AB-Yunanistan görüşmeleri çöktü

Yunanistan ve Avrupalı kreditörleri arasında hafta sonunda yürütülen görüşmeler çöküşle sonuçlandı.


Yunanistan ve Avrupalı kreditörleri arasında hafta sonunda yürütülen görüşmeler çöküşle sonuçlandı. Yunanistan Başbakanı AB ülkelerinin liderleri ile daha yumuşak bir kurtarma anlaşmasına varabilmek yönünde bir kumar oynamayı tercih etti.

Yunan hükümetinin pazar günü sunduğu tasarı AB yetkilileri tarafından belirsiz ve tekrarlayan bir tasarı olarak değerlendirildi ve reddedildi. Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras, 25 Haziran'da Brükselde yapılacak  olan AB zirvesinde Almanya Başbakanı Angela Merkel ve euro bölgesinin diğer 17 üllkesinin yöneticileri ile daha iyi koşullarda anlaşabileceği yönünde bir kumarı seçti ki bunu kazanamazsa ülkenin temerrüde düşmesi ve belki de euro bölgesinden ayrılmasının yolu açılmış olacak.

Zirve tarihi yaklaşırken ve 30 Haziran'da Yunanistan'ın vadesi dolacak borçları bulunurken, Tsipras ayrıca bankalardan mevduatların bir panik halinde çekilmesi ve bunun sonucunda sermaye kontrollleri yani Yunanistana para giriş çıkışlarına yasal sınırlamalar getirilmesi riskini de göze  almış oldu.

Telaş içinde geçen ve Yunanistan'ın 245 milyar euro tutarındaki kurtarma paketini tamir etmeyi hedefleyen görüşmelerin ardından Avrupa Birliği  komisyonu kısa bir açıklama yayınladı. Bu açıklamada iki tarafı arasında
harcama kesintileri ve diğer zorunluluklardaki farkların sürdüğü belrtildi ve "Yunan yetkililerin planları ile kreditörlerin şart koştuğu unsurlar arasında halen büyük farklar var" denildi.

IMF'den Oliver Blanchard, konuya dair açıklamasında "Yunan vatandaşları demokratik bir süreç yoluyla, bazı reformları istemediklerini ortaya koydular. Bizim inanışımız ise bu reformlara ihtiyaç olduğu ve bu reformlar yerine getirilmezse, Yunanistan'ın sürdürülebilir büyümeye geçmesinin mümkün olmayacağı ve borç yükünün daha da artacağı yönünde"
ifadelerini kullandı.

Tsipras uzun süredir siyasi bir çözüm üzerinde bastırıyor ve kendisi ile diğer Avrupa liderlerinin bir kurtarma paketinin çerçevesi üzerinde anlaşarak, bu işi düşük seviyeli teknokratların ellerine bırakmamayı savunuyor.