# Zorunlu Trafik Sigortası’nda değişiklik

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/zorunlu-trafik-sigortasinda-degisiklik-76187h/
- Yayımlanma: 2021-12-04T13:00:03+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından (SEDDK),
Zorunlu Trafik Sigortasını düzenleyen genel şartlarda yapılan değişiklikle, araç
hasarlarının onarımında öncelikle orijinal parça kullanımı şartı getirildiği, ancak
hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine
imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça
ile değiştirilebileceği, değişimi gereken parça orijinal değilse, eşdeğer parça 
kullanımının mümkün olacağı, böylece araçların onarımında zarar görenlerle sigortacıların
arasındaki en önemli uyuşmazlık noktasının giderildiği bildirildi.

### Resmî Gazete’de yayımlandı

SEDDK’den yapılan açıklamada, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk
Sigortası (Zorunlu Trafik Sigortası) Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair
Genel Şartlar’ın bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği bildirildi.

Açıklamada, 9 Haziran 2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanunun 18 ve 19’uncu maddeleriyle
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ve 92’nci maddelerinde değişikliğe gidildiği,
zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında yer alan değer kaybı, sürekli
sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatlarına ilişkin kanuni çerçeve çizilerek
uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Sigortacılık ve Özel Emeklilik
Düzenleme ve Denetleme Kurumuna bırakıldığı hatırlatıldı.

### Yargı kararları genel şartlara yansıtıldı

Genel Şartların hazırlanmasında Danıştay ve Yargıtay kararlarının esas alındığı 
ifade edilen açıklamada, bu kapsamda araç hasarlarının onarımında öncelikle orijinal
parça kullanımı şartı getirildiği, ancak hak sahibinin onayının alınması veya hasar
gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar 
gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilebileceği, 
değişimi gereken parça orijinal değilse, eşdeğer parça kullanımının mümkün olacağı,
böylece araçların onarımında zarar görenlerle sigortacıların arasındaki en önemli
uyuşmazlık noktasının da giderildiği bildirildi.

Açıklamada, söz konusu değişiklik ile 2918 sayılı Kanunun 90’ıncı maddesi çerçevesinde,
maddi hasar sonrası değer kaybına uğrayan aracın nitelikleri ve araçta değer kaybı
oluşmasına sebebiyet veren hasarın tüm nitelik ve niceliklerinin dikkate alındığı,
böylelikle de çok daha teknik, adil ve araç piyasasındaki gerçeklerle uyumlu bir
değer kaybı tazminatı hesaplama metodolojisinin geliştirildiği belirtildi.

### Bedeni zararlar Yargıtay içtihatları ışığında aktüeryal ilkelere göre belirlenecek

Açıklamada, trafik kazaları sonucunda bedeni olarak zarar gören kişilere ve hak 
sahiplerine ödenecek tazminatın en önemli belirleyici unsurlarından biri olan iskonto
oranının, finansal matematik ve aktüerya bilimlerinde uzman akademisyenlerin teknik
görüşleri alınarak yüzde 1,80’den yüzde 1,65’e indirildiği aktarılan açıklamada,
şu ifadelere yer verildi:

### Hızlı ve adil bir şekilde tazmin

“Ayrıca, yerleşik yargı içtihatları ve aktüerya biliminin genel kabul görmüş prensipleri
göz önünde bulundurularak sakatlık tazminatı ve destekten yoksun kalma tazminatı
hesaplamalarına detaylı düzenlemeler getirilmiştir. Bu düzenlemeler ışığında, tazminat
hesaplamalarında yeknesaklık sağlanarak, trafik kazası sonucu zarara uğrayan vatandaşlarımızın
zararlarının trafik sigortaları kapsamında hızlı ve adil bir şekilde tazmin edilmesinin
yanında, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların da asgari seviyeye indirilmesi hedeflenmektedir.”

Sigortalıların ve zarar görenlerin korunmasının kurumun temel görevi olduğuna işaret
edilen açıklamada, “Bu kapsamda, Genel Şartlarda yapılan değişikliklerin amacı trafik
sigortası kapsamındaki tazminatların yerleşik yargı içtihatları ile bilimsel yöntemler
ve aktüeryal prensiplere göre hesaplanması ve hak sahiplerinin gerçek zararının 
en kısa sürede karşılanmasını sağlamaktır. Böylelikle, trafik sigortalarından doğacak
haklar ve yükümlülükler gerek sigortalılar ve hak sahipleri gerekse sigorta şirketleri
bakımından öngörülebilirliğe kavuşmuş olacaktır.” denildi.

 
