Körfez’de çatışmalar şiddetlenirken petrolde risk artıyor

Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle birlikte ortaya çıkan arz darboğazı endişeleri nedeniyle sıkılaşan petrol piyasasına ikinci darbe Körfez'den geldi.

Rusya’nın Ukrayna işgalinin ve batının Rusya’ya uyguladığı ekonomik yaptırımların ardından sıkışan petrol piyasası, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden Suudi Arabistan’ın Yemenli Husilerle girdiği çatışma nedeniyle ikinci bir riskle boğuşmak zorunda kalıyor.

Sözcü'nün haberine göre geçtiğimiz hafta Yemenli Husilerin Suudi Arabistan’ın petrol devi Saudi Aramco tesisini vurması sonrası petrol fiyatları artmıştı. Son olarak cuma günü de benzer bir saldırı haberi geldi. Husiler bu kez Cidde’de yer alan Aramco tesislerini hedef aldı. Tesisin yakıt deposunda yangına neden olan saldırı sonrası Suudiler Yemen’e hava saldırıları başlattı.

Suudi Arabistan ayrıca petrol arzının risk altında olduğu konusunda uyarılarda bulunarak ABD’yi Husilerden gelen saldırılara karşı yardıma çağırdı.

Yemenli Husilerin bu petrol tesislerine düzenlediği saldırılar dünyanın en büyük enerji ihracatçılarından olan Suudi Arabistan’ın yapacağı üretim konusunda endişelerin armasına sebep oldu. Arz endişeleri ise petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı yaratmaya başladı.

Saldırı sonrası Brent petrol vadeli işlemleri haftanın son gününde yüzde 1,36 artışla 119 dolardan işlem görürken Batı Teksas ham petrolü ise yüzde 1,39 artışla 112 dolar seviyesinden haftayı kapattı.

‘KÜRESEL EKONOMİYİ ETKİLEMEYE ÇALIŞIYORLAR’
Konu ile ilgili bilgi veren Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Turki el-Maliki, devlete ait petrol üreticisi Saudi Aramco’nun Kuzey Cidde Fabrikasındaki yakıt tanklarının alev aldığını söyledi. El-Maliki ayrıca, “Bu agresif tırmanış petrol tesislerini hedef alıyor ve enerji güvenliğini ve küresel ekonomiyi etkilemeye çalışıyor” dedi.

Cidde’deki son saldırıda hedeflenen depolama sahası, Suudi Arabistan’ın iç piyasasına üretim yapıyor. Ancak saldırılar küresel petrol ticareti yapanları yine de endişelendiriyor. Halihazırda petrol piyasasının oldukça gergin olması nedeniyle bölgede çatışmaların şiddetlenmesi, saldırıların diğer üretim tesislerine de yayılabileceğini gösteriyor.

Petrol fiyatları Rusya'nın Ukrayna'yı işgal ettiği tarih olan 24 Şubat'tan itibaren tırmanışa geçmişti.

Bu tarihten sonra kademeli olarak yükselen petrol fiyatları ABD ve İngiltere'nin Rus petrolüne yaptırım açıklamasının ardından Brent petrolü varil başına 140 dolar seviyesine yaklaşmış, sonrasında 100 dolar seviyesine kadar düşse de yine kademeli olarak artarak 120 dolar seviyelerine tırmanmıştı.

Bunun yanında Körfez’den gelen çatışma haberleri de petrol fiyatının artmasına katkıda bulundu.

Petrol piyasası bu gelişmeleri izlerken fiyatlardaki artışlar akaryakıt fiyatlarına da yansıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış da enflasyonla boğuşan küresel piyasaları zor durumda bırakıyor. Akaryakıtın yükselmesi sonucu halihazırda zor durumda olan lojistik sektöründe maliyetlerin artması fiyatları da yukarı yönlü baskılıyor.

Petrol piyasasındaki yükselişin yurt içinde de pompa fiyatlarına yansıması bekleniyor. Petrol fiyatları, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının doğrudan belirlenmesinde önemli bir etken. Tamamlanmış petrol ürünleri ham petrolden rafine edildiği için, ham petrolün fiyatının artması durumunda tüm tamamlanmış ürünlerin fiyatları da artıyor.