# Petrol fiyatları ne yapıyor, nereye gidiyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/zeliha-sarac-petrol-fiyatlari-nereye-gidiyor/
- Yayımlanma: 2026-07-23T14:03:38+03:00
- Yazar: Zeliha SARAÇ

Yıllardır ekranlarda ve köşe yazılarında ekonomi gündemini takip ediyorum. Piyasaların
iniş çıkışlarını, jeopolitik rüzgarların fiyatlara nasıl yansıdığını defalarca gördüm.
Ama 2022’den bu yana yaşadıklarımız bambaşka. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla 
başlayan gerilim bitmeden, 2026 Şubat’ında İran cephesi patladı. Arz kesintileri,
fiyat dalgalanmaları, stok erimesi… Hepsi üst üste bindi. Uluslararası Enerji Ajansı’nın
son raporlarını okurken içimden “bir an önce sakinlik gelsin” dedim. Çünkü bu tür
şoklar en çok bizim gibi ithalatçı ülkeleri vuruyor.

Rusya-Ukrayna tarafına dönelim. İşgalin ilk günlerinde Brent 120 doları geçmişti.
Yaptırımlar hemen devreye girdi. Avrupa Birliği ambargo koydu. Fiyat tavanı getirildi.
Rusya da petrolünü Hindistan ve Çin’e kaydırdı. İndirimli satışlar, özel tanker 
filoları derken akış bir şekilde sürdü. Avrupa ise LNG’ye sarıldı.

Ama 2025 ve özellikle 2026’da iş değişti. Ukrayna rafinerilere ve enerji tesislerine
yönelik saldırıları artırdı. IEA’nın belirttiği gibi Rus rafineri kapasitesinin 
büyük kısmı etkilendi. Üretim düştü. İç piyasada yakıt sıkıntısı çıktı. Bazı bölgelerde
kuyruklar oluştu, satış kısıtlamaları geldi. Rusya buna rağmen ham petrol ihracatını
yükseltti. Çünkü rafinerilerde işlenemeyen petrolü satmak zorundaydı. Küresel dizel
ve jet yakıtı tarafında baskı arttı. Fiyat farkları zirve yaptı. Bu cephe ham petrolü
doğrudan kesmedi ama ürün piyasalarını epey sıktı.

Şimdi İran cephesine bakalım. Şubat 2026’nın son günlerinde ABD ve İsrail’in İran’a
saldırıları başladı. İran da Hürmüz Boğazı’nı kısıtladı. O boğaz ki dünya petrolünün
beşte birini taşıyor. Günlük 20 milyon varillik akış neredeyse durdu. IEA bunu “
tarihin en büyük arz şoku” diye nitelendirdi. Zirvede günlük 14 milyon varillik 
kayıp yaşandı. Körfez’den üretim ve ihracat sert düştü. Kümülatif kayıp 1 milyar
varili aştı. Fiyatlar Nisan’da 120-150 dolar aralığına tırmandı. İran’ın kendi ihracatı
da durma noktasına geldi. Abluka yüzünden Mayıs’ta sevkiyatlar rekor düşük seviyedeydi.

Haziran’da ara ateşkes geldi. ABD ile İran anlaştı. Boğaz kademeli açıldı. 60 günlük
geçici muafiyet tanındı. Tankerler hareketlendi. Fiyatlar bir süre 68 dolara kadar
geriledi. Ama Temmuz’un ilk haftasında yeni çatışmalar çıktı. 7-8 Temmuz gerilimi
piyasaları tekrar dalgalandırdı. Fiyatlar 77 dolara yöneldi. Altyapı hasarları da
toparlanmayı yavaşlatıyor.

IEA’nın Temmuz 2026 raporuna göre tablo net. Küresel talep bu yıl 1,1 milyon varil
azalacak. Pandemi sonrası ilk yıllık düşüş bu. İkinci çeyrekteki daralma özellikle
sertti. Arz tarafı da 3,7 milyon varil gerileyecek. Haziran’da toparlanma oldu ama
hâlâ savaş öncesi seviyelerin çok altında kalıyoruz. Stoklar hızla eridi. OECD ülkeleri
rezervlerini ağır kullandı. Ürün piyasaları hâlâ gergin. Rafineriler tam kapasiteye
dönemedi.

Ajans 2027 için umutlu. Kalıcı barış olursa arz 7,5 milyon varil artabilir. Fazla
oluşabilir. Ama her şey Hürmüz’ün tam açılmasına ve gerilimin bitmesine bağlı. OPEC
de benzer kaygıları paylaşıyor. Talebi aşağı çektiler. Yabancı kurumlar genel olarak“
talep tahribatı fiyatları frenledi ama riskler yüksek” diyor.

Türkiye’yi düşününce içim burkuluyor. Biz enerjide dışarıya bağımlıyız. Her fiyat
artışı faturaya, cari açığa, enflasyona yansıyor. 2026’nın ilk yarısındaki şoklar
epey zorladı. Fiyatların kısmen gerilemesi iyi ama risk primi hâlâ duruyor. Yıllardır
söylüyorum. Çeşitlendirme şart. Yenilenebilir enerjiye hız verelim. Stok kapasitemizi
güçlendirelim. Alternatif rotalar bulalım. Tek bir boğaza bağlı kalmak artık lüks
değil.

Ben bu piyasaları otuz yıldır izliyorum. Böylesine üst üste gelen gerilimleri az
gördüm. İnsan ister istemez endişeleniyor. Ekonomi ne kadar dayanıklı olursa olsun,
bu tür şoklar en savunmasız kesimleri vuruyor. Umudum kalıcı bir sakinlik gelmesi.
Barış görüşmeleri ilerler, Hürmüz tam normale döner. O zaman 2027’de biraz nefes
alırız.

Takipte kalın. Yeni gelişmeleri birlikte değerlendirelim. Piyasalar sakinleşsin,
hepimiz rahat edelim.
