Bankacılardan yükümüz ağır isyanı

TBB Başkanı Hüseyin Aydın sektöre getirilen yüklerin parasal büyüklüğünün 25 milyar TL'ye ulaştığını ve önlemlerde gevşeme istediklerini söyledi

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın, son beş yılda sektöre getirilen yüklerin 25 milyar TL'lik bir parasal değere ulaştığını ve bunun özkaynak güçlenmesini sınırladığını belirterek, makroekonomik dengeleri bozmadan bazı sıkılaştırıcı önlemlerde gevşeme talep ettiklerini söyledi.

TBB'nin 58'inci Genel Kurulu'nda konuşan Aydın, bu kapsamda sektör olarak kredilerde risk ağırlıklarının düşürülmesi, genel karşılık uygulamasının hafifletilmesi, TL ve yabancı para zorunlu karşılıklar için kaynak maliyetine yakın düzeyde faiz ödenmesi, tüketici kredilerinde taksit sayısının artırılması gibi taleplerinin olduğunu belirtti.

Aydın, "Son beş yılda gelen yüklerin parasal değeri yaklaşık 25 milyar TL ile sektörün bir yıllık net kârına eşittir. Kurumlar vergisi ile birlikte gelen yüklerin vergi öncesi kâra oranı yıllık bazda yüzde 40'ın üzerindedir... Bu durum özkaynakların güçlendirilmesini sınırlandırmıştır" dedi ve ekledi:

"Yakın dönemde yapılan düzenlemelere bağlı olarak aracılık maliyeti artmış, yabancı para krediler hızlanmış, sermaye getirisi düşmüş, kârın özkaynak büyümesine olan desteği sınırlanmış, bankaların piyasa değeri azalmıştır."

Hükümet son yıllarda tüketimi ve kredi büyümesini sınırlayarak cari açığı düşürmek için bankacılık sistemiyle ilgili bir dizi önlem aldı. Getirilen yükler arasında zorunlu karışıkların yükseltilmesi, şube harcı, TMSF primlerinin yükseltilmesi, kredi kartı düzenlemeleri, genel karşılık oranlarının yükseltilmesi ve risk ağırlıklarının değişmesi ile ücret komisyon gelirlerinin sınırlandırılması gibi unsurlar yer alıyor.

Söz konusu düzenlemeler sektörün net kârını baskılarken, özkaynak kârlılığı da geriledi. TBB verilerine göre 2013 sonunda yüzde 13.1 olan özkaynak kârlılığı, Mart sonu itibariyle yüzde 11.6 seviyesine geriledi.

Aydın mevcut düzenlemeler çerçevesinde sektörün 700 milyar TL daha kredi verebilecek durumda olduğunu ancak özkaynağı büyütme konusunda ciddi sıkıntıları olduğunu kaydetti.

ÖNLEMLER UZUN VADEDE BÜYÜMEYİ SINIRLANDIRIR

Makro dengelerin sağlam olması için getirilen geçici önlemlerin kısa dönemli etkilerinin her zaman telafi edilebileceğini kaydeden Aydın, "Ancak eğer önlemler bankaların özkaynaklarını aşındırıyor ise bu durum uzun dönemde krediler yoluyla ekonomik büyümeyi sınırlandırır ki bunun telafisi daha zor, maliyeti yüksektir. Özkaynak yeterliliğine etkisi açısından bakacak olursak, son beş yılda gelen yük 200 milyar TL daha az kredi demektir" diye konuştu.

Seçici olmak üzere, önlemlerin gevşetilmesinin yararlı olacağını kaydeden Aydın, KOBİ, proje ve yatırım kredileri, konut ipotekli krediler, kredi kartları ve ihtiyaç gibi kredilerde daha düşük risk ağırlığı istediklerini belirterek, şunları söyledi:

"Büyük ölçekli kamu ihalelerinin finansmanında kullanılmak üzere oluşturulan sendikasyon kredilerinin teminatı olarak Hazine tarafından üstlenilen borç üstlenim anlaşmaları risk azaltım kapsamında teminat olarak kullanılabilmeli. İlave genel karşılık uygulaması kaldırılmalı. TCMB nezdinde tutulan hem TL hem de yabancı para cinsinden zorunlu karşılıklar için kaynak maliyetine yakın düzeyde faiz ödenmeli."

Şube harçlarının yeni açılacak şubeler için bir defaya mahsus olmak üzere ödenmesini talep ettiklerini kaydeden Aydın ayrıca, tüketici kredilerinde taksit sayısının artırılması ve kredi kartlarında minimum ödeme oranının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğine de dikkat çekti.

TAKİPTEKİ KREDİLER YÖNETİLEBİLİR SEVİYEDE

İç talep büyümesinde yavaşlama, geçen yıl kredi faizlerindeki artış, bireysel kredilerde vadenin 36 ay ile sınırlandırılması ve kredi kartlarında taksit sayısının dokuz ay olarak belirlenmesinde dolayı tahsili gecikmiş alacaklarda son dönemde bir artış olduğunu belirten Aydın ancak bu oranın yine de yüzde 2.8 ile makul ve yönetilebilir olduğunu ifade etti.

Aydın varlık yönetim şirketlerine satılan alacaklar da dahil edildiğinde bu oranın yüzde 4 seviyesinde olduğunu söyledi.

Bankacılık sektörünün Mart sonunda kredileri 1.32 trilyon lira, aktif büyüklüğü 2.13 trilyon lira olarak gerçekleşirken, ilk çeyrekte net kârı da 6.7 milyar lira oldu.

PROJE FİNANSMAN KREDİLERİ BÜYÜKLÜĞÜ 228 MİLYAR TL

Aydın, altyapı yatırımları için kaynak talebinin artarak devam edeceğini tahmin ettiklerini belirterek, "Bankacılıkta özkaynak kaldıracının daha düşük, vadenin daha kısa olduğu dikkate alındığında finansmanın sadece banka kredilerine bağlı olmaması gerekir. Likidite riski de dikkate alındığında ikincil piyasasının oluşturulması giderek önem kazanmaktadır" dedi.

Bu konuda sermaye piyasasının devreye girmesi gerektiğini belirten Aydın, altyapı yatırımlarının menkul kıymetleştirilmesi bir finansal araç haline gelmesi gerektiğini söyledi.

Geçen yılsonu itibariyle proje finansmanı amacıyla kullandırılan krediler toplamının 131 milyar lirası nakit, 29 milyar lirası gayri nakdi ve 44 milyar lirası taahhüt edilen olmak üzere toplam 228 milyar lira olduğunu belirtti.