi “Zeliha Hanım, bu altın ne olur, gümüşün yüzü güler mi?” diye
önümü kesiyorlar. Vallahi haklısınız! Cüzdanın yangını sönmeyince, insan da doğal
olarak itfaiye hortumunu nereye tutacağını şaşırıyor.
Hadi gelin, şu bizim yatırım
araçlarını bir masaya yatıralım. Ama öyle teknik terimlerle, “volatilite”lerle, “
makroekonomik projeksiyon”larla başınızı ağrıtmayacağım

**Altın: Bizim Evin Nazlı Gelini**

Önce “Geleneksel Türk Yatırımcısı”nın (yani hepimizin) vazgeçilmeziyle başlayalım:
Altın. Altın bizim için sadece bir maden değil, bir yaşam biçimidir. Düğünde takılır,
kötü günde bozdurulur, yastık altında saklanır. Altın, Türk insanının güvenli limanıdır
ama son zamanlarda biraz “nazlı gelin” gibi davranmaya başladı. Bir bakıyorsunuz
fırlıyor, “Tamam uçuyoruz” diyorsunuz, hop geri çekiliyor. Ama şunu bilin ki, altın
her zaman o “garantici” yanımızı okşar. Hani annelerimiz der ya, “Evladım altın 
al, zarar etmezsin,” işte o sözün arkasında bin yıllık bir tecrübe var. Jeopolitik
riskler mi arttı? Altın parlar. Fed faiz mi indirdi? Altın coşar. Bizim için altın,
her devrin kralıdır.

**Gümüş: “Garibanın Altını” mı Dediniz?**
Gelelim benim son zamanlarda üzerine çok
düştüğüm, “Sessiz At” dediğim Gümüş meselesine.Eskiden gümüşe “garibanın altını”
derlerdi. Ayol, gümüş artık öyle gariban mariban değil! Bildiğin endüstrinin göz
bebeği oldu. Güneş panellerinden elektrikli araçlara kadar her yerde bu arkadaş 
var. Yani sadece takı dükkanında değil, teknolojinin göbeğinde. Altın 1 giderse,
gümüş bazen 3 gidiyor; ama düşerken de biraz can yakabiliyor, dikkat! Gümüş sabır
işidir. “Aldım, yarın zengin oldum” diyemezsin. Onu şöyle kenara koyup unutacaksın,
bir bakacaksın ki gümüş seni şaşırtmış.

**Bakır: Mutfağın Efendisi Borsanın Yeni Yıldızı**
Bir de Bakır var ki, sormayın
gitsin. Eskiden bakır deyince aklımıza sadece anneannemizin mutfağındaki tencereler,
sahanlar gelirdi. Şimdi ise “Doktor Bakır” diyorlar ona. Neden mi? Çünkü küresel
ekonomi iyileşince bakırın fiyatı artıyor, ekonomi hastalanınca düşüyor. Yani ekonominin
nabzını ölçüyor. Elektrikli devrim kapıda, her yer kablo, her yer devre… E, bakırsız
olur mu? Olmaz! Bakır, ağır abidir ama yolu uzundur. Yatırım sepetine biraz “sanayi
tadı” katmak isteyenlerin yeni favorisi bu ara.

**Sepet Yapmak Şart, Yumurtaları Kırmayalım!**

Şimdi size en büyük tavsiyem şu: Sakın ha sakın, bütün varlığınızı tek bir ata oynamayın.
Bizim insanımız sever “Ya herro ya merro” demeyi ama ekonomi “merro”yu affetmez.
Ne diyoruz her zaman? Sepet yapın. Biraz altın olsun (kötü gün dostu), biraz gümüş
olsun (potansiyel büyüme), biraz da vaktiniz ve iştahınız varsa bakır gibi emtiaları
takip edin.

Tabii bir de bizim borsa var ki, o ayrı bir hikâye. Orası bazen Lunapark gibi; bir
bakıyorsun hız treniyle zirvedesin, bir bakıyorsun çarpışan arabalarda başın dönmüş.
Ama doğru hisseyi seçen, sabreden, spekülasyonun değil analizin peşinden giden ekmeğini
yer.

**Son Söz: Panik Yok, Strateji Var**
,ekonomi biraz da psikoloji yönetimidir. Ekranlarda
o rakamlar kırmızıya dönünce hemen eyvah demeyin, yeşile dönünce de dünyaları ben
yarattım diye havalara girmeyin. Sakin kalan, araştırmasını yapan ve en önemlisi“
ihtiyacı olmayan parayla” yatırım yapan her zaman kazanır.

Unutmayın, para gelir geçer ama huzur ve doğru bilgi baki kalır.

Kendinize, cebinize ve en çok da sağlığınıza mukayyet olun!
