# Zeybekçi: Vergi daireleri de özelleştirilmeli

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/zeybekci-vergi-daireleri-de-ozellestirilmeli-23348h/
- Yayımlanma: 2017-05-21T17:07:05+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Ekonomi Bakanı Zeybekci, devletin sağladığı birçok hizmetin özel sektör eliyle verilmesinin
kaliteyi ve verimliliği artıracağını kaydederek, “Vergi tahakkuk ve tahsilatı bile
özelleştirilebilmeli. Bunun önünde hiçbir engel yok” dedi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, devletin sağladığı birçok hizmetin özel sektör eliyle
verilmesinin kaliteyi ve verimliliği artıracağını kaydederek, “En uç noktadan söylüyorum,
vergi tahakkuk ve tahsilatı bile özelleştirilebilmeli. Bunun önünde hiçbir engel
yok” dedi. DevletiZn çalışma hayatında haksız rekabet yarattığını ifade eden Zeybekci,“
Kalifiye elemanlar ekonomi bakanlığı’nda 3 bin liraya razı oluyor, benim şirketimde
5 bin liraya razı olmuyor” diye konuştu. İşverenlerin üzerindeki kıdem tazminatı
yükünü devletin satın alabilmesi için formül geliştirmek gerektiğini vurgulayan 
Zeybekci, “Hem kıdem tazminatı, hem de işsizlik fonu kesintisi olmaz. Kıdem tazminatı
fonu kurulduktan sonra işsizlik fonu kesintisi kaldırılmalı” dedi. Bakanlık sayısının
çok fazla olduğunu belirten Zeybekci, “Ekonomi yönetiminde finansla ilgili olan 
bakanlıklar bir elde, reel sektörle ilgili olanlar diğer elde toplanmalı” dedi.

Bakan Zeybekci, İstanbul’da bir grup gazeteciyle yaptığı sohbet toplantısında, güncel
ekonomik konularla ilgili soruları yanıtladı. İhracatın büyümeye yüzde 1.5 katkısı
olacağını söyleyen Zeybekci, “2017’yi pozitif görüyorum” dedi. Zeybekci, görüşlerini
şöyle anlattı:

YAPISAL REFORMLAR: Birçok hizmet özel sektör eliyle verilebilmeli. Vergi tahsilatı
bile özelleştirilebilmeli. Yapısal reformlar dediğimiz bunlar… Devlet eliyle bir
ekonomi artık yok. Devletin fabrikaları mı kaldı? Özel sektöre geçmemiz lazım. Devletin
hizmet satın alabilir hale gelmesi lazım. En uç yerden söylüyorum, devlet vergisini
de özel sektör eliyle tahakkuk ve tahsil edebilmeli. Bunun önünde engel yok. Daha
kaliteli olur mu, verimli hale gelir mi, gelir. Şu anda vergi tahsilatında sorun
var anlamında söylemiyorum, hizmetin temini anlamında söylüyorum. Mesala öğretmen
atamaları Milli eğitim Bakanlığı’nın problemi olmamalı. Öğretmen alımları valiliklerin
yetkisine verilmeli.

KALİFİYE ELEMAN: En üst dereceden mezun olanlar bile, ‘Ben Ekonomi Bakanlığı’na 
gireceğim’ diyor. Ekonomi Bakanlığı’nda 3 bin liraya razı oluyor. Benim şirketimde
5 bin liraya razı olmuyor. Haksız rekabet yaratanların en önemlilerden biri de devlet
olarak biziz. Devlet bu mezunlardan 10 tanesini verimli değerlendiriyor. Kalan 30-
40 tanesini bakanlık koridorlarında israf ediyor. Cesur adımlar atmalıyız. Dışardaki
iyi uygulamaları daha başarılı hale getirebiliriz.

KIDEMİ DEVLET SATIN ALSIN: Türkiye’de kıdem tazminatı alabilme oranı yüzde 20’nin
altında, bu yüzde 100’e çıksın. Bir gün bile çalışanın hakettiği tazminat onun bağımsız
hesabına otomatik olarak aktarılsın. İşsizlik kesintisi ile kıdem tazminatının birarada
olduğu bir ekonomik düzen yok. Benim şirketlerim dahil, ‘Bugün dükkanı kapattım 
herkesin tazminatını vereyim,’ böyle bir şirket yok Türkiye’de. Onun için bu sistemle
birlikte şirketlerin üstünde yüklenilmiş olan kıdemi de hükümet olarak satın alacak
bir formül geliştirmemiz lazım.

