"Euro Bölgesi bu yıl yüzde 2 büyüyecek"

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Avro Bölgesi'nde ekonomik büyümenin bu yıl ortalama yüzde 2 düzeyinde gerçekleşeceğini, 2019'da bu oranın yüzde 1,7'ye gerileyeceğini tahmin ettiklerini bildirdi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Avro Bölgesi'nde ekonomik büyümenin bu yıl ortalama yüzde 2 düzeyinde gerçekleşeceğini, 2019'da bu oranın yüzde 1,7'ye gerileyeceğini tahmin ettiklerini bildirdi.

Moody's'in resmi internet sitesinde yer alan raporda, Avro Bölgesi'nde ekonomik toparlanmanın, düzensiz yapısal reform programına karşın 2018 görünümünü desteklediği belirtildi.

Avro Bölgesi ekonomik büyümesinin bu yıl ortalama yüzde 2 olacağı, bu rakamın 2019'da yüzde 1,7'ye gerileyeceği tahminine yer verilen raporda, şunlar kaydedildi:

"İç talep Almanya, Fransa, İspanya ve İtalya'da büyümenin yukarı yönlü potansiyelini destekliyor. Bütüne baktığımızda Avro Bölgesi ülkelerinde, büyüme kriz öncesi döneme kıyasla nispeten hafif kalmasına rağmen yükselen istihdam, güçlü hanehalkı harcamaları ve artan yatırımların verimli bir döngüsü tecrübe ediliyor. Bu yıl bölge ülkelerinde büyüme, tüm talep bileşenleri ile geniş tabanlı bir şekilde gerçekleşecek. Öte yandan bölgenin büyüme potansiyeli, nispeten cansız olarak yüzde 1,5 civarında kalmayı sürdürüyor. Yüksek seviyedeki uzun dönemli işsizlik gibi büyümenin yapısal kısıtları, hala ele alınmadı."

Raporda, yüksek kamu borcunun Avro Bölgesi ülkelerinin kredi notunu kısıtlayan kilit faktör olmayı sürdürdüğüne işaret edilerek, halihazırda güçlü mali pozisyonu bulunan ülkelerin bazılarının borç miktarında büyük ölçüde azalma görüleceği kaydedildi.

Almanya ve Hollanda'da borç yükünün milli gelire oranının,  2019 sonunda Maastricht kriteri olan yüzde 60'ın altına gerileyeceği öngörülen raporda, bu dönemde borç yükünün finansal krizin en şiddetli yaşandığı Portekiz, Kıbrıs ve Yunanistan'da da dikkate değer bir şekilde düşeceği, Fransa, İspanya ve İtalya'da ise azalmasının beklenmediği bildirildi.

Raporda, Avro Bölgesi'nde son yıllarda yönetilebilir seviyeye yükselen iç politik riskin oldukça düşük olduğu, ancak politik şok potansiyelinin sürdüğü ifade edildi.