ISO Türkiye İmalat PMI Temmuz'da yükseldi

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) temmuzda 56,9 olarak gerçekleşti ve Şubat 2011’den beri en  yüksek seviyede kaydedildi.

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi  performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) temmuzda 56,9 olarak gerçekleşti ve Şubat 2011’den beri en  yüksek seviyede kaydedildi. PMI, mart, nisan ve mayıs aylarındaki  gerilemelerin ardından güçlenen bir toparlanmaya işaret etti.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI temmuz verilerine göre  de imalat sanayi sektörlerinde canlanma devam ederken birçok alt  sektörün faaliyet koşullarında önceki aya göre güçlü iyileşme yaşandı. Bununla birlikte, bazı sektörlerin koronavirüs salgını nedeniyle  zorlanmayı sürdürmesi nedeniyle eğilimlerde belirgin ayrışma gözlendi.
Takip edilen 10 sektörden sekizi temmuzda üretim artışı kaydetti.

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi  performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Temmuz 2020 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer  olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye  işaret ettiği anket sonuçlarına göre, haziranda 53,9 değerini alan  manşet PMI temmuzda 56,9 olarak gerçekleşti ve Şubat 2011’den beri en  yüksek seviyede kaydedildi. PMI, mart, nisan ve mayıs aylarındaki  gerilemelerin ardından güçlenen bir toparlanmaya işaret etti.

Koşulların normalleşmeye devam etmesi ve müşterilerin  faaliyetlerine yeniden başlaması, Türk imalatçılarının yeni  siparişlerinde üst üste iki ay artış gerçekleşmesini sağladı. Ayrıca  genişlemenin ivme kazandığı da gözlendi ve anketin başladığı Haziran 2005’ten beri en hızlı büyüme oranlarından biri kaydedildi. Bu dönemde  yeni ihracat siparişleri de toplam yeni siparişlere göre daha ılımlı  olmakla birlikte artış gösterdi. Bir önceki ay olduğu gibi temmuzda da  üretim büyüme kaydetti. Artış, Şubat 2011’den beri en yüksek oranda  gerçekleşti ve firmaların yaklaşık yüzde 31’i üretiminin arttığını  bildirdi.

Birikmiş işlerin Ağustos 2017’den beri ilk kez artması, yeni  siparişlerdeki güçlenmenin kapasite üzerinde baskı oluşturmaya  başladığına işaret etti. Firmalar siparişlerini karşılamak için  stoklarını kullandı ve bu durum, nihai ürün stoklarında son dört ayın  en belirgin düşüşüne yol açtı. Üretim gereksinimlerindeki artış sonucu  istihdam ve satın alma faaliyetleri de hızlandı. Her iki göstergede de  önceki aya kıyasla daha yüksek oranlı genişleme kaydedildi. Covid-19  salgını, taşımacılıkta süregelen kısıtlamalar nedeniyle temmuz ayında  da tedarik zincirlerini olumsuz etkilemeye devam etti. Bunun yanı sıra  girdi talebindeki yükseliş de teslimat sürelerindeki artışın belirgin  şekilde sürmesinde etkili oldu. Girdi fiyatları güçlü şekilde artmaya  devam etti  ancak bu artış önceki aya göre daha düşük oranda  gerçekleşti. Buna karşılık talepteki iyileşme, girdi maliyetlerindeki  artışın müşterilere yansıtılmasına imkan sağladı. Böylece nihai ürün  fiyatları enflasyonu marttan beri en yüksek düzeyde gerçekleşti.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verileri hakkında  değerlendirmede bulunan IHS Markit Ekonomi Direktörü Andrew Harker,  şunları söyledi:

“Yılın ikinci yarısının başlangıcına ilişkin PMI verileri, Covid-19 kaynaklı daralmanın ardından toparlanmanın güçlendiği yönünde  iyimserlik sağladı. Faaliyet koşullarının kademeli olarak normale  dönmesiyle üretim ve yeni siparişlerde güçlü artışlar gözlendi ve  hatta sektörde kapasite baskılarının oluştuğu yönünde sinyaller ortaya  çıktı. Yaşanan büyüme, geçtiğimiz daralma dönemindeki üretim kaybının  bir kısmının geri alınmasına yardım edecektir. Ancak tam anlamıyla  iyileşmenin sağlanabilmesi için bu büyümenin daha uzun bir süre devam  ettirilmesi gerekecektir.”

Sektörlerde canlanma devam etti

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI temmuz ayı verilerine  göre de Türk imalat sektöründeki canlanma devam ederken birçok alt  sektörün faaliyet koşullarında önceki aya göre güçlü iyileşme yaşandı. Bununla birlikte, bazı sektörlerin koronavirüs salgını nedeniyle  zorlanmayı sürdürmesi nedeniyle eğilimlerde belirgin ayrışma gözlendi.
Takip edilen 10 sektörden sekizi temmuzda üretim artışı kaydetti.

Böylece üretimde artış kaydeden sektör sayısı Covid-19 sonrası  toparlanma başladığından beri en yüksek düzeye ulaştı.

En güçlü genişleme kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri sektöründe  gerçekleşirken, metalik olmayan mineral ürünler, ana metaller, makine  ve metal ürünler, ağaç ve kağıt ürünleri gibi sektörlerde de üretim  belirgin bir şekilde artış gösterdi. Bununla birlikte bazı sektörler  zorlanmaya devam etti. Üretimde güçlü büyüme kaydedilen sektörlerde  genellikle yeni siparişlerin tekrar artışa geçmesi etkili oldu. On  sektörün yedisinde yeni siparişler, çoğunda güçlü olmak üzere artış  kaydetti. Öte yandan Covid-19 salgını yurt dışından gelen yeni  siparişleri etkilemeye devam etti ve sektörlerin sadece yarısının yeni  ihracat siparişleri arttı. Takip edilen 10 sektörün dokuzunda istihdam  artışı kaydedildi. Bu eğilimin tek istisnası ağaç ve kağıt ürünleri  sektörü oldu. En güçlü istihdam artışı elektrikli ve elektronik  ekipman ürünleri sektöründe gerçekleşti. On sektörün altısında girdi  fiyatlarındaki artış, hazirana kıyasla daha düşük oranda kaydedildi.

Temmuz ayı anketi sonuçlarını değerlendiren IHS Markit Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: “Temmuz ayı PMI verileri, Türk imalat sektörünün birçok alanda gözle görülür bir toparlanma  içerisinde olduğuna işaret etti. Koşulların kademeli bir şekilde  normale dönmesi ve firmaların operasyonlarını hızlandırması, bazı  sektörlerin üretim ve yeni siparişlerinde güçlü büyüme oranları  kaydedilmesini sağladı. Üretim gereksinimlerindeki artış, çalışanlar  için iyi bir gelişme oldu ve takip edilen on sektörden dokuzu temmuzda  istihdam artırdı. Genel anlamda pozitif olan tabloya rağmen,  sektörlerin tamamı büyüme bölgesine geçemedi. Bazı sektörler geride  kalırken diğerlerinin ilerleme kaydettiğini gösteren bu eğilimler,  “iki hızlı” toparlanma riskini artırması açısından kaygı uyandırıyor.
Yine de bütüne bakıldığında olumlu bir tablo söz konusu. Birçok  sektördeki gelişme temposu, Covid-19 krizinin ekonomiyi ilk etkilediği  zamanlarda korkulandan daha hızlı bir toparlanmaya işaret ediyor.”