İŞSİZLİK KESİNTİSİ KALKSIN: İşveren işsizlik fonundaki payı var onu ödüyor, adama
bir de kıdem tazminatını da öde dersem sistem onu kaldırmaz. Geçiş döneminde nasıl
ki tasarrufu teşvikte yüzde 25’e varan destek veriyoruz, aynı sistemi buraya bir
kerelik uygulamak lazım. İşverenin üzerinde birikmiş olan tüm kıdem tazimnatını 
satın almak lazım. Bunu belli şartlara bağlamak lazım. Satın alınırken iki yıl alınmazsa
şu kadar, 5 yılda alınırsa şöyle, 10 yıl alınırsa böyle olur diye formüller geliştirmek
lazım. Bunu bir kere köklü olarak halletmek lazım. Bunu geliştirdikten sonra işsizlik
fonu kesintisini de makulleştirmek belli bir süreçte kaldırmak lazım. İki yükü birden
özel sektörün üzerine yıkarsanız kaldıramaz. O kadar çok örnek var ki… Denizli Basma,
kadim şirket, battı. 3 bin vatandaş bir kuruş alamadan sokakta kaldı.

İNGİLTERE İLE OTOMATİK STA: İngiltere ile serbest ticaret anlaşması (STA) görüşmeleri
net bir şekilde devam ediyor. Brexit olduğu gün bizim STA otomatik devreye girecek,
sistem çalışacak. İngiltere Türkiye ilgili ilişkilerde pozitif görüşlerini çok net
söylüyor. Turizmle ilgili çok daha net destek verir hale geldi.

**İHRACATÇI MAALESEF TEŞVİKLERİ BİLMİYOR**

Ekonomi Bakanlığı olarak sıkıntımz şu: Yatırım teşvik sisteminde o kadar iyileştirmeler
yaptık. Dünyanın en ideal yatırım teşvik sistemini dünya ile konuşuyoruz. İhracat
teşviklerimizde çok iyi noktalara geldik.

Serbest ticaret anlaşmaları, tercihli ticaret anlaşmalarında çok iyi şeyler yapıyoruz.
Ancak teşvikler ile, destekler ile ilgili olarak ihracatçımızın farkındalığını artıramıyoruz.
Daha doğrusu ihracatçının bunlardan haberi yok.

Farkında değil ya da tedirginliği var, başvurmuyor. Ya da o kadar kolay olduğuna
inanmıyor. ‘Destekler yetersiz’ diyenlere sorun, yüzde 80’i ne verdiğimizi bilmiyor.
Afrika’ya yaptığımız tüm ihracatın yüzde 100’ünü navlun olarak destekliyoruz, ‘hadi
canım’ diyor. 2017 sonu itibariyle ihracatın Eximbank kredisiyle sigortalanması 
konusunda Kore’nin önüne geçmek gibi hedefimiz var.

**AVRUPA İHALELERİ TÜRKLERE AÇILACAK**

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda olumsuz bir kararın çıkacağını zannetmiyoruz.
Teknik görüşmeler devam ediyor. Türkiye ve AB ayrı ayrı araştırma yaptırdı. Gümrük
Birliği’nin güncellenmesi AB’nin büyümesine katkı verecek, milli gelir ve ihracatı
artıracak. Aynı şey bizim için de geçerli. Güncellenme halinde dış ticaret hacmi
200 milyar dolara, 5 yılda 300 milyar dolara çıkacak. Türkiye AB’nin taraf olduğu
üçüncü ülke anlaşmalarına otomatik dahil olacak. bugüne kadar sadece sanayi sektörü
serbest dolaşım kapsamındaydı. Güncellemeden sonra kamu alımları ve hizmetler dahil
olacak. Tarımda karşılıklı hassasiyet var. Tarımda yüksek koruma duvarlarına sahibiz.
Güncellemeden sonra bu bitecek, fiyatlar tamanen liberal, AB ile aynı seviyeye gelecek.
Ama tarımı desteklemek de milli görevimiz, bu kez bütçe kaynaklarıyla destekleyeceğiz.
Türk şirketleri AB ülkelerinde AB şirketi gibi ihalelere girebilecek. Aynı şekilde
onlar da Türkiye’deki ihalelere girecek. Bu büyük bir sistem değişikliği.

**EKONOMİ TEK ELDE TOPLANMALI**

Ekonomi yönetimini konsolide etmemiz lazım. İspanya kabinesinde 13 bakanlık var.
Toparlamak lazım. Maliye, Hazine, finansla ilgili olanlar ve reel ekonomi diye iki
ayaklı hale getirmek lazım. İnşallah Cumhurbaşkanlığı sisteminde bunlar uygulamaya
girecektir. İlerde bir yardımcının altında iki ya da üç ayaklı şekilde düzenlenebilir.

Bizim orada, ‘iki analı sütten, iki karılı bitten ölür’ diye bir söz vardır. Dolayısıyla
herkese ait olan şey hiç kimseye ait değildir.

**8-9 SEKTÖRE SONSUZ DESTEK VAR**

Bence çok iyi bir performans var. Özel sektör açısından talepleri yüzde 100 karşılayan
bir şey zaten olamaz. Çok cesur bir gayret. Proje bazlı yatırım teşvik sisteminde
8-9 sektörde sonsuz destek imkanı var. Burada özel sektör üzerinde kamu yüklerinin
azaltılması, bürokrasi, vergi hafifletmeleri, harç hafifletmeleri OSB’lerin yeniden
düzenlenmesi, serbest bölgeler var, çok önemli bir çalışma. Şu anda komisyonda…
