‘Dijital Türk Lirası’ hakkında bilinmesi gerekenler

Merkez Bankası’nın, “Dijital Türk Lirası Ar-Ge Projesi” başlatması cevabı merak edilen birçok soruyu da beraberinde getirdi. İşte ‘Dijital Türk Lirası’ hakkında bilinmesi gerekenler...

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB); ASELSAN, HAVELSAN ve TÜBİTAK-BİLGEM ile ikili mutabakat zabıtları imzalayarak “Dijital Türk Lirası İşbirliği Platformu” oluşturduğunu açıkladı. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“TCMB, mevcut ödemeler altyapısını tamamlayıcı nitelikte dijital Türk lirasının tedavülünün potansiyel katkılarını araştırmayı sürdürmektedir. Merkez Bankası Dijital Türk Lirası Araştırma Geliştirme (AR-GE) projesi kapsamında kavram ispat çalışmasının tamamlanması ile başlayan süreç, teknoloji paydaşlarının katılımı ile bir sonraki aşamaya taşınmaktadır. Merkez Bankası Dijital Türk Lirası Ar-Ge projesinin, teknolojik araştırma, geliştirme ve test süreçleri teknoloji paydaşlarının katılımı ile yakın işbirliği içerisinde gerçekleştirilecektir.”

Birinci faz pilot uygulama çalışmaları kapsamında TCMB, prototip “Dijital Türk Lirası Ağı” tesis edecek. Dar kapsamlı ve kapalı devre pilot uygulama testleri başlayacak süreçte elde edilen sonuçlar doğrultusunda daha yaygın ve geniş katılımlı pilot testler hayata geçirilecek.

Açıklamada, TCMB’nin, Dijital Türk Lirasının tedavülüne yönelik almış olduğu nihai bir karar olmadığı da vurgulandı. Ayrıca birinci faz sonuçlarının, 2022 yılında kamuoyu ile paylaşılacağı ifade edildi.

Bu konuda oluşan soru işaretlerini dijitalleşme ve ekonomi yazarı Ussal Şahbaz, Sputnik için yanıtladı.

Merkez Bankası neden böyle bir hamle yapma ihtiyacı duydu?

Dünyada bu işi ilk başlatan herhangi bir Merkez Bankası değil Facebook oldu. Global dijital para projesi Libra adından bir para birimi çıkaracaklarını duyurdular. Bu para birimi dolar, euro, İsviçre frankı, Japon yeni gibi paralarla destelenecekti. Ama bu proje tutmadı. Çünkü birçok devlet buna karşı çıktı ve izin vermediler. Şimdi daha küçük çapta hareket ediyorlar ama Merkez Bankası’nı harekete geçiren aslında tek taraflı bu hamle oldu ve kimse kendi alanını bir özel şirkete kaptırmak istemedi. Dünyada bu konuda en hızlı giden ülke Çin, bazı pilot uygulamalar yapıyorlar. Tabii kripto paralar da hızla yükseliyor. Mesela El Salvador kripto varlık olan Bitcoin’i para birimi olarak da kullanacağını açıkladı. Zaten El Salvador’un kendi parası yok dolar kullanıyorlar. Dolayısıyla dünyada böyle bir trend var. Türkiye Merkez Bankası da geri kalmak istemiyor. Bu sürecin bir parçası olmak istiyor. 

Oluşturulacak Dijital Türk Lirasının Bitcoin ile farkları neler olacak?

Bu dijital para, Bitcoin gibi değil. Bitcoin’i biraz daha altına benzetebiliriz. Yani Bitcoin bir değer saklama aracı. Ama burada Merkez Bankası’nın yapmak istediği şey nakit Türk lirasının veya banka hesaplarındaki Türk lirasının yerini alacak bir dijital para. Dolayısıyla tedavülde olacak, işlemlerde, alışverişte kullanılacak, nakit gibi alınabilecek-verilebilecek bir paradan söz ediyoruz.

Projede, neden ASELSAN ve HAVELSAN gibi asıl alanı savunma sanayi olan şirketler de yer alıyor?

Bu şirketlerin yazılımcı gücünden istifade etmek istiyorlar. Yani bu şirketlerin elinde çok fazla yazılımcı mühendis var. Dolayısıyla herhangi bir konuda iyi yazılım geliştirebilecek şirketler. Bu yüzden de böyle bir işbirliği platformu oluşturuldu.

Dijital Türk Lirasının geliştirilmesinde uzun vadeli bir süreçten mi bahsediyoruz?

Geliştirme sürecinin çok uzun vadeli olduğunu düşünmüyorum. Çin’de bunun geliştirmesi bir sene kadar zamanda yapıldı. Türkiye’de de yapılabilir, bunun için yeterli insan kaynağı var. Ama esas mesela bunu uygulayacak ve uygulandığı zaman bunu makro ekonomik etkilerini öngörebilecek bir irade oluşması. Bu o kadar kolay değil. Çünkü bankacılık sisteminin kökünden değişmesi anlamına geliyor. Artık kimsenin parasını mevduata yatırmaya ihtiyacı kalmayacak doğrudan Merkez Bankası’na yatırabilecek. Bunu özel hayatla ilgili yansımaları olacak. Mesela işlemler ne kadar kaydedilecek ne kadar kaydedilmeyecek bunlara karar verilmesi gerekiyor. Dolayısıyla sadece teknolojiden ibaret bir konu değil. Bunun uygulanması ile ilgili yapılacak ekonomik ve politik tercihler en az teknik tarafı kadar önemli olacak ve bunlar zaman alabilir.

Dijital Türk Lirasının kullanımında karşımıza çıkabilecek sorunlar ve riskler nelerdir?

Aslında bizim şu anda bildiğimiz bankacılık sistemi, 1920’ler 30’lardan itibaren bildiğimiz anlamda paranın gelişmesiyle oluşmuş bir sistem. Bankalar para/mevduat topluyorlar, bu paranın bir bölümünü Merkez Bankası’na yatırıyorlar kalanı da kredi olarak veriyorlar. Dolayısıyla böyle bir finansal sistem işliyor. Yeni iş kuracak olanlar, borca ihtiyacı olanlar, ev, araba alacak olanlar bankalardan başkalarının yatırdığı mevduatın bir bölümünü kredi olarak alıyorlar. Eğer parayı bankaya değil de doğrudan Merkez Bankası’na yatırırsanız, bu sefer bankaların kredi verecek mevduatı olmayacak. Peki, krediyi kim verecek? Bu soruya bir cevap bulmamız gerekiyor. Ya krediyi Merkez Bankası verecek ama onların böyle bir tecrübesi yok ya da bankalar başka kanallarla borçlanıp yine kredi vermeye başlayacaklar. Aslında Avrupa’da dijital bankaların yaptığı şey bu. Mevduat toplamıyorlar ama farklı yerlerden, sermaye piyasalarından tahvil ihraç ederek veya yabancı bankalardan borçlanıp müşterilerine kredi veriyorlar. Böyle yeni sistemler gelişecek. Bu yeni sistemlerin her birinin de bir riski var. Yani kredi kararını devlet verecekse buna nasıl yapacak? Burada bir politik mesele olacak mı? Eğer mevduat toplamayan bankalar kredi vereceklerse kaynakları nereden bulacaklar? Bunların üzerine düşünmek gerekiyor.